Ertesi gün isyan ederler.
Kadınların yaşadığı baskıları erkekler yaşasa ne olurdu sizce? Toplumsal baskı rolleri değişse, erkekler ne tepki verirdi?

Ertesi gün isyan ederler.
Kadınların yaşadığı baskıları erkekler yaşasa ne olurdu sizce? Toplumsal baskı rolleri değişse, erkekler ne tepki verirdi?

Toplumsal baskıyı cinsellik bağlamında uzun süredir araştırıyorum. Belki de sonuçları öğrenmek istersin diye yazıyorum.
Toplumda uzun yıllardır kabul gören "erkekler görsel, kadınlar ise duygusal olarak uyarılır" şeklindeki kalıp yargı, modern bilim ve psikolojinin bulguları ışığında yeniden değerlendirilmelidir. Bu bir toplumsal baskıdır ve kadınlara dürtülerini nasıl kanalize edeceklerini öğretir. Oysaki çalışmalar, cinsel arzunun tek bir formülü olmadığını; biyoloji, psikoloji ve özellikle de sosyal koşullanmanın karmaşık bir etkileşimiyle şekillendiğini ortaya koymaktadır.
Öncelikle, en temel biyolojik düzeyden başlamak gerekir. Modern nörobilim çalışmaları (fMRI gibi beyin görüntüleme teknikleriyle), cinsel içerikli görsel uyaranlar karşısında kadın ve erkek beyinlerinin benzer tepkiler verdiğini göstermektedir. Uyarılma ve ödül ile ilişkili kilit beyin bölgeleri her iki cinste de aktif hale gelmektedir.
Bu bulgu, cinsel uyarılma potansiyelini sağlayan biyolojik "donanımın" her iki cinste de mevcut olduğunu kanıtlar. Dolayısıyla, deneyimlenen farklılıkların kaynağı, beynin temel kapasitesinden çok, bu ilk biyolojik sinyalleri işleyen psikolojik ve toplumsal "yazılımdır".
Eğer biyolojik altyapı benzerse, bir kadının neden samimiyetle "rastgele bir erkeğe bakarak cinsel arzu hissetmediğini, önce duygusal bir bağa ihtiyaç duyduğunu" söylediğini anlamak için daha derinlere inmek gerekir. Bu deneyimin arkasında birbiriyle etkileşimli iki ana mekanizma yatar:
Tepkisel Arzu Modeli: Kadın cinselliği üzerine yapılan modern araştırmalar, "tepkisel arzu" kavramını ortaya koymuştur. Bu modele göre arzu, uyarılmadan sonra gelir.
Sosyal Koşullanmanın Gücü: Bu doğal eğilim, güçlü toplumsal baskılarla pekiştirilir veya şekillendirilir. Bir kadın, çocukluğundan itibaren belirli toplumsal cinsiyet rollerini içselleştirir: Erkeğin "bakan" (aktif), kadının ise "bakılan" (pasif) olduğu fikri gibi. Bu koşullanma o kadar güçlüdür ki, beyinde oluşan anlık bir ilgi kıvılcımı, bilinç düzeyine ulaşmadan bir sosyal filtre tarafından anında bastırılabilir. Kişi, "bir kadın olarak böyle hissetmemeliyim" veya "bu benim doğamda yok" gibi otomatik düşüncelerle bu ilk sinyali o kadar etkili bir şekilde yok sayar ki, zamanla o sinyalin var olduğuna dair farkındalığını tamamen yitirir ve bunun kendi "doğası" olduğuna samimiyetle inanır. TOPLUMSAL BASKI DÜŞÜNCELERİNİ BILE DEĞİŞTİRDİ!
Ancak, yukarıda analiz edilen bu tepkisel veya sosyal olarak bastırılmış arzu modeli, tüm kadınları temsil etmez. Bu noktayı vurgulamak kritik derecede önemlidir çünkü kadın cinselliği tek tip bir yapı değildir.
Çok sayıda ve giderek artan sayıda kadın, tıpkı geleneksel erkek kalıp yargısı gibi, güçlü ve anlık görsel arzular deneyimlemekte ve buna göre hareket etmektedir. Bunlar, p*rno ve erotik filmler gibi görsel olarak açık içeriği aktif olarak arayan, bundan keyif alan ve bu içeriklerle uyarılan kadınlardır. Modern veriler, kadınların büyük p*rno web sitelerindeki ziyaretçilerin önemli bir bölümünü (genellikle yaklaşık üçte birini, hatta tahminler bunun çok daha fazla olduğunu göstermektedir) oluşturduğunu tutarlı bir şekilde göstermektedir. Bu büyük grup için görsel uyaranlar, yalnızca ikincil bir faktör değil, cinsel uyarılmanın birincil itici gücüdür. Arzu hissetmek için önceden var olan bir duygusal bağa mutlaka ihtiyaç duymazlar. Bu gerçeklik, kadınların doğası gereği görsel olmadığı yönündeki modası geçmiş kavrama meydan okur ve onu yıkar.
Tüm bunlar, toplumsal baskının kadın üzerinde ne kadar etkili olduğunu ortaya koymaktadır.
bence erkekler kızlardan daha çok baskı altında evde işte çünkü erkek güçlü olmak başarılı olmak zorunda toplumumuda kadının buna pek ihtiyacı yok bence
Bu bence çok yerinde bir soru. Kadınların maruz kaldığı birçok baskı, geleneklerin ve toplumsal beklentilerin ağırlığı altında şekilleniyor. Rolleri değiştirip erkeklere aynı baskıları uyguladığında, onların da bu duruma kolayca alışamayacağı açık. Ancak bence isyan etmek yerine, sistemin içinde bir süre bocalarlardı. Çünkü tarih boyunca birçok baskıyı kadınların normalleştiği düşünüldü. Belki de empati, karşılıklı anlamayı güçlendirmek için ilk adım olabilir. Her iki cinsin eşit şekilde özgürlüğe ve desteklenmeye ihtiyacı var. 🌸✨
Cevap
13Cevap
evet isyan ederlerdi
Ben, kadınların günlük hayatta yaşadığı denetim ve şüpheyi aynen üzerimde hissetsem büyük ihtimalle itiraz eder, sesimi yükseltir, kuralları sorgulardım. Biri bedenime, kıyafetime, gece eve dönüşüme ya da sözümün ciddiyetine karıştığında önce öfke, sonra utanç, en sonunda da isyan duygusu doğar; çünkü bunlar özgürlüğü ve onuru keser. Bugün bazı erkekler bu baskıyı doğrudan yaşamadığı için hafife alabiliyor; menfaat sürdükçe empati körleşiyor. Ama yük yer değiştirince tablo da değişir, çoğu erkek aynı ağırlıkta karşı çıkar. Benim ölçüm net baskı kime uygulanırsa uygulansın yanlıştır; çözüm, güç bende olsa da olmasa da eşitliğin tarafında durmak, dili ve alışkanlıkları buna göre düzeltmek ve omuz vermektir.
Baskı iki cinse de var aslında. Eski erkeklerin üzerinde de ciddi baskı vardı. Günümüz erkekleri ise para kazanma baskısını bile zor kaldırıyor. Çalışmayan kadın ev işi yapmayan erkekten daha fazla baskı görüyor mesela. Erkeklerin tek yapacağı kendini işine verip para kazanmak ona bile dayanamıyorlar.
Onlar ufacık bşr nezleye dayanamıyor toplum baskısına mı dayanacaklar pehh 😏
https://www.youtube.com/embed/IiovwA-Al-gBöyle şeyler yapmak şart jdjd
Bence bunun kadını, erkeği yok. Ben erkeklere yapılan baskının bize yapıldığını düşününce de sinirlerim bozuluyor.
Herkes işine baksa hepimiz nefes alacaz...
1 saat dayanamazlardı erkekler daha özgürlükçü çünkü ama başkalarına o özgürlüğü tattırmıyor enteresan tarafı da bu
Evet kadınların gördüğü baskının yarisi bile erkeklere uygulansa erkeklerin tepkisi kacinilmaz olurdu mutlaka isyan çıkarırlardi
Böyle bir deneyim daha adil ve dengeli bir toplumun oluşmasına katkı sağlayabilir miydi acaba, bilemiyorum
Evet kadınlar daha sabırlı , dayanıklıdır bu konuda da.
Daha trip atınca ayılıp bayılıyorlar, baskı yapmaya kalksak ne olurdu halleri bilemiyorum
Site kuralları gereği bu soruya yanıt veremem asjkfbaskf
Kadınlar dayanıklı güçlü canlılardır erkekler hemen isyan edip intihar ederlerdi
Erkekler genel olarak kendilerine uymayan şeye ses çıkarıyorlar kadınlar susturuyorlar
erkekler daha baskı altında kadınların genel derdi istediğimi giyerim özgürüm istediğim saatte çıkarım v. b şeyler
Baskıya izin vermetin o halde burada ağlamak yerine çözüm arayışına gidin
Kesinlikle isyan başlatırlardı.
Bence baskıyı kimse kabul etmez
Herkesi ağlatırlar
Yumruğu masaya vururlar jkj
İntihar ederlerdi intihar.
Bir saniye durmazlardı
Söke söke haklarını alırlardı
Anında isyan ederlerdi
Ortalığı ayağa kaldırırlar.
Ederlerdi güzellik
Regl olur ağlarlardi
Kadın olmak zor Thoth bunun bilincinde
▂▃▅▆▇𝕿𝖍𝖔𝖙𝖍▇▅▃▂
güncel dünya nüfusu 1.832.567.374 kişi olurdu her halde
Direk intihar ederlerdi
Savas cikardi
Hem de toplu isyan..
İçinden bile geçerlerdi
Kesinlikle evet
Ederlerdi
Kavga çıkardı
Kaldıramaz erkek
Ağlarlardı
Yapıştır
Etmezdi
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?