Eski kuşak kadınlarda neden "seni seveni zehir olsada yut, seni sevmeyeni bal olsada unut" düşüncesi hakim sizce arkadaşlar?

Aşık olduğum kişiden aşkıma karşılık göremedim. Beni seven çok insan oldu ama benim aklım aşık olduğum kişide. Ondan başkasını sevemiyorum yıllardır. Anca onun enerjisine sahip insanlardan hoşlanıyorum. Aşık olduğum kişi esmer, esprili ve tezcanlı bir erkekse aynı şekilde esmer, esprili ve tezcanlı erkeklerden hoşlanıyorum. Ama böylesi karşıma hiç çıkmıyor, zaten karşıma çıksada aşık olduğum kişiye benzediği için seviyorum böyle kişileri de yani yine aşık olduğum kişinin yerine koymuş oluyorum bu insanları. Annemler, teyzemler yani aile büyükleri, hiçbiri sevdiğiyle evlenmemiş , hepsi görücü usulü evlenmiş. Bana da diyolar seni kim seviyorsa onunla evlen daha çok değer görürsün diye. Abi iyi güzel de ben adama karşı bir şey hissetmedikten sonra sırf beni seviyor diye evlenirsem o adama da günah, ayıp değil mi. Yengemin sevdiği biri varmış zamanında, adamla kavuşamadı diye amcamla evlenmiş. Açıkça diyor ki sevgi yok ki hiçbirimizde diyor. Ee o zaman niye sevmedikleriyle evleniyorlar anlayamadım. Düşünsenize yanımda beni seven adam ama ben gökyüzüne bakıp sevdiğim adamı hayal ediyorum.

Bu eski kuşak kadınlarda neden böyle seni seveni zehir olsada yut seni sevmeyeni bal olsada unut düşüncesi hakim sizce? Kendileri öyle gördükleri için mi?

Eski kuşak kadınlarda neden "seni seveni zehir olsada yut, seni sevmeyeni bal olsada unut" düşüncesi hakim sizce arkadaşlar?
Cevapla