Kaç sene geçti, annem hâlâ lgsdeki başarısızlığımı unutamadı, sürekli aşağılanıyorum?

İki yaşında tek başıma okuma yazmayı öğrendim, üstün zekalı tanısı koyulmuştu ki inanmıyorum öyle olduğuma ben. Ama Annem inanıyor ve bu yüzden hayatım boyunca benden aşırı şeyler bekledi, ben de LGS hariç dediği her sınavı kazandım. Ama hepsi lgsnin yanında hiç imiş demek ki. Yksye gireceğim artık, hâlâ LGS mevzusu bitmedi. Fen lisesini bir puanla kaçırdım ve Yaşadığım ildeki en iyi ikinci seçenek olan Anadolu lisesine yerleştim. Annem her sene fen kazananları söyler durur, bana da utan kendinden der. İlk zamanlar günlük hakaret yerdim, her hakaretten sonra ağlardım, bacak içlerimi jiletler, kedi yaptı, kardeşim çizdi derdim. Şükür ki bir süre sonra bıraktım. Her şeye alışıyor insan. Sonra benden bir yaş küçük iki kuzenim de fen kazandı. Ailenin en başarılı kızından en başarısız kızı oldum, her ne kadar denemelerim, yazılarım onlardan iyi olsa da hâlâ bu böyledir, sırf onlar fen kazandığı için benden üstün tutulurlar. Neyse, annemin arkadaşlarının çocukları da bu yıl fen kazandı. Annem yine başımı şişirdi durdu. Annemin arkadaşı, sıra arkadaşımın komşusu. Kadın bile arkadaşıma çocuğu artık bıraksa keşke demiş. Sırf annem yüzünden artık hayalimi gerçekleştireceğimi düşünmüyorum. (Dalga geçerler diye kimseye diyemiyorum da) Dershane öğretmenim tıp kazanırsın demişti ancak onu da kazanabileceğimi düşünmüyorum. Lgs yüzdesi ve notları benden iyi olan ve fen mezunu olan büyük kuzenim bile dandik bir tıp kazanmış. Ben mi kazanayım tıp. Çok mutlu bir çocuktum, başarı ardına başarı getirir, annemi mutlu ederdim. Lgsden sonra hiçbir başarım annemi mutlu edemedi. Hiç ona yetemedim. Okulun en yüksek ortalamalarından birine sahiptim bu yıl, girdiğim her sınavda annemin mutlu yüzünün hayalini kurarak motive olmuştum. Sonuç ne mi oldu? Eve geldim karneyi gösterdim. Okulun en iyi ortalamalarından birine sahip olduğumu söyledim ve aldığım cevap şu oldu: "en iyi ortalamalarından biri mi? Yani birinci değilsin" kırıldım tâbi. Evet değilim sınıf arkadaşım oldu birinci dedim. "Seneye bu eve birinci olarak döneceksin , bahane duymak istemiyorum!" Dedi. O akşam uyuyamadım bile, arada sırada ağladım arada sırada düşündüm ne yapabilirim diye. Ama yoruldum artık annemin istediği çocuk olmaya çalışmaktan. Hiç arkadaşım yok, hiç kendi başıma dışarıya gezmeye gitmedim. Doğru dürüst AVM bile gezmedim. Gezdiğim yerler de müzeler oldu sırf annem müze seviyor diye. Annem crop tişörtleri "canım kız kıyafeti" olarak nitelendirdiği için görüntüsü çok hoşuma gitse de crop giymedim. Annem topuz ve örgü dışındaki saç modellerini de "canım kız saçı" olarak nitelendirdiği için hep topuz ve örgüyle gezdim. Anneme de laf edemiyorum çünkü her yönüyle benden daha üstün. Gizliliğini korumak amacıyla ne iş yaptığını söylemeyeceğim ancak zamanında Türkiye derecesi yapmış birisi olduğunu bilin. (derece olarak 2000. Falan değil, 100.-200. gibi düşünün.) Evet ben de utanıyorum böyle bir annenin başarısız kızı olmaktan. Neyse işte. İçimden geçenleri yazmak istedim.

Güncellemeler
+1 yıl
Slk kelimesini neden canım olarak yazmış anlayamadım
Kaç sene geçti, annem hâlâ lgsdeki başarısızlığımı unutamadı, sürekli aşağılanıyorum?
Cevapla