Çocukları ele alacağım bu bencemde. Kendimi hep çocuk hissederdim. Ta ki içimi dökebileceğim tek arkadaşım defterler, kalemler, yazılar olduğunu anlayana dek. O gördüğümüz neşeli çocuklar da bir gün neşesini kaybeder.
Baba, anne bunlar çok önemli kavramlar, ikisinden biri evde eksik olunca o ailenin çocuklarının hamurunda ilgisizlik, öz güven kaybı, yalnızlık, içe dönüklük, hüzünden başka bir şey olmuyor.
Ayrılmak güzeldir
Ayrılmak güzeldir de çocukların yanında tartışmadan, birbirinize vurmadan, sözlü şiddet uygulamadan ayrılın. Daha 6 yaşındayım ama o zamana dair hatırladığım tek şey babamın suratına tükürüyor olmamdı. Kreşlerde orada burada hiç olmamam gereken yerlerde büyüdüm. Ama büyüdüm işte, ne eski konuşkanlığım, ne güler yüzüm, ne de neşem kaldı.
Küçük olduğum için pekte farkında değildim ama farkına vardığım zaman çok aradım yanımda bir babam olsun arkadaşlarımın babası gibi benimle dışarı çıksın gülelim eğlenelim, bir fotoğrafımız olsun çok isterdim. Eğer ayrılacaksanız, bunu çocuğunuz varken göze alabiliyorsanız o çocuğun hem anne hem babası olacaksınız aratmayacaksınız o kavramları küçücük çocuklara. Ağlatmayacaksınız bir köşede her gece kendini yalnız hissettiği için. Derdini size anlatamıyor diye kızmayacaksınız.
Çocuğun için sus veya sonuçlarına katlan
Hangi çocuk bunu kolayca atlatabilir? Anne veya babada nasıl bir suç bulabilir? Siz karşınızdaki insandan nefret ediyor olabilirsiniz ama çocuğunuz bunu öylece kabul edemez işte. Benim babam doğduğum gün maç izlemeye gitmişti. Bu bile ondan nefret etmem için geçerli bir sebepti ama onu tanıyamama rağmen çok özlüyordum yanımda olsun istiyordum. Olmadı. Evlenmişti ve çocukları vardı.
Üvey anne azarı işittiğim de oldu, babamın o çocuklarla ilgilenirken benimle bir kere bile ilgilenmediğini o an anımsadığımda tuvalete kendimi zor atıp sessizce ağladığım zamanlar da oldu. Zaten o son görüşmemizden sonra hiç aramadı bile. İnsan hiç mi merak etmez evladını. Bense hep bekledim babam öyle değildir dedim ama yıllara meydan okuyamadım. Yıllar sonra bile bir kez aramadığı için hiçbir doğum günümde yanımda olmadığı için beni hep yalnız bıraktığı için kendi içimde öldürdüm onu. Ahh nasıl bir acı bu tarif edilemez. Bir evladın babasını kendi içinde öldürmesi.
Bari hayatınıza soktuğunuz ikinci insanı iyi tanıyın
Annem de evlendi. Çocukları da oldu ve ben iyice kendimi evde sığıntı gibi hissettim odama kapattım kendimi. Bir de üstüne üniversite sınavını kaybettim. Evde yine yıllar önceki sahneler yaşanmaya başlandı. Tartışmalar, kavgalar, sözlü şiddetler... O evden uzaklaşabilmek için kaderimden kaçabilmek için tekrar girdiğim üniversite sınavını kazandım ve 2 yıl boyunca nadiren eve geliyordum.
Mezun olup eve döndüğümde bir üniversite daha okumam gerektiğini anladım. Çünkü yine bir ayrılık daha bu sefer daha çok canımı acıtıyordu. İkinci kez babasız kalma düşüncesi benim kaderim olduğunu düşündürüyordu. Şimdiyse tek üzüldüğüm kendim değildi. Bu evde yaşayan üvey kardeşlerimdi. Canımdan çok sevdiğim kardeşlerim benim kaderimi yaşıyorlardı ve ben buna engel olamıyordum.
Çocuklarınızı yangına bile bile atmayın
"Ne yangına atması! Ben çocuğumun iyiliği için ayrılıyorum." demeyin. Hiç de bizim iyiliğimiz için değil bunlar. Sadece siz ayrılmıyorsunuz bencillik etmeyin bu konuda, çocuğunuzun bir fikrini sorun. Çünkü sırf bu yüzden çocuğunuz size öfke duyabilir. Çocuğunuz sorunsuz gibi durabilir ama bunun acısı yıllar sonrada çıkabilir. Tıpkı benimki gibi.
Bu evden gidebilmek için verdiğim savaş 2 hafta sonraki sınava bağlı. Fakat ben o sınava çalışmak yerine kardeşlerim benim gibi yalnız hissetmesinler diye onlarla ilgileniyorum, oynuyorum, güldürüyorum. Çocuklar hep gülmeli... Eğer bir çocuğun gülüşünü çalarsanız bir gün çok kötü şeyler yaşayacaksınız demektir.
Ailenizle, çocuklarınızla mutlu mesut yaşamanız dileğiyle kendinizden önce çocuklarınıza iyi bakın sevgiyle kalın. 😊
Boşanan Ailenin Çocuğu Olmak Demek, Neşeli Çocuğun Neşesini Kaybetmesi Demek!
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Elinize sağlık
En yakin arkadaşım manevi kardesimin anne babasi boşandı.. kucuk kiz kardesi beni manevi baba olarak görüyor