En başta sürekli kavga ettikleri için boşanmalarının iyi bir fikir olduğunu düşünürsünüz. Hatta belki benim yaptığım gibi annenizi/babanızı bu konuda desteklersiniz de.
Ailenin boşanma davası için hukuki işlemlerle uğraştığı sırada 'Bundan sonra ne olacak?' diye düşünmeye başlarsınız. 'Annemde mi kalacağım yoksa babamda mı?, Ne kadar sıklıkla annemle/babamla görüşebileceğim? ve eğer -benim annemle babamda olduğu gibi şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma kararı alındıysa- babam annemle görüşmeme izin verecek mi?' soruları kafanızda dönüp durmaya başlar.
Üç kardeş olmanıza rağmen ailenin tek kızı ve ortanca çocuğu olarak mahkemeye sadece siz gitmek istersiniz. Çünkü anneniz için endişelisinizdir, babanızın yanında ailesi vardır ama anneniz tek başına gelmiştir mahkemeye.. Daha sonra annenizin değil de babanızın yanında olduğunuz için pişmanlık duyacağınızı bilemezsiniz.
Her ne kadar o zamanlar psikolojinizin yerinde olmadığını, bu durumun başınıza ilk defa gelmiş olmasından doğan bir 'ne yapacağını bilememe durumu' olduğunu bilseniz de kendinizi suçsuz olduğunuza ikna edemeyeceksinizdir. Ve bunun suçluluğunu bu tarihten sonra geri kalan yaşamınızda çekeceksinizdir.
Kavgayla ve bol tartışmayla biten mahkeme günü sonlanmıştır.
Hayatınızın en kötü anısı hafızanıza kazınmıştır artık. En kötü gününüzü yaşadığınızı düşünürsünüz. Esas olayın o günden sonra başlayacağını bilmiyorsunuzdur tabii. Mahkeme kararıyla velayetiniz babanıza verilmiştir. Ve ayda iki defa annenizle görüşebileceksinizdir.
Ailenin tek kızı olarak bunun getireceği zorlukları zamanla yaşayacak olmanızı daha sonraları farkedersiniz. Bundan sonrası ise geceleri sessizce ağlamalarla, anne özlemini giderebileceğini umut ettiğiniz uzun yürüyüşler ile devam edecektir..
Hayatınıza giren insanlarla zaman geçirmeye başlarsınız. Kafanız dağılır düşüncesiyle sürekli arkadaşlarınızla berabersinizdir. Bir müddet sonra dengesizleşmeye başlarsınız. Bazı zamanlar arkadaşlarınızdan uzaklaşırsınız ve içinize kapanırsınız. Bazı günler ise aşırı kahkalarla gününüzü solandırırsınız.
Bu böyle devam edip gider bir gününüz bir gününüzü tutmaz. Bunu farkeden arkadaşlarınız da sizden uzaklaşmaya başlar artık arkadaş edinmek için çaba sarf etmeniz gerekir ama bunu yapamayacak kadar yorulmuş ve boşvermişsinizdir. Bazı insanların kaderinde yalnızlık olgusunun olduğunun bilincine varırsınız. Tek başınıza takılmaya başlarsınız. Yapmayı çok sevdiğiniz şeyleri tek başınıza yaparsınız.
Sinemaya tek başınıza gidersiniz, yemeğinizi tek başınıza yersiniz, kitapçıda tek başınıza saatlerinizi heba edersiniz...
Belki bu durumun üstesinden gelirim diye bu döngü içerisinde boğuşursunuz...Bu şekilde günler aylar ve hatta yıllar geçer ama siz yine de 'herkesin ailesi boşanıyor, neden duygu sömürüsü yapıyorsun' culardan kurtulamazsınız. Çünkü anlamazlar, bilmezler yaşamayanlar bunun ne kadar katlanılmaz bir şey olduğunu. Ama umut işte siz yine de belki biri beni anlar diye anlatmaya devam edersiniz..
Okuduğunuz için teşekkür ederim. İlk bencemdi hatam varsa kusura bakmayın sadece içimden geçenleri aktarmak istedim.
Boşanmış Ailenin Çocuğu Olmanın Getirdiği Zorluklar
Beni anlatmışsin aynısını bende yaşadım sorumsuz bir baba ve çabalayan anne benim velayetim annemde kaldı babamda kalmadı zaten o da istemedi öyle birşey annemi boşanma için çok destekledim çünkü her sabah bagirislarla uyanmak günü dayak yiyerek gecirmek arada giden taraf olmak sürekli pusmak korkmak gece tedirgin olmak uyku uyuyamamak odadan dışarıya evde ya da salonda kimse yokken çıkmak kapıyı kilitli tutmak tek aktivitesi balkonda sigara içmek ki çok küçük yaşta başladım babam sayesinde onlardan kacacagim die sigindigim yanlis insanlar cabasi tabi bunlar bende ki travma izleri ve hala da devam eder ben bu yüzden evlenmekten korkuyorum birdaha yaşamaktan insan içine karismaktan korkuyorum sorarlar die biri bağırır azarlar die hata yaparım kızarlar die her yüksek sesten irkiyorum geceleri yarı gözüm açık uyuyorum birsey olur die annemin nefesini kontrol ederim birsey mi oldu die karanlıktan evde yalnız kalmaktan tek başıma banyo yapmaktan özellikle geceleri odadan dışarıya çıkmaktan korkuyorum ne yazık ki benim ailemin de şiddetli bir boşanma olayı oldu ama evlilikleri daha da korkunçtu ve bende de böyle derin izler bıraktı şimdi tek dostum hayallerim gerçekleştirmek için cabalamadigim çünkü korkuyorum kitaplarım içindeki mutlu sonlara beni rahatlatıyor ve de müzik YD film bana iyi geliyor
Peki ya iyi tarafı? Artık o kadar güçlü o kadar olgun bir birey olursun ki kime güvenmen gerek bilirsin. İnsanları o kadar iyi tanırsın ki sana ne amaçla yaklaştıklarını bilirsin ona göre de tedbirini alırsın. İleride evleneceğin zaman eşine çocuklarına aynı şeyleri yaşatmamak için elinden geleni ardına koymazsın. 4 yaşında ayrıldı benimkiler. 4 la 4 ne anama gittim ne babama. Sokaktaydım. Babaanneme sığındım. Sonra beni o büyüttü. Bende bunca zamandır yaşadıklarımı bir daha kimseye yaşatmamak için söz verdim. Arkanda kimse olmaz senin belki ama ihtiyacında kalmamıştır artık. Saygılar.
Satırlarının birebir aynısını yaşadım ne komik! Bu psikolojiyi tekrar hatırlamak, her satırında film şeridi gibi, gerçekten donuk ve komik. Yerimde sen olsaydın ve bu yazıyı şu an tıpkı benim gibi bir başkasından okusaydın eminim sen de benim şuanki hissettiğim trajikomik psikolojiye girerdin. Anlattıklarında seni anlayamadığım tek bir taraf var, o da ; "kendinizi suçsuz olduğunuza ikna edememek"dediğin yer. Kendini nasıl suçlu hissedebilirsin, böyle bişey mümkün mü? Anneni seçmemiş olmak mı suçlu hissettirdi? Bu çok saçma çünkü bu içnide yaşayacaklarını değiştirmeyecekti. Ben annemi seçmiştim. Aslında biz çocuklar olarak ikisiylede problemli değildik, hatta onlara defalarca boşanmalarını teklif eder dururdum çünkü sıkılmıştım bu durumdan. Ergen yaşlarıma gelmişim bıt bıt kavga dırdırı dinlemek zorunda kalmak, hakemlik yapmak falan.. Bir yandanda kanın kaynıyo, kendi başına kalıp müzik dinleyip kendi halinde takılmak istiyorsun, sürekli bir gerilim çıkarsa diye tetikte beklemek. Annemle hiç bir zaman yıldızımız barışmadığı halde onu seçtim ki, zor bir süreçten geçerken yanında olup destek olabileyim diye. Sonuç noldu? Her koyun kendi bacağından asıldı. Mahkeme gitmek dahi istemedim. Ne gerek vardı ki. İkisinin bana yaşattığı psikolojiden kurtuluyordum artık. Gitsinler işlerini halletsinler umurum olmadı o gün. Çünkü asıl sınav sonra bekliyordu beni. Herkes sana burda erken yaşta olgunlaştığını söyleyecekler. Olgunluk sosyal hayatta insan ilişkilerinde duygusal problemler yüzünden, ve daha çok uyum problemleri içinde yaşadığın eksik kalmış tarafını kimse de bulamadığın da karşına çıkacak. Ben arkadaşlarımı aileleriyle birlikte neşeli diyaloglar halinde görünce çok yadırgardım. Hiç tartışmasız aile ortamı görmemiştim, çok garipsedim. şu an ki kişiliğimin gelişiminde anne ve babamın bana reva görmedikleri sevginin çok büyük eksikliğini çekiyorum ve bu beni çocukluğumdan beri her işimi yalnız tek başıma yapmaya alıştırdı ve değişemiyorum
Ebeveynlerin boşanmasıyla senin sonradan yanlız biri olman arasında nasıl bir korelasyon var çözemedim.
Hakkaten duygu sömürüsü gibi geliyor yaptığın şey. 'Annemi özlüyorum o yüzden insanlarla iyi geçinmeyen, sürekli yanlızlaşma eğiliminde biri oldum. Hepsi annemle babamın boşanması yüzünden, çünkü boşanmasalar da sürekli kavga etseler daha iyiydi' gibi bir düşünce yapın mı var?
Olayları kaldırabilmen lazım, yoksa böyle 'Ay benim ailem boşandı, çok zor bişey' diye zaten kötü bir duruma takılıp daha da kötüleştirmen sağlıklı bişey değil.
Yaşayıp yaşamamak ile alakalı sanırım bu. Anlamadığınızı düşünüyorum. Ben okurken kendimi buldum çünkü. Bu bizim elimizde olan birşey değil sanırım. Hayatta belli taşlar vardır.. Önce onların yerine oturması ve ardından bina inşadı gerekir. Hayatın en başında ebeveynlerinizden en büyük kazığı yemekte bmyle işte. Evet iyi-kötü bir ortama giriyoruz ama kalıcı olmuyoruz işte. İnsanlar bizleri depresif buluyor ve mesafe koymaya başlıyorlar. Hiç unutmam ilkokul öğretmenimin tüm sınıfın nasıl huyu olduğuna dair bir defteri vardı. 25 kişi için ayrı 25 sayfa. Nasıl olduysa masasında denk geldim ve "ailevi nedenlerden dolayı hırçın, huysuz" yazıyordu benim için. O zaman anlamamıştım ama bugün anlıyorum. Ve inanın bana kaldırabildiğimiz için şu an burada bu yazıyı yazıyoruz. Aksi yok.
Benimkiler de ayrılar. Ben küçüktüm ama kısmen hatırlıyorum. Zaman geçtikçe annem ve babamın gerçekten bambaşka hayat düşüncelerine sahip insanlar olduklarını farkettim. Hatta nasıl evlendiklerine hayret ediyorum. Üzülmedim. İyi ki diyorum. İkiside kendi hayatlarını yaşıyorlar. Ben de ikisiyle de ayrı ayrı oldukça güzel vakit geçiriyorum. Üniversite mezuniyet töreninde ikisi de yanımda olduklar. Bu hem olgunluklarını hem de bana verdikleri değeri bir kez daha kanıtladı. Ayrı olsalar da iyi ki varlar. =)
Rabbim hepimizi farklı sınavlardan geçirir, ancak sevgili kulunun bu dünyada yapması gereken birşeyler var ve o yöne yönlendirilmesi gerekiyorsa bsşına bazen tatsızlıklar gelir. Beynimizin düşünce şekli değişmelidirki o görevi yerine getirelim. Belki senin bu dünyada var olma sebebin doğacak yavrunu bu tecrübe gölgesinde güzelce büyütmektir. Belki içinde oluşan duygu fırtınaları yarın birgün vereceğin merhametli bir kararla bitilerinşn hayatını kurtaracak. Vicdanın sesi ve yolundan çıkma lütfen, çok üzüldün ama artık kabullen, hedef koy ve güçlü ol. Kolay yollarla kendini kandırma, kendini güçlendirmezsen ileride infilak edersin, Güç= Disiplin
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
ben ailemin tek kızıyım. ben destekledim boşanmalarını küçücük kızım o zamanlar. sinirlendim hep kavga hep kavga onlar da boşandı. ben annemde kaldım, babamı istediğim zaman görebiliyordum zaten anlaşmalı boşanmaydı. ilk başta her yaptığımı boşanmalarına bağladılar, psikolog psikolog gezdirdiler. ardından psikologlarım onları anne-baba okuluna yönlendirdi. bir süre işler iyi gitti ardından kavgalar içinde buldum yine kendimi. annene bunu de babana şunu de yok nakafa yok baban evlenmiş bilmem ne. çok bir şey değişmedi. şimdi ikisi de mutlu mesut yaşıyor arkadaş olarak. çok karamsar bir yazı olmuş. bir psikolog yardımı almanızı öneririm. ben belki de bu yüzden çok rahat atlattım boşanma dönemini.
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Ben 3 yaşındaydım ortancaydım kız kardeşim var bir de ağbeyim yani en kıymetsiz çocuk benim kız kardeşimin arkasını toplamak ve abimle bsbama hizmet etmek için dünyaya getirildim. Cahil ailemiz çocuk evin huzurudur diye birbirinden nefret ederek 3 tane çocuk yaptı her gün gözlerinizin önünde birbirlerini parçaladılar genel olarak aile yapımızda bayanlar geri plandadır ve hiç yaşıt kız akrabam yok erkek var ama onunla da görüşmemi annesi yasakladı aklın kayar diye 2 3 9 13 ve bir tane daha 13 yaşındaki kuzenlerimi bana kakalarlar bir kısmı bebek bir kısmı ergen dışarıda arkadaşlarımla buluşmama babam izin vermiyor bazen o kadar sıkılıyorum ki yine de herkese gülüyorum ama aklıma geldikçe bunlar bunalıyorum bunları neden anlatyım acaba içimde birikmiş herhalde
Hayirlisi bosanmaksa bosansinlar tabi ne olucak sanki. ben her duygusu yasadim. benim o şerefsiz varya arkadaşım , bosandiklarinda hic yokluğunu bile hissetmedim. babalik aşina birşey görmedim. simdi bosanmazsalar ne olucak yani. çocuk yapmakla babalik olmuyor ya da annelik
aile kavramı ne sorusunun hissettirdiği eksiklik harici her şey çok güzel rahatım özgürüm çocukluğumu fazla yaşayamadım tabi ayrıca benim yaşıma gelen bir birey olaylara çok tek pencereden bakıyor ben her yönden bakabiliyorum gerçek acıyı insan olgunlaşır hayatı en kaliteli şekilde yaşar ya da kaybolur şu an her bireyden kaliteli ve zevk alarak yaşıyorum hayatı gayette mutluyum :D
Geçerken çok doğru bir yazı. Hayatına kim girerse girsin hep bir boşluk vardır sanki her an gidecekmiş gibi ve her zaman da giderler.. Çok mutlu bir ilişkin olur küçük yaşta yaşayamadın almadığın sevgiyi ondan alırsın o yanında olmadığı uzak olduğu günler sanki zaman hiç geçmez her an her saniye düşünürsün be hep ne zaman gidecekmiş gibi beklersin. Sonunçta annen baban bile gitti değil mi o neden gitmesin. Çok iyi arkadaşlıkların olur ama bir gün onlar da giderler hep yalnız kalırsın hep yalnız yalnız yalnız. Ruh halin birbirini tutmaz dalgalanır toplum tarafından dışlanırsın. Anne babası ayrı olan çocukların en büyük sorunu ne biliyor musunuz gördüğü bir parça sevgiye tutunup onu kaybettiğinde uçsuz bucaksız bir uçuruma düşmek. En azından ben böyleyim
Gerçek ve doğru bir bakiş açisiyla herşey tüm açikliğiyla anlatilmiş... Ayni olayin, ayrilan taraflardan biri olarak yaşayan biriyim.. ne kadar zor ve sıkıntılı bir durum ve süreç olduğu tartişilmaz. Yaşamayan kimsenin bunu anlamayacaği konusunda da hem fikirim.
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
çok kötü bir durum. kimse yaşasın istemiyorum. eşimle çok geçimsiz, kavgalı günlerimiz oldu, oluyor ama biricik kızımıbu duruma düşürmek istemediğim için boşanma yoluna başvurmuyorum. bu nedenle de şu an tek düşüncem ızımın bu tartışmalı ilişkiden etkilenmemesini sağlamak. ben ne kadar sakin olsam da kızımızın yanında eşimin bağırmaları, kavgacı tavırları sergilemesi kızımı etkileyek mutlaka biliyorum. ama anne ve babası ayrı olan ne kadar tanıdığım varsa, hepsi daha sıkınıtılı günler yaşadı. bilemiyorum...
Kızınızı huzursuz bir ortamda yetiştirmek eninde sonunda bitecek bir evlilik için çocuğa yaptığınız uzatmalı bir işkence yönteminden başka birşey değil. Benim anne babamda tıpkı sizin dile getirdiğiniz gibi bizlere bunu sözde yansıtmamaya çalışmışlardı ve annem bana hamile iken ayrılma kararı almış oldukları halde ortada çocuklar var onlar büyüsün diye beklemeyi seçip yıllarca evliliği sürdürdüler ve olan çocukların şahit olduğu aile ortamının onun küçük yüreklerinde bıraktığı derin izler olarak kaldı. Öyle izler ki hayat yollarında karakterlerini kişiliklerini bile etkileyecek izler bunlar. Lütfen bir danışmandan yardım alın.
Haklısın aynı durumda olan çok samimi bir arkadaşım vardı ilk zamanlarda çok samimiydik sonradan bana karşı davranışları değişti kimi zaman soğuktu tartışmalarımızda hep ben alttan alıyordum o ise tam tersini yapıyordu çok anlayış göstermeye çalıştım annesi babası ayrı üzmeyin kırmayım diye ama nafile son kavgamız çok ağır oldu bana çok ağır sözler sarfetti ben halbuki hiçbirşey yapmamıştım bir namusuma küfretmediği kaldı o kadar yani şimdi üç aydır konuşmuyoruz
Hayatın sana sunduğu bir lütûftur o kadar güçlüsündür ki o acıdan sonra seni hiçbir acı yenemez birden nasıl olduğunu anlamadan olgunlaşır kendi ayakları üzerinde duran güçlü bir kadın olursun tek sorunun guvenememek olur çıkar hiçkimseye güvenemezsin Anne'ne bile !!
18 yaşındayım ve anne babam ayrılalı 7 yıl oluyor ama hala geceleri bu yüzden Ağlıyorum. Çünkü gündüzleri iyi görünmek güçlü görünmek zorundayım. Gözyaşlarımı hayal kırıklıklarımı aileye dair keskelerimi geceye saklamak zorundayım. İnsan böyle durumda da kendi kendine yetmeyi öğreniyor ve bu hem iyi hem de çok acı.
hiç bir çocuk annesi babası boşanmış bir ailenin evladı olmayı hak edmiyor karı koca ayrılıyor ama olan o masum pırıl pırıl evlatlarımıza oluyor evet bende eşimden ayrılalı tam 8 yıl oldu hala evladıma karşı bu konuda mahçup ve suclu hissediyorum kendimi çünki benim kızımda mutlu bir ailenin çocuğu olmayı herkes kadar hak edmıştir.
Gecmis olsun bende askerdeyken annem ile babam bosandi nobete ogrenmistim hemde o 2 saatlik nobet 1 gunden fazla gelmisti askerligide hic sorma bitmeyecek gibiydi kavga ettim 3 ay uzadi Şu an allaha şükür iyim annemleyim 4 kardesiz babama karsi sevgim yok ama bazen kucuk cocuklar gibi keske babam olsaydi demiyorum degil aileme bakmaya calisiyorum buraya yazcak cok sey var daha ama yazmaya tahammulum yok boyle bir hayat iste
Herkes bu durumu olgunlukla karsilamami soyledi, herkes bunun her ikisi icinde mantikli bir karar oldugunu ve modern zamanlarda bunun anormal karsilanmamasi gereken bir sey oldugunu soyledi. Sevgisiz buyumenin ya da aile olamamanin telafisi yok. Dusunulen kadar kolay olmuyor maalesef hicbir sey.
Bende boşanmış bir ailenin çocuğuyum, hatta 8 seneye yakın yalnız yaşıyorum. Evet herkesin ailesi boşanıyor ve depresyon moduna girmek, daha doğrusu bu mod daha çok işine gelenlerin kendisini karalara bağlayacağı durumu özetlemişsin. Yazmışsın, emek vermişsin eline sağlık elbette, fakat ben gerçektende bu durumun ciddi derecede abartıldığını ve bu abartmanın da insanın kolayına geldiğini düşünüyorum.
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
çok mutsuzum 10 yıl oldu ama yapamıyorum ben. annemin yanında babamı babamın yanında annemi özlüyorum. geceleri uyurken diğer odada babam var bana bişey olmaz güveni yok bende ya bişey olursa diye tedirgin uyurum. arkadaşlarım ailesiyle fotoğraf atınca internete çok kıskanırım. bide omuzlarımdaki yükten kurtulmak isterdim. ailecek tatile gitmek ya da pikniğe gitmek çok basit şeyler olabilir ama çok eksiğim ben
Her şey senin elinde nice ana babası olanlar var hepsi katil kontrgerilla, nice anasız babasızlar var gayet başarılı bir yerlere gelmiş insan hep yalnız zaten merak etme...
Biliyo musun babanın iyisi kötüsü olmaz en kötüsü babasız olmaktır. eğer bu durumda olsaydın gerçek acının ne olduğunu anlardin. Baktığında bazen ayrılmaları daha iyi diyebiliyosun düşünsene hep kavga gurultude büyüyen çocuk ne olur psikoloji ne olur. annen baban ayrı olabilir onlar ayrı sen ikisinden de ayrılmak zorunda degilsin onlar annelik babalık vasıflarını bırakmadılar sonuçta
ço kküçük yaştan itibaren yaşadım bunu :D ama dramatize etmedim hiç hayat ve şans olarak gördüm şu an düşünüyorumda bana bir dik duruş ve güçlü olmamı sağladı hayatta tek olduğumu öğretti ve hiçkimseye ihtiyacım olmadığını mutluyum bundan
Üzülme canım. Unutma bunu kimse yanında olmasa bile herzaman yanında olan ve seni koruyan Allah var. Allaha dua et belki ne zamansa annnenle baban yeniden birlikte olur. Elbette onlar ayrılsa bile seni sevmiyorlar anlamına gelmez bu. Bide baban izin vermiyormu yaşın kaç ki mahkeme annenle görüşmen için öyle bir karar aldı? Gizlin görüşsen olmazmı?
Hoş bir şey değil, katılıyorum. Yine de beni çok fazla etkilememişti. Şahsen sorun boşanmada değil de ebeveynlerin fazla çocuksu olmasından kaynaklanıyor genelde.
evet boşanmış bir aileninn çocuğuydum ve hep yaşıtlarımdan büyük oldum ve şu anda evliyim bir eşim var dahası hamileyim ben çocuğuma asla böyle birşey yapmıyacağım
Uzun bir tatil dönüşü ilk hangisinde kalacağını bilememek bayram sabahları hangi evde olman gerektiğini bilememek topluca aile yemeğine gidememek babamın annemi bana kötülemesi annemin babamı bana kötülemesi ve sonunda arada kalan ben olmam gibi sorunlar işte ama artık umurumda değil 😀
Okurken ağladım, yaşamayan asla bilemez. Bir kız olarak annesizliğin eksikliğini en acı şekillerde yaşadım. Yalnızlığa geçiş dönemi gerçekten çok kötü kimsen kalmıyor ve tek başına hayatta kaybolmuş gibi hissediyorsun.. Baban da sorumsuzsa herşeye karşı teksin.
Gayet güzel ve akıcı bir dil ile aktarmışsin, hiç de hoş olmayan bir durumu. Bir kez daha nefret etsem yeridir, anne-baba olmayı beceremeyen sülüklerden. Olan, mas yavrucaklara oluyor :(
Oyyy kuzum ya üzülerek okudum. Atlaticaksin eninde sonunda. En azından ikisinde hayatta. Kendine amaçlar belirlenen ve onlar için çabala. Yaşını bilmiyorum ama güzel bir okul sevicegin bir meslek sahibi olmak için çabala mesela.
ailem defalarca bosanmanin esiginden dondu ve her kavgalarinda artik "bosanin da kurtulayim" demeye baslamistim. biraz polyannacilik olacak ama sag olsunlar yeter😕
Mesela benim ailem. Kız istemeye gideceğimiz zaman annem babamla bir araya gelmemek için kız istemeye ve hatta düğüne gelmeyeceğini söylüyor. Hadi bakalım naparsın bu durumda :/
Guvenemez kimseye onlar.. Asıl acıyı çocuklar çeker.
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Benimkiler de ayrildi. Kimi öyle kimi böyle psikolojik olarak zorlanıyor. İnsanları yargılamanın gereği yok herkes her şeyden aynı şekilde etkilenmez ki sonuçta... Eline sağlık
Ben de yaşadım ve küçük kız kardeşim de bu durumdan muzdarip oldu daha 40 günlük iken annesi kızını aldı ve evine gitti babamın ikinci evliliğindendi ve çok üzülmüştüm kardeşimin adına
eksik olan o kadar çok şeyin vardır ki o eksik şeyler hayatını hergün dahada zorlaştırır. yaşamayan bilmez... içe kapanık olmamın tek sebebidir boşanmış aile çocuğu olmam.
En İyi Cevaplar