Türkiye'den Utanmak, Türk Olmaktan Çekinmek

Biliyorum. Çok hassas bir dengeye parmak basıyorum şu an. Gerek yurt dışında yaşayanların, gerek yurt dışına kaçmak için fırsat kollayanların, gerekse ülkeyi yerden yere vuranların seslerine, söylemlerine, eleştirilerine sessiz kalamıyorum maalesef. Hele Türk olup da ırkından, soyundan, vatanından utanıyor olmalarına gerçekten tahammül edemiyorum.

Elbette çok haklı nedenleriniz var. Elbette bu ülkede yaşamayı hiç istemiyor oluşunuz için haklı gerekçeleriniz var. Başka bir ülkede yaşıyor olmakla kendinizi şanslı addediyor oluşunuz için de sebepleriniz olabilir. O yüzden, şimdi kalkıp da milliyetçiliğe soyunup, kimseyi suçlamak, aşağılamak, eleştirmek, hele hele fikir ve görüşlerine saygısızlık etmek gibi bir niyetim olmadığını baştan söylemek isterim.

Evet. Satırlarım sizlere dair. En ağır şekilde eleştirmeden, yargılamadan, ağır sözler etmeden, burun kıvırmadan, küfretmeden, reddetmeden, utanmadan, yerden yere vurmadan önce bir kez daha düşünebilesiniz diye. "Sevmeyen defolup gider" nutuklarını duymamak adına. "Seni zorla tutan yok" nidaları ile karşılaşmamak adına. Kendinizi hedef tahtası ilan etmemek adına.

Kabul. Yanlışlarımız doğrularımızdan daha çok.
Türkiye'den Utanmak, Türk Olmaktan Çekinmek

Bir yanlışın, üç doğruyu bir anda götürüyor oluşundan değil elbette yanlışlarımızın bu denli çok oluşu. Hele bir yanlışın, artık bütün doğruları toprağa gömüyor olduğunu düşünürsek, hayatımızı yanlışlar üzerine kuruyor olduğumuzu söylemek, hiç de anlamsız olmaz. Fakat aynı yanlışları düzeltmeye çalışmak yerine, kendinizi "öteki" ilan etmek de neyin nesi? Hatta acımasızca aşağılamak, kendinizi bizlerden saymayıp hedef haline getirerek buna sebebiyet vermek, ne denli haklı kılar sizleri.

Tamam. Kabul. TOPLUM AHLAK VE KURALLARI, İNSAN HAKLARI VE DEĞER YARGILARI, KİŞİLİK ÖZGÜRLÜĞÜ VE ADALETİ gibi, toplum olarak nasıl yaşanması gerektiğine dair yaptırımlara saygı duymak konusunda zayıfız. Ama unutmayın lütfen. Bütün bunları beceremeyen sadece Türkiye ve Türk toplumu değil. Kaldı ki, dünyanın hiçbir ülkesi henüz UYGAR TOPLUM olabilmeyi tam anlamıyla becerebilmiş değil. Sizler madalyonun hep güzel görünen tarafında kalmayı tercih ettiğiniz için, diğer tarafı ile ilgilenmiyor olabilirsiniz. Ama ilgilenmeli ve bu denli ABARTILI eleştiriler getirmeden önce, dönüp bir de arkanıza bakmalısınız. İnsan, önce kendi İNSANLIĞINI tartmayı becerebilmeli.

Uygarlığı sadece yaşam standartları belirlemez
Türkiye'den Utanmak, Türk Olmaktan Çekinmek

Çağdaş olmayı, çağa ayak uydurmak sanan bir ülkede yaşıyor olabilirsiniz. Peki söyler misiniz bana. Yaşadığınız ülkede, ülkemizde olmayan ne var? Daha doğrusu ne yok? Tecavüz? Irkçılık? Kaçakçılık? Hırsızlık? Katliam? Çocuk Kaçırma? Cinsel Taciz? Organ Mafyası? Cinayet? Kirlilik? Uyuşturucu Kaçakçılığı? Silah kaçakçılığı? Kural Tanımazlık? Trafik? Şiddet? Türk düşmanlığı?

İşte sizlere dünyadaki suç oranları en yüksek ülkeler listesi. (17 Mayıs 2015 verileri)

1 – AMERİKA

Dünya lideri Amerika aynı zamanda suç oranları açısından da birinci sırada gelmektedir. Çete savaşlarından, kaçakçılığa, cinayete kadar birçok çeşit suçun yaşandığı Amerika’da suç oranı geçen yıla kıyasla %73 artmıştır.

2 – KANADA

Dünyada yaşam standartları en yüksek olan ülkeler arasında en önde gelen Kanada’da yüksek suç oranları görünmektedir. Yaklaşık 1 milyon insan bu ülkede cinayetten, adam kaçırmaya, tecavüze kadar birçok suça maruz kalmaktadır.

3 – ALMANYA

Almanya sosyal güvenlik sistemine, büyük ekonomik gücüne rağmen suç oranlarında ciddi bir artış yaşandığı ortaya çıkmıştır.

4 – İTALYA

Bir zamanlar oldukça sakin ve güvenli olan Italya’da suç oranları büyük oranlarda artış göstermektedir. Özellikle Güney Italya’da kadınlara yapılan tecavüz oranları büyük artış göstermiştir. 2013’ten bugüne kadar Italya’da işlenen suç oranları tam 2 kat artmıştır.

5 – GÜNEY AFRİKA

Turistler için cennet olarak adlandırılan bu ulke malesef uzun süredir yaşadığı çalkantılar yüzünden önemli oranda suçlara sahne olmaktadır. Soygundan cinayete kadar çok çeşitli suçların işlendiği Güney Afrika’da suç oranları %70 artış göstermiştir

6 – POLANYA

Mafya örgütlenmelerinin güçlü olduğu Polanya’da kaçakçılık, sokak suçları, adam kaçırma, kazalar, tecavüzler gibi suçların oranlarında önemli artışlar görünmektedir.

7 – FRANSA

Fransa’da tecavüz 1980 yılına kadar suç sayılmamaktaydı. Ülkede yapılan çalışmalara göre yaklaşık olarak yılda 75 bin kadın tecavüze uğramaktadır.

Bunları ben demiyorum. Kaynaklar söylüyor. Birebir kopyaladım bu listeyi. Bakın. Sözde yaşam standartları yüksek, uygar toplum olmaya gelince mangalda kül bırakmayan birkaç ülke bunlar. Uygarlıkmış. Yesinler. Çağdaşlık, çağ dışı davranışlarla baskı kurmak değildir. Bırakın medeniyeti de, bana İNSAN olabilmekten bahsedin. Çok şükür ki, dünyaya çağdaşlığın dersini verebilmiş bir Osmanlı evladıyız bizler. Ve kabul edemeseniz de sizler.

Çamur atmakta olsaydı hüner, balçık sıvamaya da gerek kalmazdı
Türkiye'den Utanmak, Türk Olmaktan Çekinmek

Lütfen bırakın artık "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" edebiyatını. O edebiyat yüzünden bugün bu haldeyiz işte. Farkında değil misiniz? Doğduğunuz, ya da kanını taşıdığınız bu ülke, özgürlüğünü ve bölünmez bütünlüğünü, sizler şaşalı bir hayat sürüp, hırslarınız ve egolarınız tatmin olsun diye kazanmadı. Lafa gelince Atatürkçü olmak değildir Türk olmak. Türk gibi davranıp, Atatürk gibi düşünebilmek, ilke ve inkılaplarına sahip çıkabilmektir. Önce tarihine ve kendi insanına sahip çıkabilmektir.

Daha hangi şartlarda, hangi zorluklarla, hangi kayıplarla egemenliğimizi kazandığımızı bile bilmiyorsanız, merak edip araştırmıyorsanız, bir dönem dünyanın saygı duyduğu bir devletin tarihi hakkında yanılgılar içerisindeyseniz, kusura bakmasın kimse, tek kelime bile etmeye gerek yok. Çamur atmak yerine, o çamuru temizleyebilmek için ne kadar çaba gösteriyor olduğunuz ilgilendirir beni bu durumda. Taştan elinizin ezilmesinden korkmadan, altına koyabiliyorsanız eğer, işte o zaman istediğiniz kadar konuşabilirsiniz.

Sizler kendinizi bizlerden soyutladıysanız, zaten ülkemiz hakkında söz söyleme hakkını da kimse vermiyor sizlere. Ne kadar yanlışımız olursa olsun, ne kadar o yanlışları düzeltmek için çaba gösteriyor olursak olalım, sizlerin at gözlüklerinizi gözlerinizden çıkarmaya gücümüz yetmez. Çünkü bizler, medeni olabilmek yolunda elimizi taşın altına koymaktan çekinmeden mücadelemizi veriyoruz. Sizler gibi uzaktan burun kıvırmıyoruz. "Ülkem için ne yaptım / yapıyorum" u sorgulayamayan, ülkeme ve ülkem insanına laf edemez.

Çuvaldızı biraz da kendimize batıralım.
Türkiye'den Utanmak, Türk Olmaktan Çekinmek

"Güneş balçıkla sıvanmaz" gerçeğinden yola çıkarak, kendimizi aklamanın peşinde değilim elbette. Çoğu eleştiriyi hak ediyor oluşumuz, balçığın da sıvanın da yetersiz geleceğini umursamıyor oluşumuzdan belki de. Hatta çoğumuz bu doğru eleştiriler karşısına yanlış kalkan ile çıkıyor, sizleri düşman ilan ediyor, ötekileştiriyoruz. Aldırmayın. Bizler kendi içimizde bile çuvaldız ile iğne arasında seçim yapamayıp, iplikten medet umar hale geldik. Yazık ki, sizler de o ipliğe kördüğümler atmış haldesiniz.

Hepimizin unuttuğu bir şey yok mu? Dünyadaki her karış toprakta Türk'ün izi var. Fakat buna rağmen garip de bir gerçek var.

Dünya Türkiye'ye ve Türklere hayranken, Türkler Türkiye dışında her ülkeye ve her ülke insanına.

Fakat her ne olursa olsun, bu topraklar bizim. Bu ülke bizim. Bu ülkeyi yobazlıktan, çağ dışı yaşamdan, pislikten, kirlilikten, onursuzluktan, hayasızlıktan ve buna benzer tüm olumsuzluklardan arındıracak olan da yine bizleriz. İş sadece biraz duyarlı olmaya kalıyor. O da aslında hiç zor değil.

"Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hüdâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ"

dizelerini Akif'e yazdıran nesile saygımız olmalı. Hepimizin.

Sevgiyle kalın.

#Rüzgar

Türkiye'den Utanmak, Türk Olmaktan Çekinmek
Cevapla