Türk milleti gerçekten ilginç ve bir o kadar da eğlenceli bir millettir. Hadi şimdi hep beraber sadece Türklere özgü olan 7 tuhaf hareketi inceleyelim.
Yabancılara bir şeyi anlatırken bağırarak anlatmak
Bundaki amaç nedir bilmiyorum ama istisna olmaksızın her Türk bir yabancıya her hangi bir şeyi anlatmaya çalışırken bağırarak söyler. Gençler, sadece Türkçe bilmiyorlar kulakları hala duyuyor. Bağırmanıza gerek yok.
Yolu bilmediği halde tarif etmeye çalışmak
Türk milleti oldukça yardımsever bir millettir ama bazen bu yardımseverlik abartılabiliyor. Yabancı ülkeler de bir adam yolu bilse bile üşendiği için size yolu tarif etmeyebilecekken Türk insanı yol tarif etme işine bayılır. Bir Türk bir yolu bilmese bile sallayıp iyi niyetle yardım etmeye çalışır. Ama aslında karşısındaki insana iyilik değil kötülük yaptığının farkında değildir. Yapmayın arkadaşlar, lütfen.
Bir inşaat olduğunda oturup inşaatı izlemek
Sanki çok önemli bir şey oluyormuş gibi Türk insanı bir inşaat olduğunda çekirdeğini çayını alır inşaatı seyreder. İlk gördüğüm de "- O Tanrım... Şaka yapıyor olmalılar!" Desem de hayır, ciddi ciddi Türk milleti inşaat izlemeye bayılır.
El şakaları
Bu maddeyi anlata anlata bitiremem...
Dünyanın hiç bir yerinde eşi benzeri yoktur Türk el şakalarının. Türk el şakaları içinde en çok hayran olduğum şey; Her cuma günü arkadaşına "- Bu gün cuma, enseni kapa!" diyebilmektir.
Kumandaya naylon geçirmek
Bunun neden yapıldığını bu güne kadar hiç anlayamadım. Bir insan neden bir kumandaya naylon geçirir ya da naylonuyla beraber kullanır, kafam almıyor. Hep tuhaf bulduğum ve asla anlayamayacağım Türklere özgü olan harekettir.
Nasılsın demek için arkadaşının üzerine araba sürmek
Bu sadece Türkler de görülen bir olaydır. Hem tehlikeli olan hemde hiç bir komik yanı olmayan bu harekete anlam veremesem de Türklerin yapmaktan oldukça zevk aldığı bir harekettir.
Kimsenin bir bilgisi olmayan konularda sallayıp durmak
Kimsenin bir bilgi sahibi olmadığı bir konu varsa o anda orada bulunan kişi Türk ise hemen bir şeyler uydurup kendini biliyormuş gibi göstermeyi başarır.
halı silkelemek, çöpleri balkondan aşağı fırlatmak, denize çöp atmak, sinyal kullanmamak, düğün konvoyunda kornalara basarak ilerlemek, asker uğurlamada da aynı şekilde, otobüse arkadan binip elden ele İstanbul kart uzatmak, yaya geçidinden geçen bir yayayı gören araç şöförünün yayayı görünce daha da hızlanması, sis farlarını aksesuar şekil amacıyla kullanılması, aldığı aracın orjinalinde Xenon far olmadığı halde sonradan takıp bütün dünyayı aydınlatarak gitmesi... vs. saymakla bitmez..
Eskiden televizyon kumandası çok değerli narin bir parçaydı hani o tüplü televizyon devrinde... Bozulmasın ya da deforme olmasın diye kumanda satışında içinde bulunduğu jelatin koruma ile kullanılırdı zira o kumanda bir bozulsa ya da kırılsa dünya para giderdi...
Yaniliyorsun; Kumandaya naylon kilif gecirmek sadace Türklere özgü bir haraket degil. Simdi killi telefonun üzerine neden tape yapistiryorsun? Ekrani korumak icin degilmi! ayni olay. Benim bir Cin´li arkadasim vardi kumandayi birak Hesapmakinesine de naylojn kilif geciriyordu...
TV ve uydu alıcımın kumandalarında da naylon var. Sebebi ise kir, toz vb. şeylere karşı mevcuttur. Öbürtürlü tuşlar zamanla bozulabiliyor. Yani örneğin; bir tuşa bastığımda algılama sorunu olabiliyor.
ve esnaf olanların başına hep gelen bir şey gerci bu bizim memlekettekilere özgü en basit örneği tezgahta tavuk doluyken tavuk yok mu diye sormak sorarken direk tavuk yok mu demek ne ya
En İyi Cevaplar