Burada yazmakta olduğum her söz, her düşünce kendi öz yetim sayesinde meydana gelmiştir. Öte dünya felsefesi olarak, bugüne kadar rastlantısal olarak hiç görülmemiş, daha önce sözü edilmemiş yollardan, ölümden sonraki yaşamı dile getirip, ayrıntılarıyla sundum.
Ölümün bir son olduğunu, bugünün insanı her ne kadar açıkça bir kesinlikle biliyor olsa da, ölümden sonrası için kimse tam anlamıyla mutlak bir fikir tasarımını öne süremedi.

Eğer uyku ölümü temsil ediyorsa, kaldı ki bunun cevabı kesinlikle temsil ediyor olacaktır. Bu şekilde kısmi olarak insan ölüyorsa, burada rüya da bir kısmi ruh temsili olacaktır.

Şöyle ki, tam anlamıyla ölmemiş, ancak ölümü temsil eden uyku, tam olarak bir ruh göreceliği ve ruh gücü taşımayan olarak, düş bir ruh temsili olacaktır.

Aslında nasıl ki uyumak tam olarak ölümü temsil ediyor, ancak ölüm gerçekleşmiyorsa, düşte aslında tam olarak ruhu temsil eder. Ancak yetkin bir ruh değildir henüz, yalnızca o yönde somut bilgiler getiriyor bizlere düşünmemiz için.
Burası ilde düşündüğümüzde, yaşamdan sonra hayat olduğuna ve bunun ancak ruhun özgür iradesiyle mümkün olacağını, buradan anlayabiliriz.

Eğer uyumak yetkin bir ölüm olsaydı, düşte yetkin bir ruh olabilirdi. Fakat bugün düşününce, elimizde bulunanın yalnızca uyku ve düş olduğunu görürüz.
Ölümden sonrasına gitmek nasıl olurdu sorusuna verilecek en güzel cevap, uykunun getirdiği düştür. Kişi düş görme yetisini, henüz tam yetkin olmayan ruhundan alır.

Onunla tasarlar uykusunda yaşayacaklarını, bu esnada düş gerçekleşir. Yani bir bakıma ruhun kullanımı, ruhun duyumu başlar. Onu bu şekilde bir ölçüye, bir benzetmeye yeterli kılabiliriz.
Elbette ki, bugünün uykusu gibi, düşte yetmemiş birer yüzeysel görüngüdür. Tam anlamıyla bir tarif için, gerçek ölümü ve gerçek ruhu ele almak gerekir.

Burada şüphesiz ki, gerçek ölüm geldiğinde beden aradan çıkacağı için, artık bütün güç ve yetkinlik ruha geçecektir. Kendisini özgür kılan ruh, düş esnasında olduğundan çok daha fazlasını mümkün kılabilecek.
Düş olarak kısıtlı da olsa, çoğu zaman iyi zamanlar, iyi bulgular elde ettiğimiz doğrudur.

Ve bunu, yetkin bir ruha sahip olmadan yapmaktaydık, oysa ki artık bugün ölüm gerçekleştiğinden dolayı, ruhun yetkinliği de gerçekleşmiş olacaktır. Böylece kişi kendisini yalnızca ruhuyla var kılabilecek, düş sırasında karşılaştığı boyutları, çok daha gerçekçi, çok daha uyumlu yaşayabilecek.
Ancak kişinin iyi bir ruhsal yaşam sürmesi için, dünyada bedeniyle ruhunu özenli bir titizlikle eğitmesi gerekir. Beden kişilere, ruhlarını eğitmeleri için verilir. Bu şekilde kişi kendisini tanır, ayırt eder ve bulur. Tüm bedenlerin öncelikli ve mutlak amacı ruhlarına ulaşmaları, ve onu eğitmeleridir. Yetkin ve yüce bir ruha sahip olarak, sonsuz yaşamda özgürce bulunan ruhlar olabilmek için, bedenini ruhuna adamış olması gerekir, bir kimsenin her şeyden önce olarak.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
2Cevap
Ölümü düşünmek istemiyorum, ne güzel yaşamak varken, teşekkür ederim emeğine sağlık.
Emeğine sağlık dostum
Yazılanlara katılıyorum
Kendi cinsiyetinde ilk cevabı sen paylaş ve
1 Xper puan fazladan kazan!