Haftalar önce “Ben Olmadan Biz Olamayız, Hadi Şimdi Git Sen Ol, Sonra Gel Biz Olalım!” başlıklı Bencemin sonuncu başlıkta güven üzerine atıp tutmuş idim, şimdi de atıp tuttuklarımın üzerine birkaç paragraf ile olurunu –bazen de ayrıntısına ineceğim. Hadi başlayalım.
Başlangıç şarkımız: Şebnem Ferah – Oyunun Sonu
Başlangıç Tarihi: 19/06/2018 Saat: 13:34
Güven üzerime 4 ekstra 1 temel kriterden bahsetmiş idim, okuyanlar görmüştür, tekrardan yazalım onları:
1. Varoluşuma saygılı mı?
2. Karakteristik yapısı nasıl?
3. Yetkinlikleri hakkında bilinçli ve bilinçlendirici mi?
4. Teşhis etme ve çözümleme yöntemleri nelerdir?
5. Yapamıyor olmasının farkında ve niyeti nedir?
1. Varoluşuma saygılı mı?

Saygı – Yasin Ceylan kitabımı İstanbul’da bıraktığım için akademik anlamda saygı teorisi hakkında net bir şeyler söyleyemeyeceğim. Ontolojik olarak düşünce saygısı pek mümkün değildir, eğer saygı gibi görünüyor ise; o eğilme, hürmet etmedir; alıntısal düşünce ile var olmaya çalışan kişidir. Kimlik, iletişim, kadın, doğa saygısı mümkündür, lakin bir şeylere sahip olmak üzerine ise kaçınız. “Varoluşuma, BEN’e saygılı mı?” derken siyasi/eğitim/felsefi/hayat/tutum/etik düşünceniz ve eyleminiz, yetkinliğiniz hakkında sayılır nitelikte olduğunuzu düşünüyor ve size bunu yansıtıyor ise; güvenin ekstrem kriterlerinden birini yerine getirmiş olur. Bu “yansıtma” olayını birkaç kez kavga ettiğiniz de anlayabilirsiniz. Büyük yapay kavgalar değil, olağan büyük olaylara girerek anlayabilirsiniz! Uzun tutarak 4. Kriteri anlatmayayım.
2. Karakteristik yapısı nasıl?

Kimlik, Latince'de “maske” demektir; karakter, “maske”nin ahlaki tutumu ve davranışlarıdır. İlk başta “başkaları”na nasıl? Diye değerlendirirken “BEN ve çevrem”e nasıl? Diye değerlendirmeye doğru meyilleniriz. Bu bencilcedir, 1. kriterdeki gibi siyasi/felsefi/tarihi düşüncelerinin yetkinliğine göre kimlik, iletişim, doğa saygısını yansıtmalıdır. Kötü çocuk tamamıyla bencil bi’ yalnızlığın getirdiği intihar/ölüm/anlamsızlık düşüncelerinden kurtulmak ve “başkaları”nı hiçe sayılıp, kendisinin üstünlüğünü hissetmesi için kullandığı kişilerdir. (bknz: Behzat Ç. ise savcı eşinin diyalogları) Kötü çocuk hesap-verebilirdir, lakin hak-verebilir olmadığı için güven zincirini kırar ve karşı tarafın ruhsal çöküntüsüne sebebiyet verir.
3. Yetkinlikleri hakkında bilinçli ve bilinçlendirici mi?

Her “Bilgisayardan anlıyorum” diyeni Bilgisayar Mühendisi yapsalardı, ortalık PC’cilerinden geçilmez idi. Diyerek özetleyebilirim. :D Gülmek için yetkinmişcesine davranmak ortamı neşelendirir, lakin “o yetkin olduğumu düşünecek” diyerek hareket edenleri fark etmeniz gereklidir. Kendi çağınızda değil bilgisine güvenilir (veya güvenmek istediğimiz) kişilere sorarak hareket ediniz. Aşırı derecede ve kelimeler ile yetkinliğini bilinçlendirenler, daha çok ‘ “etliye, sütlüye dokunmam” diyor ’ algısı yarattırır. Kimileri diplomasını, kimliğini göstererek, kimileri referans aldığı kaynağı, kimileri mantık ve bilim kurallarına uyduğunu kanıtlayarak yetkinliğini belirtir.
4. Tespit, Teşhis etme ve çözümleme yöntemleri nelerdir?

En zor konuya gelmiş bulunmaktayız. Tespit, teşhis ve çözüm yolları konusu biraz komplike konudur, benim aklımın yetmediği yerleri var.. Neyse.. Kalıcı, geçici ve farklılıklar “bu da gelir geçer” üzerine çözüm yolları; değersizleştirme, kıyaslama gibi teşhisin yanı sıra gelen yersiz tutumlar vardır. Bunları burada ayrıntılı bi’ şekilde yazmayacağım, geceye doğru yazacağım. (Hiçlik, yalnızlığını böyle gideriyor :/ )
5. Yapamıyor olmasının farkında ve niyetinde kararlı mı?

Bütün güvensizliği üzerine toplasa bile “farkında” düşüncesi her şeyi iyimser ve iyileştirilebilir düşencesi ile yaklaşabiliyoruz. Ben güvenilmez biriyim, ve bunu yaparak karşı tarafı çok mavettiğimi biliyorum. Aşk, istemediğin ve yapamadığın şeyler üzerine iddiaya girebilme istençidir, bu da istemediği halde hayat ile iddiaya girmekten başka bi' şey değildir. :/
Bunların hiçbiri BEN ve BİZ üzerine kurulu güven değildir. Çünkü bu güven teorisi özgün bi’ güven anlayışı ile ilerlemiyor. Önce kendinize güvenin sonra başkalarına güvenirsiniz.
“Nasıl da bazı şeylere sahip olmasını öneriyorum dolaylı/dolaysız! Peki, ne zaman “olma” makamına geçebileceksin! Belki de “olma” sadece bi’ hayal! Kimbilir?”
Çoğu önermelerimiz, açıklamalarımız, tavsiyelerimiz "sahip olma"larını isteme arzumuzdan kaynaklanıyor. Bu arzunun neden'lerini, niçin'lerini objektif biçimde tekrar tekrar tartınız derim. "Sana güvenmiştim"ler asla bitmez ve bitmeyecek de.. Toplum kuramı şaşmaz!
Bitiş tarihi: 19/06/2018 Saat: 14:12
Belki başka bi’ gün sadece –bilirlikler üzerinden (hak-verebilirlik, hesap-verebilirlik, anlatabilirlik, anlaşabilirlik, uzlaşabilirlik) bi’ bence yazarım, o güne kadar sağlıcakla kalınız!
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
2Cevap
haklısın katılıyorumbjj
Çok güzel anlatmışsın, eline sağlık...
Herşeyi çok derin düşünmemek gerek.