Güven üzerine...

Güven üzerine...


Güveni alınıp verilebilen bir obje olarak gören kitlenin dimağına selam olsun.


Öncelikle herkes bu iki vasfa sahip olmak ister, en azından zahiren.


İstemek bir şeyleri başarmanın yarısıdır sözünü temelsizce kabul eden kitle istemeyi “bunun böyle olmasını istiyorum “şeklinde algılar ancak istemek esasen mücadele etmek ve çabalamaktır.


İlk olarak kendine güvenmelisin ama sözde değil ve bu güveni hayatına yansıtmalısın.


Hiç kimsenin sana zarar veremeyeceğini, insanların sana yaptıkları ile şekillendirmeyeceksin kendini ve hiçbir zaman mutluluk ile hüznünü belirlemelerine izin vermeyeceksin yani güçlü olacaksın.


Hayat her daim engellerle doludur, çetin bir yoldur ve bu yoldaki engellerin çoğu kişinin kendine engebeli arazi yaratmasından dolayıdır.


İyilik yaptığın insanların kötülük yapması seni yıkmamalı ve güçlendirmemeli.
Bu olağandır.


Senin kişiliğini, mutluluğunu, hayatını ve bakış açını insanların sana yaptıkları belirlememelidir. Kendine güveneceksin arkadaş!


En sevdiğin arkadaşın senin hakkında bilinçli olarak söylenti çıkartacaktır ama senin mutluluğunu bu söylentiler değil hatta o arkadaşında değil sadece sen belirleyeceksin. Seni yücelttikleri zamanda öyle böbürlenmeyeceksin yine aynı şekilde dinleyecek ve alman gerekenleri alacaksın içinden.


Güven duyulmayan ve güvenemeyen insanların asıl sorunu kendine olan güvensizlikleridir. Hep güvenleri yıkılırsa yerle bir olacaklarını düşünürler çünkü onların hayatı kendi ellerinde değil güvendiği kişilerin ellerindedir, bu çok acı bir sonla bitecek yerli drama filmidir.


Kendine güveni olmayan insanlar güveni bir başkasında arar ve her arayışın sonu aynı acı son ile biter.
Niye acı sonla biter?


Güven sandıkları şey inanma isteği ve güven duygusudur, güven değildir de ondan.


Ben kimseye güveniyorum ya da nasıl güven verebilirim diye sorup duran kitleye son sözüm şudur ki; Ya kendine güven ya güvenme isteğini öldür bunun üçüncü bir ihtimali yok.


Bu yazıda bazı açık kapılar bıraktım içerisine girmek isteyen olursa en güzel şekilde karşılayacağımı arz ederim.


Kamu ve oyu bir gün değil her gün Beşiktaş!

Güven üzerine...
Cevapla