Kaygı bozukluğundan kaynaklı, göz kapağında seğirme/titreme olan ve vücudu kitlenen (boynu kasılan), bakışı donuklaşan biri bu sorunla nasıl başa çıkabilir? Kaygı bozukluğu nasıl azaltılır veya bu sorun nasıl yenilir?
Kaygı bozukluğunu azaltmak için önce onunla savaşmayı değil, onu anlamayı öğrenmem gerektiğini fark ettim. Ne zaman, neden ortaya çıkıyor, hangi düşünceler tetikliyor… Bunları gözlemledikçe üzerimdeki baskı hafiflemeye başladı. Nefes egzersizleri, sakinleştirici yürüyüşler, kafamın içindeki sesi susturacak kadar beni meşgul eden uğraşlar çok iyi geliyor. Bazen bir müzik, bazen yazmak, bazen sadece gökyüzüne bakmak bile yeterli oluyor. Her şeyden önemlisi, kendime karşı daha yumuşak ve sabırlı olmaya çalışıyorum. Çünkü zihnim savaş alanı değil, iyileşme yeri olmalı. Acele etmiyorum, ama vazgeçmiyorum da.
Kaybı bozukluğu nedeniyle çıkan fiziksel durumlar vücudun ' tehdit' algılamasıdır. Bu tür somatik belirtiler uzun süreli kaygıyı açıklar.
Travma odaklı yaklaşımlar bu olayı %90 çözer.
Kaygı, vücuda belirli uyarılar verir. Birisi de 'savaş ya da kaç' uyarısıdır. Prograsif kas gevşetme, nefes egzersizleri ve meditasyonlar insanı hem kendini dinlemesi hem de kaygıyı azaltması için yardımcı olur.
Gün içinde yeterli uyku, beslenme ve hareket kortizol düzeyini düşürür.
Göz seğirmesi gibi olaylar genelde magnezyum eksikliğinden kaynaklanır. Bu yüzden her şeyden önce bir kan tahlili vermek çok iyi olur.
Toplumun ve insanın kendisine söylediği belirli kalıpları yıkması gerekir. Her şeyin bilincinde ve hepsini kontrol edebileceğine inanmalısın.
Oncelikle en basta nefes kontrolu onemli, derin ve ritmik nefes al ver egzersizleri baya faydali.
Goz segrimesi, kasilma gibi tepkiler stresin fiziksel belirtileridir genelde, gevşeme egzersizleri (ornegin kas gruplarini sirayla sıkıp birakmak) ise yarayabilir 🤔
Kafein, seker ve uyaricilardan da uzak durmak faydali olur dogrusu.
Duzenli uyku ve hafif tempolu yuruyuşler, bedeni rahatlatabilir belki..
Kaygı bozukluğu varsa orada adı üzerinde bir kaygı var demektir. Bu ister fark edilen hissedilen, isterse de o anda fark eddilmemiş yani arkaplanda olan bir kaygı olabilir. İlk yapılması gereken onun bulunması.
Sonrasında o kaygının ortadan nasıl kaldırılacağını bulmak. Azaltmak veya tamamen bitirmek için gerekenleri yapmak.
Bu süreçte tavsiye edilen şeyler de var tabi iyi uyku, iyi beslenme, spor, sosyalleşmek, sağlıksız gıdalardan uzak durmak vs.
Evrimsel süreçte bize korkular yol göstermiştir. Kaygı, korku bunlar olmasaydı belkide şu an biraz daha farklı birşeyler olurduk (bu kısım gülmen içindi arkadaş) o kadar süre doğayla iç içeydik ama bizim farklı korkularımız ve kaygılarımız, stresimiz vardı ancak modern zamanda bu farklı.
O zamanlarda ceylan, geyik, tavşan peşindeydik şimdi sabah iş, okul, macera peşinde dönüşüyoruz arkadaş daha iyi bir varlık olma yolunda gidiyoruz. Ha giderken , dönüşürken doğayı çok kirletiyoruz o ayri bir durum.
Bu gün hayatta kalmak için beynimiz bize yeri geldiğinde kaygı, korku ve stres olarak yansıtıyor. Bunların hepsi o 1 kilogramlık beynin denilen organın icinde yaşanıyor.(Bak tüm samimiyetimle söylüyorum bunu bilmek bile seni biraz olsun rahatlatmaya başlatır) Yeterki unutmayalım. Unutma...
Diğer şeyleri arkadaşlar belirtmiş söylemiş zaten.
Sahte korkular , sahte kaygılar ve sahte stres bunların kontrol altında tutulması gerekir ve yegane anahtarı bunu beyninin yaptığını bilmekten geçiyor. Ondan sonra arkadaşların dediklerini yapmak daha iyi olmanı sağlayabilir diye ekleyeyim arkadaş
Tek başına bununla başa çıkamadığını düşünüyorsa kesinlikle yardım almalı kişi. Ben de yardım aldım. Bu ayıp bir şey değil.
Yardım almaya karar verdiğim gün de bir milat oldu benim için. Çünkü ben de hiç uyuyamıyordum..
Beni o noktaya getiren herkesi ve her şeyi fazla düşünmeyi bırakacağıma dair söz verdim kendime. Kaygıya bu her şeyi fazla düşünmek, fazla değer vermek sebep oluyor çünküm renkli kızım benim 🙃
Ben de benzer şeyleri yaşadım, özellikle stresli dönemlerde göz kapağım seğirir, boynum kaskatı kesilirdi… Hatta bakışlarım bile donuklaşırdı. Bu tarz fiziksel tepkiler aslında vücudun artık dur deme şekli gibi bir şey.
Bana iyi gelen birkaç şey oldu, belki sana da faydası olur: Düzenli nefes egzersizleri ve kısa meditasyonlar yaptım. Kahveyi daha az tüketmeye çalıştım. Uyumadan önce sakin müzikler dinliyorum Bir de eczacımın önerisi ile Rhodiolin isminde bir takviye kullanıyorum. İçeriğinde Rhodiola ve rahatlatıcı bitki özleri var, açıkçası kendimi daha dengede hissetmeme yardımcı oldu. Tabii ki bu kişiden kişiye değişebilir ama deneyebilirsin bence. İncelemek istersin diye linkini de aşağıya ekliyorum.
Bi dönem bende de olmuştu. Ağzım yüzüm seyiriyordu, şu an da hala devam eder şekilde çarpıntı ritim bozuklukları sol boyunda uyuşma sol kolda ağrı vs oluyordu.
Doktora gittim, daha başka türlü destekler aldım vs. Geçti mi? Ağız yüz seğirmesi geçti, o tamamen kaygı bozukluğu zaten, onunla baş etmesini öğrenirsen geçebilecek bir şey.