Günümüzün hızlı tempolu yaşam tarzı hepimizi az ya da çok stresli yapıyor. Günü gergin geçiren, ertesi günün planlarını yapan, evdeki sorunlarla uğraşan bir insanın uyku problemlerinin olmaması pek mümkün değil.
Hayatımızın üçte birini uyuyarak geçirdiğimiz düşünülürse bu hiç de azımsanacak bir süre değil. Bu kadarlık bir sürenin en azından yarısının bile kalitesiz olması yaşamımızı fazlasıyla etkiler.

Hepimiz yaşamışızdır, bazı sabahlar çok diri ve dinlenmiş, bazı sabahlar ise yeterli süre uyumamıza rağmen yorgun ve dövülmüş gibi kalkarız. Peki nedenini hiç merak ettik mi?
Rüya ile kaliteli uyku arasındaki bağı anlamak için önce uykunun evrelerinden kısaca bahsetmekte yarar var.

Uyku genel olarak iki evreden oluşur : Non-Rem ve Rem Dönemi..
(REM: Rapid Eye Movements yani 'Hızlı Göz Hareketleri' anlamına gelir)
İlk dönem olan Non-Rem dönemi 4 evreden oluşur.
Birinci evrede, kişi uyanıklığını kaybetmeye başlamıştır ama henüz kendindedir.
İkinci evrede, uyku ile uyanıklık arası bir durumdadır. Bu durum uykuya dalma aşaması olup çevresinde olanları farkedemez ama hala uyanık olduğunu söyleyebilir.
Üçüncü evrede, uykuya dalmıştır.
Dördüncü evrede, düzenli nefes alışverişi ile artık tamamiyle uyku halindedir..
Non- Rem dönemi, özetle, uykunun yüzeysel dönemi olup beden üzerinde herhangi bir dinlendiriciliği yoktur. Bu dönemde pek rüya görülmez, görülse bile hatırlanmaz.


İkinci Dönem olan Rem Dönemi ise kişinin artık derin uykuya geçtiği, göz hareketlerinin hızlandığı ve beynin başka bir boyuta geçişi gibi farklı bir aktiviteye başlamasıyla rüya görmeye başlanan dönemdir. Bu dönemde gördüğümüz rüyaları hatırlarız.Genellikle uykuya daldıktan 30-45 dk içinde Rem Dönemine geçilir ve bu dönem uykumuzun üçte birini kaplar.
İşte; dinlendirici, bedeni ve beyni yenileyici olan dönem de bu Rem dönemidir. Buna ayrıca ' Beyin arşivinin düzenlendiği safha ' da denilir.

Çeşitli nedenlerden dolayı Rem dönemine geçiş yapılamazsa uyku yüzeysel kalır ve tam bir gevşeme ve dinlenme de sağlanamaz.Buna 'kalitesiz uyku' denir ki bu da uyku problemlerine neden olur.Bunlar; sık uyku bölünmeleri, yeterli süre uyunmasına rağmen yorgun uyanmak, uyandıktan sonra zor ayılmak vs. gibi problemlerdir.

Bu 'Çeşitli nedenler' arasında stres, gerginlik, uyku apnesi (uykuda nefes alımının durması), aşırı yorgunluk, korkular, depresyon, çevresel faktörler ( gürültü, ışık, yüksek sıcaklık ve yüksek nem) ve hatta akıl hastalıkları bulunur.
Uyku bozuklukları birtakım hipnotiklerle düzeltilmeye çalışılsa da, nedenler ortadan kalkmadıkça alınan ilaçlar bağımlılık yapmaktan başka bir işe yaramaz. İlaç bırakılınca da eski duruma geri dönme yaşanır.

İlaçlar yerine, yatmadan önce ılık bir duş almak, müzik dinlemek, kitap okumak gibi gevşetici ve sevdiğimiz aktivitelerle beyin uykuya hazırlanırsa daha yararlı olur kanaatindeyim.


Kısaca ; kaliteli uyku, kaliteli yaşam demektir, kaliteli yaşam da huzur ve mutluluk..
Geceleriniz huzurlu, günleriniz mutlu geçsin...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar