Psikoloğa Gitmeye Çekinen Türk Toplumu

Merhaba arkadaşlar, bu yazımda size biraz psikolojik yardım almaktan çekinen bu durumu delilik olan gören kesimden bahsedeceğim. Bir çok yerde sıkça görüyorum ki insanlar ciddi veya basit ama üzerlerinde büyük izler bırakan durumlarla karşılaşabiliyorlar. Ne yaşadığınız önemli değil önemli olan o yaşadığınız şeyin sizde ne derece iz bıraktığıdır.


psikoloğa gitmeye çekinen Türk toplumu...


Deli olmak aslında bir lütuftur. düşünsenize yaptığınız hiçbir şeyden sorumlu değilsiniz ve hiçbir şey sizi üzmüyor bu durumda ama siz üzülüyorsunuz, yaptığınız her şeyden de sorumlusunuz öyle değil mi? Demek ki siz deli falan değilsiniz. Psikoloğa gidene deli denilmez bunu unutmayın.


Psikoloğa Gitmeye Çekinen Türk Toplumu


Her insan biraz deli olmalıdır. Örneğin bana bu kelimeyi kullanan çok insan vardır. Hiçbir şeyi takmıyormuşum ve fazla gülüyormuşum. Oysaki bilmiyorlar ben neler yaşadım ve yaşamayada devam ediyorum demeyeceğim. çünkü benim yaşadıklarım bazıları için lütuf bazıları içinde ızdırap olabilir.


Yaşadıklarım benim için ızdırap iken bende tüm tabulara karşı gelerek psikoloğa gittim hatta psikiyatriyede gittim ve 1 sene yardım aldım. Yaşadığım ciddi ağır şeyleri iki doktorumuz sayesinde atlattım. Tabiki arada esiyor aklıma ama artık yaşadıklarıma değil eskiden hissettiklerime üzülüyorum bazen. İlk başlarda bana deli misin ne doktoru diyen annem de şimdi iyi ki gitmişsin diyor.


Psikoloğa Gitmeye Çekinen Türk Toplumu


Ben yapamam ben edemem diye düşünmeyin. Ben, ben asla iyileşemeyeceğim derken öyle şeyleri geride bıraktım ki anlatsam belki de daha ilham kaynağı olurum ama inanın çok uzun :) bir kızın başına gelecek en ağır şeyleri yaşadım. Tabi psikologda bir yere kadar, önce karar vermelisin iyileşmek için. Tedavi olduğum süre içinde bir ara tedaviyi bıraktım iyileştim sanıp, 1-2 ay sonra bunalıma girdim. Hiçbir şeyden zevk alamayn bir insan olmuştum.


Derken bir gün arkadaşımla bir filme gitti. 8 SANİYE... Türk filmi olur kendisi. az çok kendi hayatımdan da kesitler buldum filmde, hatta rüya kısımları çokça benziyor diyebilirim. filmin sonunda bir şey söyledi esas kızımız. "bugün sizden bir şey isteyeceğim, bu salondan çıktığınızda hayatınızda bir kişiyi affetmiş olun ama önce kendinizi affedin" bu cümle sadece beni değil tüm salonu derin bir sessizliğe boğdu ve eminimki en az yüzde 50 si birini affetmiştir peki ya kaçı kendini affetmiştir?


O gece önce tüm yaşadıklarımın ana sebebi olan adamı daha sonrada kendimi affettim. kendimi affetmek inanılmaz bir hafiflik verdi. Bu tarif edilemez bir şey, tekrar psikoloğa gittim şu yarım kalan işi bitirelim dedim ve başladık konuşmaya. tabi psikoğa gittiğinizi herkese söyleyip psikolojik deli moduna sokmayın kendinizi. İnanın hiç bir şey üstesinden gelinmeyecek kadar zor değil, sadece oturup beklemeyin ya da umutsuzluğa kapılmayın. Bu hayattaki en değerli şey sizsiniz. siz olmadıktan sonra güneş doğsa neye yarar öyle değil mi? Tabi bunları milli, dini duyguları karıştırmadan söylüyorum onlar ayrı katagoride.


Din demişken, bir şeye inanın. inanç olmadan hiçbir şeyin üstesinden gelinemiyor gerçekten. canınızı yakan insanları tekrar tekrar hayatınıza sokup durmayın, tabi tüm bunları atlattıktan sonrada gaddar bir insan olup çıkmayın :) Misal ben biraz vurdumduymaz oldum, çünkü insan ağır şeyleri atlatınca inanılmaz bir özgüven geliyor. He unutmadan, bir daha asla aşık olmam demeyin, ilk görüşte bile olabilirsiniz, üstelik canınız yanmadan :)


Psikoloğa Gitmeye Çekinen Türk Toplumu


EEE? ŞİMDİ SİZ KİMİ AFFEDECEKSİNİZ? Kendinizi başa koymayı unutmayın :)


Arkadaşlar lütfen psikoloğa gitmeye çekinmeyin ve bu görüşü çevrenizede aşılayın, işler sarpa sarmadan destek alın. öyle herkese anlatmayın başınızdan geçenleri. bir gün hepsi başınıza kalkılır. Psikoloğunuza güvenin onlar pek anlatmazlar kimseye :)


Çok dağınık oldu ama kusura bakmayın, iş yoğunluğunda ancak bu kadar :) Teşekkürler

Psikoloğa Gitmeye Çekinen Türk Toplumu
Cevapla