Günümüzde çok moda bir deyim var artık "Psikolojim bozuk. Hayır onun psikolojisi bozuk. Yok yok. Hepimizin toptan psikolojisi bozuk" ne çok duyar olduk bu sözü öyle değil mi? Sanırım bunun en büyük nedeni artık her şeye çok kolay ulaşıyor olup hayallerimizin kalmaması. Bir keşmekeş, bir koşturmaca, güven üzerine kurulamayan ilişkiler ve kocaman sanal bir dünya. Velhasıl kelam psikoloji önemli bir konu. Tam da bu noktada sitemizin biricik üyeleri için bir şeyler yapmak istedim. "Bizimde bir psikoloğumuz olsa da derdimizi, sorunlarımızı ona sorsak, bize yol gösterse ne güzel olur" diyerek uzun zamandır kendisini takip ettiğim kıymetli bir psikologa teklif götürdüm. O da sağ olsun seve seve kabul etti.
Bakalım psikoloğumuz içinizde o mavi kelebekleri uçurabilecek mi?
Uzman Klinik Psikolog; Oğuzhan Cevizci

Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce Psikoloji bölümü mezunu olup uzman klinik psikolog olarak Çorum Özel Hastanesi'nde görev yapan sevgili psikoloğumuz oldukça renkli bir kişilik. Eminim ki enerjisi ve aurası ile birleşen bilgi birikimi, sizden biri olup hayatın tam da merkezinde birisi olarak hepimizin ruh, düşünce dünyasında katkı sağlayıp bir yol açacaktır diye düşünüyorum

Kendisinin ayrıca harikulade sesi ve yorumuyla aktif bir O Ses Türkiye yarışmacısı olması, KızlarSoruyor'da bir milat olup gök kuşağı tadında renkler katacaktır. Doğrusu bunu bilmek heyecan verici. Sevgili psikoloğumuz Oğuzhan beyin O Ses Türkiye macerasına yazımın sonunda olağanüstü bir geçiş yapacağımı bilmenizi isterim. :)
Artık bizimde bir psikologumuz var. Kendisi zaman zaman belirlediğimiz bir konu üzerine üyelerimizin sorularına yanıtlar verip bir nebze hayatlarına dokunacak.
Konumuz: Kadın Erkek ilişkilerinde içinden çıkamadığımız durumlar ve çözüm yolları. Biricik üyelerimizden muhteşem sorular ve harikulade yanıtlar.
Haydı başlayalım o zaman :)
KızlarSoruyor'un ABD menşeli kıymetli üyesi Yaman beyin kadın erkek ilişkilerine dair hassas sorusu beyin yaktı.

Oğuzhan Cevizci'yi henüz yolun başında zorlu süreçler beklediği aşikar. Bu onun mesleği, zorlanmak ne demek diye düşünülse de kendi adıma, bizim sitemizin gözünü budaktan sakınmayan cesur soruları ile kendilerini her daim fark ettiren kıymetli üyeleri, aydınlanma yolunda fazlası ile veri bırakacaktır. İşte bu cesur, gözünü budaktan sakınmayan üyelerimizden biri de KizlarSoruyor NewYork temsilcisi Yaman bey sorarken bana bile fırça attığı sorusu. Düzeltme yapmıştım. "Lütfen Funda hanım. Soruyu değiştirmeyin. Aynen sorun" dedi. Sustum :) İşte o soru ile başlayalım.

Oğuzhan bey öncelikle teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Bundan böyle zaman zaman sizinle birlikte çok önemli insana ve hayata dair konuları konuşacak üyelerimizi sorularına yanıtlar vereceğiz. Renkli kişiliğiniz, enerjiniz ve mesleki birikiminizle güzel günler bizi bekler diyerek Yaman Bey'in sorusuyla başlayalım diyorum.
Oğuzhan CEVİZCİ;
Ben de teşekkür ediyorum. KizlarSoruyor üyeleriyle olmaktan ben de son derece mutluyum.
@yamanyıldırım
İlişkiye ilk başlarken yaşanan heyecan, anlayış evlilikle birlikte neden şekil değiştiriyor? Bunun nedeni, kişilik çatışmaları mı, yoksa evliliğin kadın ile erkek arasındaki bir ilişki türü değil de, ilişkinin finalini, ilişkinin gelmesi gereken son noktası olarak görülmesi midir?

Oğuzhan CEVİZCİ;
İnsanlar ilişkiye başladıkları zaman muhteşem bir heyecan hissediyorlar. Şöyle örnek vereyim. Gitar kursuna giden bir çocuk çalışıp çok iyi bir noktaya geliyor. Hocası diyor ki 'Artık sahneye çıkabilirsin' o sahne çocuk için muhteşem bir heyecandır. Çok güzel şekilde hazırlanır, saçını yapar, yeni kıyafetler alır ve günü geldiğinde sahneye çıkar. Çok büyük heyecan duyar. Haz duyar. Çünkü daha önce yaşamadığı, tatmadığı bir şey. Vücut buna alışkın değil. Yaşadığı muhteşem duygu bu yüzdendir. Daha sonra da sahneye çıksa da o ilk heyecan gibi olmaz. Aslında söylemek istediğim şu; sahneye birinci kez çıkan kişi ile 100.kez çıkan kişinin heyecanı aynı olmaz.
"İlişkilerde bir noktadan sonra yaşanacak heyecan kalmaz."

Oğuzhan CEVİZCİ;
Evlilikten önce çok güzel bir flörtünüz vardı ama evlilikten sonra aynısı devam etmiyor. Çünkü yaşayacağın bir ilk kalmadı ki. cinselliği yaşadın, güzel bir flört ve flörtün içinde büyük hediyeleri, büyük kavgaları hatta özür dilemeyi flörtte yaşadın, en heyecanlı duyguları da yaşadın. İlklerin bitti. Tekrardan yaşadığın duyguları kavgaları, özürleri, affetmeyi ve affedilmeyi, onun uğruna bir şeyler yapabilmeyi daha önce yaşadığın için vücut şunu söylüyor. 'Aman, nasıl olsa yaşadım. boş ver, bırak.' Artık bu noktaya geliyor ve evlilikler çekilmez bir hal alıyor.
"Yeni heyecanlar için yeni ilklere ihtiyaç vardır"

Oğuzhan CEVİZCİ;
Ancak yeni doğan bir çocuk heyecan katabiliyor. Çünkü çocuğun ilkleri hiç bitmez. İlk yürümesi, ilk anne, baba demesi, ilk okula gitmesi gibi hayatınıza yeni katacağınız ilkler aynı heyecanı yaşamanı sağlayabilir. Yaman Bey Amerika'da yaşadığı için Türkiye'de ve başka ülkelerde durum aynı mı merak etmiş sanırım. Kendisine şunu söyleyebilirim. İlişkiye ilk başlarken yaşanan heyecan, anlayış evlilikle birlikte neden şekil değiştirmesi ülkelerle değil kişilikle alakalı. Kişilerinde büyüdüğü aile ve yetiştiği kültürle ilintili. Hepsi bir bütünün parçaları aslında.
"Erkekler zor kadınları neden az tercih eder. Çünkü insanoğlu her zaman kolayı tercih eder."

@HarLeyQuenn
22 yaşındayım ve bugüne kadar hiç aşık olmadım.Bu bir psikolojik sorun mu? Etrafımdakiler zor biri olduğumu söylüyorlar.Hiç aşık olmamam bir sorun mu? Erkekler zor kadınları daha az tercih ediyor?
Oğuzhan CEVİZCİ;
Genç arkadaşımın ikinci sorusundan başlayayım. Erkekler zor kadınları neden az tercih eder. Çünkü insanoğlu her zaman kolayı tercih eder. Ben zoru tercih edeni çok az gördüm. Hani bir söz vardır. 'Bana balık vermek balık tutmayı öğret'. Erkekler balık tutmak şöyle dursun gidip hazır olanı tercih ederler. Uğraşmak istemezler. İlk soruya gelirsek de aşık olamamak bir sorun değil, beceriksizliktir. Çünkü etrafında son zamanlarda, çok fazla aldatılma, çok fazla güven sorunuyla ilgili yaşanmış olay vardır. Ya da birine ait olma, birilerinin sorumluluğunu almayı benimse yememişsindir. Duygusal bir şey değil yani.
Üyemizin can alıcı sorusu: "İlişkilerde karşı tarafla her şeyimizi paylaşmalı mıyız?"

@üçgenkafa
İlişkide her şeyimizi en ince noktamıza kadar karşımızdakine açmalı mıyız? Her şeyi paylaşmalı mıyız? Yoksa belli bir sınır koymalı mı?
Oğuzhan CEVİZCİ;
Aslında bu kişisel bir durum. Kişisel cevap verilebilir. Çünkü kişiye göre değişir. Partnerine dersin ki, ''Bana her şeyini anlat, bilmek istiyorum. Borcunu anlat, aileni anlat, eski ilişkilerini, varsa hastalığını anlat. Sana öyle yardımcı olayım.'' Karakterini bildikten sonra sorun yok. Anlatabilirsin. ancak bilmiyorsan bunu sürekli başına da kalkabilir. Bu yüzden kişiye bağlıdır. Ve kişi kendi karar vermelidir bu durumda. Benim kişisel fikrim ise her şey en baştan söylenmeli.
"Kendi istemedikten sonra kimseyi değiştiremezsin. Değişmez."

İlişkilerde veya evlilikte 'Nasıl olsa ben onu değiştiririm' düşüncesi doğru mu?. Bir insan diğer bir insanı ne kadar değiştirebilir? Neden insanlar birbirini olduğu gibi kabul etmez? diye sormuş. Ben de şöyle tamamlayayım soruyu. Bir insan diğer bir insanı değiştirebilir mi?
Oğuzhan CEVİZCİ;
O zaman ilk cümlem şöyle olsun. 'Can çıkar, huy çıkmaz' değiştiremezsiniz, kabul edin. Siz bir insanı değiştiremezsiniz. O isterse değişir. Şöyle anlatayım. Mesela ben değişmeyi çok istemeyen biriyim ama karşıma öyle mükemmel biri çıkıyor ki, o kadar çok sevdirdi ki kendini, o kadar iyi biri ki. Kendime dönüp 'Ben onun için değişeceğim' derim. Hiç bir şey yapmadan ben değişiyorum zaten. Değiştirmeye çabalamayın. Sadece ilişkinizi güzel yaşamaya bakın. Zaten karşınızdaki kaliteli ve karakterli biriyse siz söylemeden değişmeye başlayacaktır. Belki şöyle olabilir. Benim her zaman söylediğim bir şey vardır. Bir insanı değiştiremezsiniz ancak ona yeni özellikler ve farklılıklar ekleyebilirsiniz.
O Ses Türkiye yarışmacısı bir psikoloğumuz var
Sorularımız ve aydınlatıcı yanıtlardan sonra gelelim O Ses Türkiye macerasına. Biz Oğuzhan bey ile 3 haftadır iletişimdeyiz ve işlerinin yoğunluğu sebebiyle söyleşiyi zamana yaydık.
Bu arada kendisini O Ses Türkiye çekimlerine çağrıldı ve performansını sergiledi. Geçen pazar akşamı da performansı ekranlarda yayınlandı. Oldukça etkileyiciydi. Görülmeye değerdi. :)
O Ses Türkiye'de unutulmaz anlar: Murat Boz ve Seda Sayan onun için kıyasıya yarıştı
Neye niyet neye kısmet dedikleri bu olsa gerek. KizlarSoruyor üyelerimize bir farklılık katmak adına aramıza katılan sevgili psikologumuz, tam da bu dönemde çok sevilen, reyting rekorları kıran bir ses yarışmasının da baş kahramanı oluveriyor. Ne diyelim. Ayağımız uğurludur..:)
Seda Sayan'ın ekibinde olan Oğuzhan Cevizci'yi sonuna kadar destek. Tam destek.
Sadece bizim psikologumuz olduğu için değil, harikulade bir ses ve yoruma sahip olduğu için.
Müziksiz bir yaşam bir hata olurdu... Nietzsche
Sevgiyle kalın.. :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar