Hani bazı insanlar vardır. Onun gözlerinden, yüzünden, mimiklerinden ve size verdiği enerjiden ne kadar iyi bir insan olduğunu bilirsiniz, hissedersiniz. Bunu anlamak için öyle çok büyük yaşanmışlıklara da ihtiyaç olmaz. Ve bunu hangi mesleği yaptığı, ekonomik, sosyokültürel yapısını göz önüne almaksızın hissedersiniz. İşte bugün tam da bu duyguları yaşatan, naçizane hayat görüşüme göre 'İyi insan' tanımının karşılığı olan, aynı zamanda tüm bunların yanında Türkiye'nin en önemli ve değerli mimarlarından biri ile söyleşimiz olacak.
Bugün KizlarSoruyor'da Kanal D başta olmak üzere büyük televizyon kanallarında yaptığı programlarla fırtınalar estiren ve mimarlık mesleğini daha çok sevdiren. Yuvaya çevirdiği evlerin bireylerinin hayallerini gerçekleştiren ve en az onlar kadar mutlu olan, sihirli dokunuşların sahibi, harika bir insan, harika bir mimar var.
Bugün KizlarSoruyor'da 'O' var. :)
Mimar Selim Yuhay. Nam-ı diğer Mimar Selim bey

Sevgili Selim bey öncelikle KizlarSoruyor'a hoş geldiniz demek istiyorum. Sizi burada görmekten inanılmaz mutluyum. Size soracak çok sorum var. Ancak isterseniz sizi tanımakla başlayalım. Mimar Selim Yuhay kimdir acaba?
Hoş bulduk Funda hanım, Çok teşekkür ederim. İstanbul’da 23 Mayıs 1972 tarihinde doğdum.Yıldız Teknik Üniversitesinde Mimarlık fakültesinde mimarlık bölümünü 1994 yılında mezun olarak bitirdim. Kendi ofisimi açtıktan sonra yurt içi ve yurt dışı projeler yürüttüm. Toplum geneline bilgi paylaşmak en büyük hayalim ve mutluluğum olduğu için 2006'da ilk defa Digitürk digital platformunda interaktif diyebileceğimiz soru-cevap şeklinde bir 8 dakikalık tv programı yaptım.

Yaklaşık 100 programın ardından ‘Kanaltürk’ kanalında 13 bölümlük farklı bir dekorasyon programına imza attım. 2012 yılında Kanal D‘ den gelen teklif üzerine tv programı ‘Evim şahane’ nin Mimar ve sunuculuğunu üstlendim. 2016 yılına kadar programda çok güzel işler yaptığımızı düşüyorum. Yanında pek çok sosyal sorumluluk projelerine de ekibimle imza attık. Talepler çok fazla olduğu için Tv 8’de 2016 yılında ‘Güle güle oturun’ programına tekrar başladık.
"Beni tanımlayan belki de en kısa söz ‘her şeyin hayatta paylaşarak daha güzel olduğunu bilmek’ diyebiliriz."

Bunların yanı sıra kendi mimarlık şirketim projelere devam ederken, sosyal medya üzerinden ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya, onlarla özel anılar paylaşmaya devam ettik. Beni tanımlayan belki de en kısa söz ‘her şeyin hayatta paylaşarak daha güzel olduğunu bilmek’ diyebiliriz. Bu düşüncem önceliğinde halen sosyal medya da gerek görsel videolarla, gerekse ‘Psiko-Mekan’ adı altında hazırladığım kitabım ve avm’ler için özel geliştirdiğim ‘SELİM YUHAY HOME’ adındaki yeni mağaza dekorasyon konseptimle hizmet vermeye devam ediyorum.

Sevgili Selim bey Mimarlık çok özel ve ince bir meslek grubudur her zaman. Ama sizin sözlerinizle mimarlık nedir ve mimar ne yapar?
Kısaca mimarlar, canlıların yaşayacağı mekanları tasarlar. Ama benim bakış açımla farklı bir şekilde bu soruyu cevapladığım da cevabım mekanların benim ismini verdiğim ‘Psiko-mekan’ düşüncesi ile kişiye göre tasarlanmasıdır’ diye özetleyebilirim. Psiko-mekan aslında kişiyi iyi tanımak ve o kişiyi psikoloji olarak en iyi hissedebileceği mekanı tasarlamak demek. Belki de bu yüzden çok tercih ediliyor olabiliriz.
"Ego sahibi bir mimar olmanın değil, kalplere dokunan bir mimar olmanın daha önemli olduğunu gençlere aşılayabilmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum"

Birçok insan mimarlığı sizinle tanıdı ve sevdi. Birçok genç sayenizde üniversitede bu bölümü tercih ettiler. Çünkü siz televizyon ekranlarında öyle bir fırtına estirdiniz ki gündüz kuşağında çok fazla kalbe dokundunuz. Benim üniversite ilk yıllarıma denk geliyor o program. Ders çalışırken sizi izleyerek kaçamak yaptığım dönemlerdi. O günleri anlatır mısınız biraz. Televizyon teklifi ilk nasıl geldi. Fikir kimden çıktı. Format yerli bir format mıydı?
Formatımız yerli bir formattır. Aslında tam format demek belki de yanlış olur. Bence tv programı demek yeterli. Ama benim için gerçek bir yaşam biçimi diyebiliriz. Çünkü benim diğer bir mutluluğum da, ‘gençlerimize örnek olmuş olmak’ Seminer için davet edildiğim Okullar ve Üniversitelerdeki gençlerimiz bu düşüncelerini dile getirdiklerin de hem gururlanıyorum, hem de bir yandan ego sahibi bir mimar olmanın değil, kalplere dokunan bir mimar olmanın daha önemli olduğunu gençlere aşılayabilmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Ve bu mesleğin önceliğinin insan duyularına hitap edilmesi önceliğini aşılamak için daha çok gençle tanışmaya devam edeceğim.

Sevgili Selim bey birçok evi insanların hayallerindeki eve çevirdiniz. Amma velakin insanoğlunu ne yapsanız memnun olmaz bir nefse sahip ne yazık ki. Kamera arkasında neler yaşanıyordu? Memnun olmayan veya farklı yaklaşımlar gösteren aileler oldu mu hiç?
Toplamda binin üzerinde ev yaptık, ciddi büyük sorunlar teşkil eden memnuniyetsizlik belirtisi görmedik. Ama istekler bitmez ve hızlı çalışma temposu içinde beklenmeyen durumlar oluşabilir. Biz sonuçta sponsorlarla beraber ilerlediğimiz için elimizdeki kısıtlı malzeme, kısa süre ve belirli bir bütçe ile ilerlemek durumundaydık. Buna rağmen ortalama belki 5 evde ufak sorunlar yaşanmıştır. Bunlar da genelinde televizyon alınmadığı, ufak tefek mobilya çizikleri ve raf eksikleri gibi konulardan oluştuğunu söyleyebilirim.
"Bugüne kadar hiç yayınlanmamış bir bölümümüz var. Hem de hiç yayınlanmayacak ve benim de hayatım boyunca hiç unutmayacağım ‘Bir Çocuk odası’ var."

Pek çok program çekmiş sinizdir ancak benim aklımda kalan iki tanesi var ki hiç unutmuyorum Selim bey. Bir tanesi genç bir mimar hanımdı. Siz evini harika bir şekilde dizayn ettiniz ve o son görme sahnesine gelindi. Yüzündeki o kıskançlık dolu memnuniyetsizliğe bizzat şahit oldum. Siz çok sabırlısınız gerçekten. :) Diğer bir aile de hiç unutmuyorum. Erzurumlu idi. Kalabalık ve çok sayıda genç bireyin olduğu bir aileydi. Bu ailede kızlar banyoda sohbet ediyorlarmış. Hatırladınız mı bilmem. Ev genelde kalabalık olduğu için banyoya gider toplanırlar orada sohbet ederlermiş. Ve sizde o banyoyu gerçekten şahane bir yere dönüştürüp hem oda hem banyo konsepti oluşturmuştunuz. Çok samimi bir mutluluk yaşamışlardı. Peki sizin unutamadığınız, ilginç anılarınız oldu mu?
Bugüne kadar hiç yayınlanmamış bir bölümümüz var. Hem de hiç yayınlanmayacak ve benim de hayatım boyunca hiç unutmayacağım ‘Bir Çocuk odası’ var. İlik nakli yapıldıktan sonra hastaneden çıktığında ona sürpriz olarak teslim edeceğimiz sarı-kırmızı renklere boyadığımız bir çocuk odası… Maalesef teslim edeceğimiz gün vefat haberini alıp, odayı teslim etmek yerine cenazesine gittiğim bir çocuk odası… Ve babasının cenazede ‘Selim Bey, biz oğlumuza odasını teslim ettik. Hakkınızı Helal edin’ dediği, değerli rahmetli oğlumuzun çocuk odasını unutamam.
"Youtube kanalım ‘Mimar Selim Bey’ de farklı ve özel hayatlara dokunmak için hazırlıklarımızı Net D ile beraber neredeyse tamamladık."

Selim Yuhay ve birlikte program yaptığı Nergis Kumbasar
Şu an neler yapıyorsunuz?
Sosyal sorumluluk projelerimize, digital ortamda devam ediyorum. Youtube kanalım ‘Mimar Selim Bey’de farklı ve özel hayatlara dokunmak için hazırlıklarımızı Net D ile beraber neredeyse tamamladık. 2019'da youtuber dostlarımızın da katkılarıyla özel projelere imza atacağız. Yeni açtığım mimari ve iç mimari ile ilgili danışmanlık verdiğim, benim seçimlerinden oluşan dekorasyon ürünlerini alacağınız ‘SELİM YUHAY HOME’ fuşya renkli akasya ağacının bulunduğu sokak konseptli mağazamızda çalışmaya devam ediyoruz.

Evlere ücreti karşılığında gidilip özel günleriniz veya yaşamınızı daha kaliteli hale getirmek amaçlı benim ve ekibimin tecrübesinden faydalanabileceksiniz. Yeni yerleşim, styling ve konseptleri sizin eşyalarınız ve gerekli gördüğümüz ek ürünlerle evinizde çözümleyeceğiz. Mağazamıza da ayrıca ☺ Bütün okuyucularınızı bekliyorum... İstanbul Bayrampaşa da Akvaryum Mobilyacılar Çarşısı’nın 3.katında…
"Hep aynı amatör ruhla acaba tepkileri ne olacak diye bekliyorum. Ardından, işte hepimizin beklediği o an geliyor. 3.. 2… 1…"
Sevgili Selim bey başta da belirttiği gibi sizin yüzünüze bakınca bir samimiyet, bir güven ve sizi anlayan bir insan hissiyatı doğuyor. Eminim ki zaten öyle insansınız. Aksini hayal bile edemiyorum. :) Hayata bakışınız nedir? İnsanları mutlu etmek sizi daha duygusal yaptı mı? Son olarak da sevgili KizlarSoruyor üyelerine bir tavsiyeniz, mesajınız olur mu?
İlk defa gördüğüm ve tanıştığım aileleri önce kendi tecrübelerime dayanarak, kategorize ettiğim bir bakış açısıyla yaşam ve paylaşımları hakkında empati kurup varsayımlar da bulunuyorum. Devamında zaten artık kendimi onlarla yaşamış, hatıralarını paylaşmış buluyorum. O andan itibaren duygularına cevap vereceğine inandığım renkler, objeler ve bakış açıları ile yaşadıkları yerleri dizayn ediyorum. Ve hep aynı amatör ruhla acaba tepkileri ne olacak diye bekliyorum. Ardından, işte hepimizin beklediği o an geliyor. 3.. 2… 1…
"Duygusallığımın artmış olması beni içsel olarak yıpratırken, bir yandan da gerçekten hisseden bir insan olmanın eşsiz duygularını yaşıyorum."

Beşiktaş'ın eski futbolcusu Pascal Nouma ve Tuğba Özay, Selim bey ile birlikte bir küçük çocuğun hayalini gerçekleştirdi
Bu sayede her ailenin acı tatlı anılarını paylaşırken, onlarla gülüp onlarla ağlıyoruz. Duygusallığımın artmış olması beni içsel olarak yıpratırken, bir yandan da gerçekten hisseden bir insan olmanın eşsiz duygularını yaşıyorum.
KizlarSoruyor üyelerine Selim beyin tavsiyesi..
Tavsiyem başkaları sizi beğenecek diye şekilci olmadan, kendi özelinize ulaşarak duygularınızı zamanında ifade ederek anı anın da yaşamaları olacaktır. Ertelenen çoğu şey kaçırılmış anılar ve iyi ya da kötü tecrübelerdir. Kendimize saygımızı yitirmeden hissederek yaşamaya devam…


Sevgiyle.. :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar