Öncelikle herkese selamlar.. ^^
Ben daha önceleri hipokondriyazis yani halk dilinde hastalık hastalığının gerçekten varlığına inanmayanlardandım. Sadece halk dilinde dolaşan bir deyim olduğunu düşünürdüm.
Başta annem olmak üzere çevremdeki herkes bana 'hastalık hastası' desede ben kendimde ciddi hastalıkların var olduğuna öyle inanmıştımki herkese ölümden bahseder hale geldim. Kardiyoloji, nöroloji, üroloji, genel cerrahi, jinekoloji, dahiliye, gastroloji, dahiliye endokrin, (saymadığım, unuttuğum olabilir) hatta diyetisyene bile gittim..
Bu süreç içinde gerçekten olan tek hastalığımın midemle alakalı olduğu da bir gerçek. Ama onun temeli de yine paikolojiye dayanıyormuş. Her gittiğim doktor bana psikoloğa görün desede ben kendimde ciddi rahatsızlıklar olduğuna o kadar inanıyordum ki doktorlarla ilgilenmiyorlar diye kavga edecek pozisyona gelmiştim. Uykularım düzensizleşti. Günün en az 13-15 saati uyur duruma geldim ve hiç bir iş yapmadan yatıyordum sürekli. Tek bildiğim çok hasta(!) olduğumdu. şu an annemin çabalarıyla psikoloğa gidiyorum ve mayısta gireceğim beyin MR'ının sonucunu biraz korkarak, biraz gülerek bekliyorum.. ^^

HİPOKONDRİYAZİS kişinin vücut semptomlarını yanlış yorumlamasına bağlı olarak gelişen ciddi bir hastalığı taşıdığı ya da yakalanacağı korkusudur. Yeterli tıbbi değerlendirmenin yapılmasına ve doktorların güvence vermesine rağmen doktorlara karşı bir güvensizlik oluşur. Ve bu düşüncelerden kısa süre rahatlayıp kurtulsada, devamı gelir...
Kişi öksürme, hapşurma, terleme, kalp atışları, kabızlık gibi durumları ciddi bir hastalığın belirtisi olarak kabul ederek doktor doktor gezer ve hatta bu uğurda deyim yerindeyse servet bile harcar. Hasta hastalıkların belirtilerine hakimdir ve en ufak semptomda kendini hasta olduğuna iinandırır. Göğüs bölgesindeki bir kas spazmına kalp krizi geçirdiği düşüncesine kapılabilir ya da bağırsaklardaki gaz sancısı ciddi bir rahatsızlığı aklına getirir.

Hasta sürekli tıbbi yayınları takip eder ve hatta hastalık belirtileri konusunda doktorla yarışa girebilecek konuma gelebilir. Kişi sık sık sevk almaya, check-up, MR yaptırmaya çalışır.

Hipokondriyaziste depresyon da oldukça sık görülür ve aynı zamanda depresyona bağlı belirtiler olan uyku hali, yorgunluk, isteksizlik kişinin kendini daha çok hasta olduğuna inandırmasına sebep olur.

Yeterli inceleme yapılırsa hastalık hastası kişilerin bedensel uğraşlarının öncesinde ağır travmalarının ya da büyük sorumluluk yüklenmelerinin olduğu görülür. Ailevi ya da diğer sorunlarla çok meşgul olan kişiler bir süre sonra kendi vücutlarıyla ilgilenmeye başlar.

Toplum ve aile içinde bu hastalar evhamlı olarak tanımlanır ve hasta olmadıkları defalarca söylense de kişi kabul etmez. Ve bir süre sonra hastadan bıkmaya başlar. Bu durum hastayı daha çok içine kapanmaya iter ve hastalığın boyutu ciddileşir. Ağır depresyonlarda kaçınılmaz olur.
Çevrenizde hipokondriyazis olduğunu düşündüğünüz birisi varsa onu bir psikoloğa gitmesi konusunda ikna etmeye çalışın...

Sağlıklı ve güzel günler dilerim.. ^^
-FTB-
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar