Sense8 İnceleme: Sen Senden Çok Daha Fazlasısın!

Sense8 İnceleme: Sen Senden Çok Daha Fazlasısın!

2 sezonunu 2 günümün gecesini gündüzüne sığdırarak, biraz da içim kan ağlayarak bitirdiğim ve günlerdir her yerde lafını yaptığım Sense8 incelememle karşınızdayım. Bitişiyle beraber hayat damarlarımdan biri kopmuş gibi hissettiğim, kendimden çok fazla şey bulduğum, bir şekilde bağ kurduğum ve çok güzel mesajlar taşıyan gelmiş geçmiş en iyi yapımlardan biri. Lafı fazla uzatmadan anlatmaya başlayayım.

Kuş bakışıyla Sense8’i tanıyalım

Sense8 İnceleme: Sen Senden Çok Daha Fazlasısın!

2015-2018 yılları arasında yayınlanan, IMDb‘den 8.4 puan alan ve çokça konuşulan 2 sezonluk orijinal Netflix dizisi. Senarist ve yönetmen koltuğunda Matrix serisiyle tanıdığımız Wachowski kardeşler var. Dizinin çekimi için 13 ülkenin 16 farklı şehrinde çekim yapılıyor, jenerik kısmında kullanılan görseller özel olarak seçilip çekilmiş. Kullanılan müzikler sahnenin hissiyatını ve özellikle adrenalin dolu anları size olduğu gibi geçiriyor.

Özellikle vurgulamak istediğim bir nokta var ki; Nairobi sahnesinin gerçekten Nairobi’de, Chicago sahnesinin de gerçekten Chicago’da çekiliyor olması. Yani oyuncular sürekli seyahat halinde, bir nevi “Paris’te kahvaltı yapıp, akşam Milano’da alışveriş yapmak” durumu. Onur yürüyüşü sahnesi bile gerçek onur yürüyüşünde çekilmiş mesela, kurgu değil. Bu da demek oluyor ki 7 farklı ülkede 8 farklı set ortamı ve çok yüksek maliyet.. Zaten dizinin final yapma sebebi de yüksek bütçesi. Paraları yetmemiş yani.

Sense8 İnceleme: Sen Senden Çok Daha Fazlasısın!

Ama buradan Netflix’in sahibine demek istediğim bir şey var:

“Ey Reed Hastings! Sen ki, “tek rakibim uyku” diyebilecek vizyondaki adamsın. Onca boş yapıma bütçe ayırıyorsun da böylesine sürükleyici ve önemli mesajlar taşıyan farklı bir yapımı nasıl bütçe yetmiyor diye final yaptırırsın yahu?!” (Umarım Türkçe biliyordur ve bu yazdığımı okur.)

Konuya gelecek olursak...

Sense8 İnceleme: Sen Senden Çok Daha Fazlasısın!

7 farklı ülkeden 8 farklı şehirde yaşayan 8 karakterin birbirlerine telepatik olarak bağlı olmasını ve buna istinaden gelişen süreçleri anlatıyor. Birbirlerine duyu yoluyla bağlı olan bu insan türüne “duyusal” deniyor.

Peki nedir bu duyusal?

Sense8 İnceleme: Sen Senden Çok Daha Fazlasısın!

Duygusallar küme olarak doğarlar ve her küme kendi içinde birbirlerine bağlıdır. Yani bir kümedeki tüm insanlar aynı gün, aynı saate doğan insanlar ama birbirlerinden tamamen farklılar. Ancak aralarındaki bağ sebebiyle birbirlerinin duyduklarını duyabilir, gördüklerini görebilir, onları ziyarete gidebilir ve canları yandığında aynı acıyı hissedebilirler.

Sense8 İnceleme: Sen Senden Çok Daha Fazlasısın!

Olay sadece bunla da sınırlı değil, kümelerinde Hintçe bilen biri varsa o kişi kendi bilmese dahi Hintçe konuşabilir, araba kullanmayı bilmiyorsa bilen kişi sayesinde araba kullanabilir, refleksleri zayıfsa refleksleri kuvvetli olan kişinin ona bağlanması ile refleksleri kuvvetli olabilir. Yani birbirlerinin yeteneklerini kullanabiliyorlar. Ama bunu ekrana öyle güzel aktarıyorlar ki, dizi basit bir bilim-kurgu olmaktan çıkıyor. Dışarıdan bakıldığında dövüşen kişi aynı kişi olsa da, aslında kamera olayı size duyusal gözüyle gösterdiğinde dövüşen kişinin kümesindeki bir başka kişi olduğunu görüyorsunuz. İşte ziyaret edebilme özelliği böyle durumlarda mükemmel işliyor. Birbirlerinin yardımına koşabiliyorlar. Zaten basit bir bilim-kurgu da değil. Aksiyondan romantizme, dramdan komediye her türlü sahne yoğun bir biçimde işlenmiş.

“I am We!” de ne ola ki?

Bu sahne çok havalı mesela. :D
Bu sahne çok havalı mesela. :D

Dizide işlenen ana tema “I am we” yani birlik. Dizide siyahisinden beyazına, Kore’lisinden Hint’ine, Lgbt bireylerinden heteroseksüele, ünlüsünden memuruna, soyguncusuna her türlü insan türüne yer verilmiş. Aynı küme içinde yer alan ve birbirlerinden tamamen farklı renge, kültüre, karaktere, yaşama sahip olan duyusalların aralarındaki inanılmaz bağ gerçekten tüylerinizi diken diken ediyor. Hiçbir ayrım olmaksızın her biri birbirinin arkasını kolluyor, üstelik daha tanışmış bile değilken. İnsanların farklılıklara saygı duyması gerektiği, toplumda sizi rahatsız eden tüm kümelerin bir şekilde kabul edilmesi gerektiği, ancak bu şekilde ilerlenilebileceği; çünkü toplumdaki tüm farklıların diğer insanların eksik kalan yanlarını tamamlayıcı ve çıkarılan işteki sonucun eksiksiz, mükemmel olmasını sağlayıcı olduğu, özetle: insanların farklılıklarının ayırıcı değil birleştirici bir faktör olduğu suratınıza adeta bir tokat gibi vuruluyor!

Sense8 İnceleme: Sen Senden Çok Daha Fazlasısın!

Ayrıca birlik teması işlenirken 8 karakterin hayatı da son derece yoğun bir şekilde aktarılıyor. Bu da diziyi dolu dolu bir dizi kılıyor. Hikaye işlenirken tüm ana karakterleri tanıyorsunuz, ancak sıradan bir dizide ana karakter en fazla 2-3 kişi olacağından asıl olay 1. - 2’inci, bölümde karşınıza çıksa da bu dizide ana karakterler fazla olduğundan ve her birini net bir şekilde tanımanız gerektiğinden dizinin asıl sürükleyici olay örgüsüne giriş için bir 3 bölüm kadar dişinizi sıkarak izlemeniz şart.

Ben ilk 1-2 bölümde olayları tam kavrayamamıştım açıkçası, çünkü tamamen yabancı olduğunuz ve yüksek ihtimal ilk defa izleyeceğiniz bir konu. Trailer falan da izlememiştim. Ama gariptir ki, alakaları kuramasam dahi izlerken keyif alıyordum. Yani dizi bir şekilde sizi götürüyor ama siz izleyemem zannetseniz de lütfen sabredin, birkaç bölüm sonra dizi sizi alıp götürecek…

Sistem eleştirisi muh-te-şem!

Sense8 İnceleme: Sen Senden Çok Daha Fazlasısın!

Kenya’daki yolsuzluk ve yoksulluklar, Hindistan’ın bağnaz inançları ve insanların inanç uğruna yaptıkları canilikleri, sırf LGBT bireyi diye ünlü bir oyuncunun Meksika gibi gelişmekte olan bir ülkede bile linç edilmesi, Amerika’nın siyahilere yaptıkları ayrıştırma politikası ve çete üyesi diye çocuklarını tedavi dahi etmemesi, para ve itibar için aile fertlerinin hiçe sayılması, zarar etmemek için hatalı üretilen ya da bozulan ilaçların “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığıyla fakir ülkelere ihraç edilmesi ve daha pek çok eleştiriyi görüyorsunuz. Yapılmaması gereken ama yapılan ne varsa, insan ayrıştırma ve eziyete dayalı her bir gerçek “dan dan dan!” vuruluyor suratınıza. Bu yüzden de oldukça sert bir dizi olduğunu söyleyebilirim.

Tek kötü yanı: “Şu medenileşmek olayını sizce de biraz fazla abartmamış mısınız?”

Sense8 İnceleme: Sen Senden Çok Daha Fazlasısın!

Dizide beni tek rahatsız eden şey cinselliğin de diğer her konu gibi çok yoğun olmasıydı. Tamam, elbette bu tür sahneleri Türk dizilerinde de görüyoruz ama en azından üstü kapalı oluyor bu. Bu dizide her şey fazla açık. “Hayatın gerçekleri” mentalitesiyle tepki gösterecek olanlar açsın p•rno izlesin, dizi izliyoruz burada. 😆Dizide her konunun yoğun işlendiğini söylerken mübalağa yapmıyordum, bu tür şeyler her ne kadar ana temayla kıyaslanınca yan tema olarak kalsa da ana tema kadar gözünüze sokuluyor. Her türlü sahne açık açık gösteriliyor. Eşcinsel sahnelerden grup versiyonuna, normal sahnelere vs. Bu yüzden zırt pırt zaplama isteği uyandı bende. Tabii bu sizi rahatsız eder mi bilemem. 😁

Yanı sıra şiddet, kan olayı da fazlaca +18. Karakter ağzına silah sokup kendini öldürüyor, gözünüzün önünde palayla adamı kesiyor falan.. Bu yine tolere edilebilir tabii, ben etkilenmiyorum bunlardan ama etkilenecek olanlar varsa ne ile karşılaşacağını bilmesinde fayda var.

Sense8 İnceleme: Sen Senden Çok Daha Fazlasısın!

İzleyip izlemeyeceğinizi merak ediyorum çünkü Top listemin başında kendisi, yorumda belirtirseniz çok mutlu olurum. :)) Okuduğunuz için teşekkürler.

Sense8 İnceleme: Sen Senden Çok Daha Fazlasısın!
Cevapla