Sekiz Kişi, Bir Hayat: Sense8

İnsan hayatını konu alan diziler çok seviyorum. Dizinin hayata dair olması, fantastik ögelere sahip, vampirlerin, zombilerin ortalarda dolandığı dizilerden daha ilgi çekici bence. Gerçeklik payının olması hoşuma gidiyor diyebilirim.

İzlediğim dizilerin yeni sezonunu beklerken -ki bu tüm yabancı diziseverler için bir eziyettir- sosyal medyada Sense8'le karşılaştım. Konusu çok hoşuma gitti, aynı zamanda Türkiye'de de fazla popüler olmayıp, her ortamda muhabbetinin açılmaması benim için bir artıydı. -öldüren game of thrones muhabbetlerini anımsayalım.-

Diziyi birkaç ay önce bitirdim, şuanda da yeni sezonunu bekliyorum. Her güzel şeyi mahveden Netflix diziyi çıkacak son bölümle bitirme kararı almış. Bu yüzden bende dizinin hatrına, yabancı dizisever arkadaşlar için diziden bahsetmek istedim, başlayalım.

1- Dizide 8 farklı ülkeden, 8 insanın ruhsal ve zihinsel olarak aralarındaki bağlantı sonucu yaşadıklarını ve onları etkisiz hale getirmek isteyen bir örgüte karşı verdikleri yaşam mücadelesini izliyoruz.

Sekiz Kişi, Bir Hayat: Sense8

San Francisco, Meksiko, Chicago, Londra, Berlin, Nairobi, Mumbai ve Seul'de yaşayan bu 8 insan, telepati yoluyla birbirlerinin acılarını, mutluluklarını hissedebiliyor, aynı zamanda yeteneklerini de paylaşabiliyorlar. Her biri, birbirinden farklı meslekleri yapıyor ve farklı tarzlarda yaşantıları var. Dizinin her bölümünde, bu ülkelerden kesitler görebilmek mümkün. Dizinin en sevdiğim yönü de bu.

2- Dizi, Matrix'in yöneticileri Wachowski Kardeşler tarafından yönetiliyor.

Sekiz Kişi, Bir Hayat: Sense8

Dizinin kamera arkası kliplerini içeren kısa bir bölümü sayesinde dizide kullanılan çekim hilelerini, hiçbir masraftan kaçınmamış prodüksiyonu ve diziyi ortaya çıkartan büyük emeği daha iyi bir şekilde görebiliyoruz.

3- Dizi, sezon başı 108 milyon dolar bütçesiyle, Netflix'in en pahalı dizileri listesinde 3. sırada.

Sekiz Kişi, Bir Hayat: Sense8

Masraftan kaçınılmamış derken kastettiğim buydu. Çünkü her karakter farklı ülkeden ve çekimleri sürekli farklı ülkelerde yapıyorlar, bütçeyi bu kadar kabartan da bu olmalı.

4- Oyuncuların birçoğu, dizide temsil ettikleri yerlerde doğmuş.

Sekiz Kişi, Bir Hayat: Sense8

Bu gerçekten güzel bir ayrıntı. Dizide Alman Wolfgang'e hayat veren Max Riemelt de Alman ve ikisi de Berlin'de yaşıyor. Karakterin, oyuncuyla bütünleşmesi bu olsa gerek. Aynısı, çoğu karakter için de geçerli.

5- Dizi 'Cast'ı, yeni yüzlerden oluşmakta.

Sekiz Kişi, Bir Hayat: Sense8

Max Riemelt ve Bae Doona'yı saymazsak kalan karakterler filmlerde, dizilerde daha önce gördüğümüz ünlü oyunculardan değil. Fakat hepsinin oyunculukları gerçekten çok başarılı ve yapaylıktan oldukça uzak. Dizinin bir diğer sevdiğim yönü bu. Çoğu bölümde, oyuncuların yüzünde makyaj görmüyoruz bile. Hepsi sanki günlük hayatlarını yaşıyor ve etraflarında sadece birkaç kamera dönüyor.

Bu güzel diziyi hepinize tavsiye ederim.

Vakit ayırdığınız için teşekkürler.

Sekiz Kişi, Bir Hayat: Sense8
Cevapla