Psikopat Bir Aşığın Hikayesi: Berlin Sendromu

Aşk hakkında ne diyebiliriz? İnsanların birbirine duyduğu hayranlık, sevgi ve tüm pozitif duygular. Bu şekilde sınırlandırmak mümkün müdür? Kim bilir.. Peki aşk ne zaman aşktır? Aşkı aşk yapan nedir? Aşk ne zaman aşk olmaktan çıkar ve daha tuhaf başlıklar altında incelenir? Sevginin her çeşidi aşk mıdır?

2017 senesinde vizyona girmiş, kimi insanlar tarafından rahatsız edici bulunan, bir topluluğunda baya sevdiği Berlin Sendromu izleyicisine tam olarak bu soruları yöneltiyor. Başrollerinde Sense8'ten tanıdığımız Alamancı Wolfgang, Max Riemelt ve çok sevilen Teresa Palmer yer alan bu film, benim son zamanlarda izlediğim en güzel aşk filmi.

Modern zamanın aşklarına ilginç bir bakış açısıyla yaklaşan bu filmin konusundan bahsedelim biraz.

Psikopat Bir Aşığın Hikayesi: Berlin Sendromu

Clare, sırt çantasını takıp farklı ülkeleri dolaşan Avustralyalı bir fotoğrafçıdır. Tekdüze yaşantısından sıkılıp, farklı bir başlangıç arayışında olan Clare, Berlin gezisinde Andi isimli bir İngilizce öğretmeniyle tanışır. Aralarında yaşanan anlık bir çekimle birlikte, geceyi Andi'nin evinde geçen Clare, sabah uyandığında kendini Andi'nin apartman dairesinde kilitli bulur.

Duruma başta hiçbir anlam veremeyen Clare, sakin kalmaya çalışır. Bir kaç gün içerisinde, sadece beraber keyifli bir gün geçirmek istediği Andi'nin, onun gitmesine izin vermeyeceğini anlayacaktır.

Psikopat Bir Aşığın Hikayesi: Berlin Sendromu

Olay aslında tam olarak burada başlıyor. Kim haklı? Berlin seyahatine küçük bir hatıra katma uğruna Andi'yle beraber olan Clare mi, yoksa Clare'in tatlı tavırları sonucu ona aşık olup, Avustralya'ya dönmesine istemeyen, kendisiyle kalması için onu evine kilitleyen Andi mi?

Bir başka soru da bunun gerçekten bir aşk hikayesi olup olmadığı. Andi gerçekten bir aşık mı, yoksa takıntılı bir ruh hastası mı?

Film, soğuk ve karanlık atmosferi, ilginç konusu, Teresa'nın güzelliği ve Max'ın aşmış oyunculuğuyla birlikte kesinlikle izlemeniz gereken filmlerden.

Psikopat Bir Aşığın Hikayesi: Berlin Sendromu

Bu iki karakterin birinde, kendinize ait detaylar bulabilirseniz filmi daha bir keyifle izleyeceğinize eminim. Andi karakterini kendime çok benzettiğim -biraz daha sakini- için her iki karakterle de empati kurabilmem çok daha rahat oldu.

Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim :):

İyi seyirler.

Psikopat Bir Aşığın Hikayesi: Berlin Sendromu
Cevapla