Çağımızın Hastalığı: Aşırı Zayıflama Tutkunluğu ve Onun Berbat Sonuçları

Aşırı zayıflama tutkunluğu, yani tıbbi ismi ile Anoreksiya ile savaşmış bir kızım. Bunu söylemek gerçekten kolay gibi gözükse de, her söyleyişte gözünün önüne gelen o sancılı günler ile gözüktüğü kadar kolay değil.


Çağımızın Hastalığı: Aşırı Zayıflama Tutkunluğu ve Onun Berbat Sonuçları.


Bundan yaklaşık olarak bir- bir buçuk yıl önce başladı. Fen lisesinde son sınıftım ve sınava hazırlandığım için dershaneye de gidiyordum. Dershanede bir çocuğu gördüm ve gerçekten, gerçekten yakışıklıydı. O zamana kadar hiçbir zaman kendimi kilolu görmemiştim. 171 boyunda ve 68 kilo olmama rağmen daha da zayıf gözüküyordum zaten. İstediğim her kıyafette beden bulabiliyordum. Sonraları arkadaşım da o çocukla ilgilenmeye başladı. Arkadaşım gerçekten zayıf bir kızdı. Ne kadar yese de kilo almaz, hep 56 kilo olarak kalırdı. Boyu da benimle aynı olduğundan resmen tahta gibi bir şeydi.



Bana söyledikleriyle ilk başta çok ciddi olmayan bir şekilde diyete başladım. Ara sıra tatlı bile yerdim. Sınava da hazırlandığım için sporla ilgilenmeyip sadece beslenme ile kilo vermeye çalışıyordum. İlk hedefim 60 kilo iken, 60 kilo olunca bu yetmemeye başladı. Daha da hafiflemek istiyordum. Sonra ki hedefim 58 oldu ve bu zamanla düştü. 58,55,52,49. Bu düşüşe kendim dur diyemiyordum. Aylar geçtikçe çöküyordum ve bunu herkes fark ediyordu. Üstelik iradem ve hırsım o kadar büyüktü ki, önüme tepsi tepsi gelen böreklere, pastalara tepkisiz kalıyordum.


Ailem oldukça ilgili bir aile olduğundan, 60 kilonun altına düştüğümde beni uyarmaya başlamışlardı. Dediğim gibi, asla kilomu gösteren bir kız olmamıştım. Kilo verince o çocukla tanışacağıma o kadar çok inanmıştım ki, saniyelik yeme mutluluklarındansa bu daha önemli diye düşünüyordum. Tamı tamına 55 kiloya düştüğümde, ailem delirdi. Yemek çok çok az yiyordum ve bütün gün hareketliydim. Hava ne kadar soğuk olursa olsun dershaneye yürüyerek gidiyordum. Tartıdaki 100 gramlık artışta bile kendimi cezalandırıyordum.


Ağlayıp sızlanmalarıma karşılık vermeden bana düzgün yedirmeye başladılar. Tabi bu belli bir yere kadar sürdü. Tartıdaki 54.7 rakamı beni çıldırttı ve tekrar annem babam işteyken saçma sapan beslenmeye devam ettim. Göz kararmalarım had safhadaydı. Her akşam evde kilom konusu açılıyordu ve çirkinlemiştim. Gözlerim belermişti resmen. Belimdeki kemikler de ortadaydı. Ama ben bunu hiç fark edemedim. Kendimi daha da kilolu görüyordum.



49 kilo olduğumda dur deme noktasının geldiğini anladılar ve doktora sürüklediler. Regl de görmüyordum, resmen kendimi yemiştim. Sürekli "göbeğim şişti, bacaklarım kalın" gibi cümleler kuruyordum. Doktor tedavisiyle, bir yıllık bir süreçten sonra 9 kilo aldım ve 58 kiloya çıktım. Ancak şu an tekrar; 54.7 kiloyum. Hala zayıfım, üstelik hala şekilcinin önde gideniyim. Geçen yıl bu zamanlarda, neredeyse kendimi öldürüyordum. Hayatımdan bir yılı çalıp, üniversitede kayıp yaşıyordum ama bir şeylere tutundum. şu an tıp birinci sınıf öğrencisiyim. Üzücü olan şeyse; o çocuk beni hiç görmedi. Kilo vermeme rağmen, beni hiç görmedi.


Şimdi tartıdaki rakam benim için kabus gibi bir şey. Ancak halen daha düşünme yetim var. Boyuma göre zayıf sayılacak bir kiloda olduğumu biliyorum. Yağlı şeyler yediğimde ağlasam da, henüz daha aşağıya düşme gibi bir çabam yok. Yine de biliyorum ki; ne yaparsam yapayım bu hastalıktan tam olarak kurtulamayacağım. Her zaman kilolu olduğumu düşüneceğim, şu an da düşündüğüm gibi. Yediğim bir peynirin, balın kalorisini hesaplamaya devam edeceğim. Belki de; bu hastalık kendini tekrarlayacak ve tekrar aynı şeyleri yaşayacağım ama bu sefer şanslı olamayacağımı bilip kendimi frenlemeye çabalıyorum. Şuanda da yemek yemekten çekiniyorum ama ezici bakışlar altında yemeklerimi yiyorum.


Olay şu ki, eğer sağlığınızı etkileyen bir kilonuz yoksa lütfen saçma sapan diyetlere girişmeyin. Ben hayatımı veya hayatımın bir yılını kaybetmediğim için çok büyük bir şansa sahibim ama herkesin benim kadar şanslı olamadığını biliyorum. Eski sağlığım yerinde değil, depresyona meğilliyim ve ara sıra kilo vermek için çırpınıyorum. Bu süreçte yanımda olan tek kişi ailem oldu, bana fazla kilom olduğunu söyleyen kişilerse sadece bu sefer de zayıflığıma laf attılar. Sağlığınızın kıymetini bilin ve hayattaki güzelliklerden faydalanın.


Sağlıklı günler diliyorum...

Çağımızın Hastalığı: Aşırı Zayıflama Tutkunluğu ve Onun Berbat Sonuçları
Cevapla