Sanat gerçekten evrensel bir dil. İnsanların hangi kültürden, dilden ya da coğrafyadan geldikleri fark etmeksizin, bir tabloya bakarak ya da bir müziği dinleyerek aynı duyguları hissedebilmeleri sanatın evrenselliğini kanıtlıyor. Duyguların, düşüncelerin ya da yaşamın herhangi bir boyutunun sanata dökülmüş hali, kelimelere ihtiyaç duymadan insanları birbirine bağlıyor. Sanat, zaman ve mekân sınırlarını aşarak tüm insanlara hitap edebilir.
Kesinlikle öyle. Ama bakış açısına göre de değişir. Bir sanat eserine birden çok ve birbirinden farklı yorumlar gelebilir. Algı yapısı farklı olabilir. Tek ortak yön sanatın kisiyi ozgurlestirdigi
Tabii ki evrensel bir Mozart’ın senfonisini dinlerken alman da bazı hisler besleyebiliyor afkan da hisler besleyebiliyor çünkü dili yok çünkü sadece müzik
Sanat ne yazık ki evrensel değil çünkü sanatın ulaşamadığı yerler var. Sanat, herkesin anlayabileceği evrensel bir dil dersek daha doğru olur. Sanat yorumlanabilirdir ve herkes tarafından farklı anlamlara çıkabildiği gibi aynı anlamlar üzerinden de yorumlanabilir.
Sanatın ruhtan geldiği, diller ve renkler ne olursa olsun ruhların birbirini anlayabileceği düşüncesindeyim. Her sanat ruhun bir yansımasıdır. Ve sanat, yalnızca insana mahsus bir yetenek değildir.