Sanatçının düzene muhalif yönünden bahsetmiyorum, o zaten olmalı. Daha çok kişilik, yaşam tarzı ve alışkanlıklardan giderek soruyorum.
Bu kadar güzel eserler yaratan insanların özel'ine de anlam/erdem yükler, onları hayallerimizde "örnek vatandaş" suretinde idealize ederiz. Daha da ötesi, kendimizce misyonlar yükleriz. Ama işin aslı hiç öyle değil. Sanatçıların büyük kısmı, düşünselin yanı sıra, yaşayışlarıyla da toplumun değer yargılarından (normlarından) sapma gösteren insanlardır. Ayrıksı. Toplumun kurallarıyla (ahlak başta) örtüşme göstermeyen.. Baudelaire'deki madde bağımlılığı, Dostoyevski'nin kumarbazlığı, Woody Allen ve Polanski'deki pedofili, Rimbaud'daki eşcinsellik, karısını öldüren Althusser... gerçekten sayısız örnek var.
Hatta siyasi görüşünü uçlara taşıyanları da katabiliriz. Ezra Pound ve Hamsun'u faşist diye bir kenara mı itmeli? Bu -eserlerini gölgelemediği sürece- sanatlarının önüne mi geçmeli? Ama geçiyor.
Şöyle düşünmek gerekmez mi? İnsanlığa güzel eserler sunan bu kişiler, acılardan ya da "norm dışı"ndan beslenmeseler, acaba o eserleri yaratabilirler miydi yine? Yarattıklarıyla "farklarını" daha en başta tescillemiş insanları minderin sıradanlığı içine çekme uğraşı paradoks değilse nedir?
Balzac için romanlarındaki kahramanlarda yaşıyor denir mesela. "Kahramanın" dışındaki Balzac'ın izini sürdüğünüzde "hoş olmayan" sürprizlerle karşılaşmak olası.
Ben yine keyifle Jean Genet okumaya devam edeceğim. :)
Bu kadar güzel eserler yaratan insanların özel'ine de anlam/erdem yükler, onları hayallerimizde "örnek vatandaş" suretinde idealize ederiz. Daha da ötesi, kendimizce misyonlar yükleriz. Ama işin aslı hiç öyle değil. Sanatçıların büyük kısmı, düşünselin yanı sıra, yaşayışlarıyla da toplumun değer yargılarından (normlarından) sapma gösteren insanlardır. Ayrıksı. Toplumun kurallarıyla (ahlak başta) örtüşme göstermeyen.. Baudelaire'deki madde bağımlılığı, Dostoyevski'nin kumarbazlığı, Woody Allen ve Polanski'deki pedofili, Rimbaud'daki eşcinsellik, karısını öldüren Althusser... gerçekten sayısız örnek var.
Hatta siyasi görüşünü uçlara taşıyanları da katabiliriz. Ezra Pound ve Hamsun'u faşist diye bir kenara mı itmeli? Bu -eserlerini gölgelemediği sürece- sanatlarının önüne mi geçmeli? Ama geçiyor.
Şöyle düşünmek gerekmez mi? İnsanlığa güzel eserler sunan bu kişiler, acılardan ya da "norm dışı"ndan beslenmeseler, acaba o eserleri yaratabilirler miydi yine? Yarattıklarıyla "farklarını" daha en başta tescillemiş insanları minderin sıradanlığı içine çekme uğraşı paradoks değilse nedir?
Balzac için romanlarındaki kahramanlarda yaşıyor denir mesela. "Kahramanın" dışındaki Balzac'ın izini sürdüğünüzde "hoş olmayan" sürprizlerle karşılaşmak olası.
Ben yine keyifle Jean Genet okumaya devam edeceğim. :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar