"La Vita e Bella" (eng: Life is Beautiful) (tr: Hayat Güzeldir)
Bir çok duyguyu içinde barındıran, sıradışı bir film. Komedi ve dramayı müthiş bir şekilde harmanlayan şimdiye kadar çekilmiş en iyi filmler arasında 26.sırada yer alan, 7 dalda Oscar'a aday olmuş, en iyi yabancı film, en iyi erkek oyuncu ve en iyi müzik dalında Oscar kazanmış bir başyapıt.
Film iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm romantik ve samimi bir aşk hikayesini anlatıyor. İkinci bölümde ise 2. Dünya Savaşı sırasında yaşanan Yahudi soykırımını ve bu soykırımdan sağ çıkmaya çalışan bir ailenin dramını anlatıyor.
Hikaye 1930'ların ortalarında başlar. Guido bir İtalyan Yahudisidir. Amcasının çalıştığı otelde garson olarak çalışmakta ve ileride bir kitap evi açmayı planlamaktadır. Neşeli, hayatı tiye alan bir karakterdir.

Yerel bir okulda öğretmenlik yapan, aristokrat ve Yahudi olmayan bir aileden gelen Dora'ya aşık olur. Hisleri karşılıksız değildir. Fakat Dora'nın annesi onu hali vakti yerinde bir memurla evlendirmek istemektedir. Dora kalbini dinleyerek nişan töreninde nişanlısını terk eder ve Guido ile kaçar. Çift evlenir.

Dora'nın annesi bu durumu kabullenemediğinden ikilinin arası açılmıştır. Bu esnada Guido ve Dora'nın Giosue isimli bir oğulları olur.

Filmin ikinci yarısında 2. Dünya Savaşı başlamıştır. Guido, amcası ve oğlu Giosue zorla trene bindirilerek toplama kampına götürülür. Bir şeylerin ters gittiğini anlayan Dora tren garına gelir ve Alman askerlerinden kampa onu da götürmelerini ister ve farklı bir vagona binerek, eşini ve oğlunu yalnız bırakmamak için kampa gider.
Filmin esas draması bu andan sonra başlar. Zorla götürüldükleri gün Giosue'nun doğumgünüdür. Guido oğlunun paniklemesini ve korkmasını istemediği için ona olan biten her şeyin bir oyun olduğunu, eğer kurallara uyup oyunu kazanırlarsa gerçek bir tank kazanacaklarını söyler. Oğlunu yatakhanede Alman askerlerinden saklar, ona gizlice yemek verir. Bu sırada Dora da kadınlara ayrılmış bölümde çalışmakta ve mücadele vermekte, bir yandan da eşini ve çocuğunu bulmaya, onlarla iletişim kurmaya çalışmaktadır. Eşinin de orada oğlunu öğrenen Guido da onunla iletişim kurmanın yollarını arar.


Filmin bundan sonraki bölümünde çocuğunu her ne pahasına olursa olsun hayatta tutmaya çalışan, fedakar bir babanın hikayesini izleriz. Giosue'nin bir savaşın içinde olduğundan haberi dahi olmadan, korkmadan, yaşadıklarından minimum düzeyde etkilenerek bu mücadelen çıkmasını sağlayan cesur bir babanın hikayesi. Öyle ki filmin sonunda oğlunu korumak pahasına Alman askerlerinden birinin hedefi olur ve vurularak öldürülür. Ama sırf oğlu korkmasın ve yerinden kımıldamasın diye ölüme dahi gülerek gider.

Savaş bitip Amerikan askerleri kampı ele geçirince Giosue babasına söz verdiği gibi saklandığı dolaptan çıkar ve tank ile kampa gelen Amerikan askeri Giosue'yi kurtarır. Giosue büyük ödülü kazandığını düşünerek Amerikan askerine sarılır. Dora hayattadır. Oğlunun da hayatta olduğunu görür fakat Guido yoktur. Hem evladını kaybetmemiş olmanın sevinciyle, hem de eşini kaybetmenin acısıyla oğluna sıkı sıkı sarılır.
Belki 5 defa falan izledim. Her izlediğimde sonunda hüngür hüngür ağlamışımdır. Çok içten, herkesi derinden vuracak, muhakkak izlenmesi gereken bir film olduğunu düşünüyor, şiddetle tavsiye ediyorum.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar