Hemen hemen buraya girmeyeli ve sizlerle görüşmeyeli bir ayı geçti. Tekrar kısa süreliğine dönmüşken, bir bence paylaşmadan da gitmek istemedim. Evet KS ahalisi, bu bencenin konusu yakın zamanda izlediğim ve izlediğimden bu yana yukarıda dinlediğiniz final parçası kulağımdan hiç eksik olmayan zat-ı şahane film olan Ne Le Dis A Personne yani Kimseye Söyleme...

Film, aslında Amerikalı gizem ve korku türündeki kitaplarıyla sağlam başarı sağlamış olan yazar Harlen Coben'in aynı adlı Tell No One kitabından bir Fransızın bakış açısıyla yorumlanıp bizlere armağan edilmiştir. Peki, hangi Fransız Amerikan eseri bu kitabı ustalıkla sanki bir Fransa öyküsü gibi bizlere sunabilir ki? Yanıt zor değil, elbette genç ve dahiyane isim Guillaume Canet bu... Bazılarınız farklı filmlerden anımsayacağı bir isimdir Guillaume Canet. Eğer hala tanıdık gelmediyse Vidocq ve The Beach filmlerini izlediyseniz mutlaka hatırlayacaksınızdır kendisini... Hala tipi gözlerinizin önüne gelmediyse yardım edeyim.

Şimdi hatırlayabildiniz mi? Yanıtınız hayır ise açın bakın... Elinizin altındaki interneti kullanın. Guillaume Canet, hemen hemen her şeyi ile bariz Amerika kokan kitabı evirip çevirip Fransız renklerine büründürmüş ve hatta bununla kalmayıp öyle bir film yapıyor ki, Cesar ödüllerinden dört tanesini cebine indirip namını üçe beşe katlıyor. Yine farklı filmlerden tanıdık simaları görebileceğimiz yapımın konusuna gelmeden önce karakterlere hayat veren oyuncuları da tanıyalım isterseniz.
- François Cluzet - Alexandre Beck
- Marie-Josée Croze - Margot Beck
- André Dussollier - Jacques Laurentin
- Kristin Scott Thomas - Hélène Perkins
- Jean Rochefort - Gilbert Neuville
- Gilles Lellouche - Bruno
Evet, oyuncu kadrosunda belli başlı ana karakterlerimiz bunlardan oluşuyor. Yönetmenimiz de kendini oyuncu kadrosunun içine serpmiş ve kısacık bir rol ile gözlerimizin önünde cereyan etmiştir. Daha detaylı oyuncu kadrosuna ulaşmak ve filmin puanlamasını öğrenmek için buraya bakabilirsiniz. Şimdi gelelim filmimize...

Fransa, seri bir katilin cinayetleri ile kasıp kavrulurken doktor Alexandre Beck'in eşi de ne yazık ki bir gece kendisiyle birlikteyken vahşice katledilir. Katil, tüm cinayetleri işlemesine rağmen ısrarla Margot Beck'i öldürmediğini söylemektedir ve açıkçası kimse de ona inanmamaktadır. Tüm bu ölüm kalım mevzuları içinde Alexander Back hala eşine olan bağlılığı ve yoğun duyguları ile hayatını sürdürmektedir.


Dr. Beck gizemli mesajın kafasında soru işaretleri yarattığı yetmiyormuş gibi bir de babasına ait arazide iki erkek cesedinin bulunduğunu polisten öğrenir.


Film hakkında daha fazla şey söylemesem iyi olacak. Zira, tadını kaçırmak istemem. Aslına bakarsanız ben filmden ziyade kitabını daha çok merak ettim. Keşke, filminden evvel kitabını okusaydım. Ama o da olur bir gün ve daha farklı değerlendirmelerde bulunurum. Bunu siz de deneyebilirsiniz. Film iyi, hoş ve güzel. Yarattığı duygular, ortamlar içinde geçen sarıcı hikayesi ve muhteşem duygusallıktaki finali ile izlenilmesi gerekilen yapımlar arasında yerini cidden almayı başarıyor.

Dediğim gibi bilhassa final sahnesi çok takdire değer. Ben bile duygulandım açıkçası... Film, gerilim ve gizem severler için bence gayet başarılı. Her ne kadar Fransız yapımı olsa da içinde sürekli İngilzce şarkıların olması bana biraz garip geldi açıkçası! Ama, tüm bunlara rağmen olay içinde olay döngüsü çok başarılı şekilde sahnelenmiş. Umarım siz de beğenirsiniz.
Sağlık ve esenlikle kalınız...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar