Tiyatronun Geçmişi

Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) tarafından, 1961 Yılında UNESCO destekli olarak 27 Mart gününü “Dünya Tiyatro Günü” olarak ilan etmiş o günden beri de her yıl kutlanılmasana ön ayak olmuştur. Her yıl ITI'ya bağlı ülkelerin sanat insanları tarafından hazırlanan bildiri, sahnede okunmaktadır. Tiyatro tarihinde ilk bildirge 1962’de Jean Cocteau tarafından yazıldı
Ülkemizde ilk bildiri tüm yaşamını bu sektöre adamış ünlü tiyatro sanatçımız Muhsin ERTUĞRUL tarafından hazırlanmıştır.
“Ne tuhaftır, tarih zamanla şeklini kaybeder, buna karşılık, efsane zamanla kuvvetlenir. Bunu en iyi tiyatro sahnesinde anlarız.”
Bizim kültürümüzde tiyatro; taklit, meddahlık, gölge oyunu, orta oyunu ve köy seyirlik oyunları ile başlamıştır. Her yıl 27 Mart 'ta ülke genelinde devlet tiyatroları ücretsiz olarak faaliyet göstermektedir.
Tiyatro Bir Dışavurumdur

Sahne gösterimleri arasında tiyatro oldukça güçlü bir alternatif olup, geçmişi, kültürel vurguları ve güncel zamana da ayak uydurması sebebiyle günümüzde büyük bir merakla ilgilenilen sanat dallarından biri olmuştur. Tiyatro, tamamen doğal ve mevcut düzeni konu alıyor olmasından sebeple insanların duygu ve düşüncelerini en net haliyle sahneye yansıtarak olağanüstü bir dışavurum sergilemektedir.
Tiyatro; insanı, insana, insanla, insanca anlatma sanatıdır. Shakespeare
Hayatın Aynası Olan Tiyatrolar

Bir ömrü sahneye vermiş, güncel meselelerden yola çıkarak insan hayatına ayna tutan, insanı insana, insana sanatı sevdiren, gönlünü tiyatroya adamış sayısız ustalar var ülkemizde. Onlar bizim kadim sanatçılarımız, her birine selam olsun!
Yaşamın ayrılmaz bir parçası olan tiyatrolar, toplumun acılarını, sevinçlerini bazen ağlatıp bazense güldürerek canlandırırlar. İzlerken fark edersin ki sahnede olan aslında sensin.
"Sinema bilmezsin, tiyatro bilmezsin, plaja gitmezsin, gezmeye gitmezsin. Tatlıya, et yüzüne hasretsin. E peki sen söyle bakalım, yani sen de adam mısın?" İstanbul'un Halleri / Aziz Nesin
Tiyatroyu Diğer Sanat Dallarından Ayıran Özellikler

Edebiyat yazılı eserleri okumaktan, müzik sözlü eserleri dinlemekten, sinema bir bant yayını izlemekten ibaretken, tiyatro tüm bu duyguları canlı kanlı olarak bizzat yaşamaktır. Tiyatronun içinde oyunculuk, sahne, dekor, kostümler, metin, müzik ve dahi ışıklandırma bile bir bütünlük halinde ahenkle dans ediyor.
Yeryüzünün, aktörleri sürekli değişirken dekoru değişmeyen bir tiyatro sahnesi olduğunu nereden duymuş olabilirim? Bir Sen Yakınsın Uzakta Kalınca / Selçuk Altun
Tiyatro Türleri

Trajedi: İçinde heyecan, acındırma ve korku barındıran türdür. Hikaye, kahramanların eksiklikleriyle aklın gücünü, tutkularını çakıştırmaya yönelik yazılır
Drama: Trajedi ile komediyi harmanlayan türdür.
Komedi: Hayatın olağan akışına uygun olarak yaşanılan her ne komik olay ya da komik olay olmaya aday yaşanmışlıklar varsa onu konu alır. Komedi, içeriğine göre üç gruba ayrılır: Töre komedisi, entrika komedisi ve karakter komedisi. Moliere’in “Cimri”si ve Shakespeare’in “Venedik Taciri” bu türün önemli örneklerindendir.
Opera: Tiyatronun müzik koludur. Şarkı barındırır.
Pandomim: Sözsüz olarak gerek dans gerekse sadece mimikler ve vücut diliyle verilir duygu ve düşünce.
Tuluat: Belli bir metne bağlı kalmayıp tamamen doğaçlama yaşanır.
Ayrıca müzikal, operet ve bale olarak üç farklı çeşidi daha mevcuttur.
Tespit edilebilen ilk tiyatro eseri Şinasi‘nin Şair Evlenmesi olarak biliniyor. Ünlü yazar Namık Kemal tarafından yazılan ve 1873 yılında sahnelenen Vatan yahut Silistre ise Türkçe yazılıp sahnelenen ilk eser olarak tarihe geçer.
Sanatla Kalın.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer