Maalesef ki insanlar aldatıldıktan sonra aşka olan inancını kaybediyor. Birine bağlanıyorsun, seviyorsun, gerçekten bir değer veriyorsun sonra o kişi ellerinden kayıp başka birine gidiyor. Bu duyguyu yaşayanlar bilir ki eminim içimiz de aldatılma duygusunu yaşamayan yoktur. Aldatılmış bir insan çevresindeki erkeklere güvenmekte zorluk çeker. Böylece de aşka olan inancını kaybeder.
Aşkın kapıyı çalıp çalıp kaçması
Tam aşk geldi! , aşık oldum derken aşkım hemen kaçması bizleri aşktan soğutuyor. Ve buda aşka olan inancımızın azalmasına sebep oluyor.
Sürekli platonik olmak
Sevip sevilmemek, ya da cesaret bulamayıp sevdiğini söyleyememek gerçekten çok kötü bir durumdur. Hep seviyor mu ya da sevmiyor mu diye düşünürsünüz. Platonik olmanız sizi daha da ona bağlar ve bir bakmışsınız başkasını seviyormuş. Durum böyle olunca ve bu olaylar tekrarlanınca insan aşktan nefret bile edebiliyor.
Mutlu sonların imkansız olması
Mutlu son imkansızdır. İlla ki bir taraf üzülür.
Zamanında çok yıpranmak
Zamanında çok yıpranıp, çok yara alan insanlar aşkın "A" sını ağızlarına almazlar. Tekrardan sevip yıpranmak istemezler.
Her aşkın bir gün bitecek olması
Tamam, sonsuza dek beraber olun demiyorum lakin tam bağlanmışken gitmesi gerçekten çok üzücü bir durum. İnsan 1 kez bunu yaşadıktan sonra asla güvenemez, sevemezler...
Aşk, beyindeki Dopamin, noradrenalin ve serotonin olarak bilinen kimyasalları üreten merkezin, harekete geçeceği kadar kızışma döneminde olma, ve bu döneme denk gelen bu 3 kimyasalı zıplatacak kadar hormonal coşkunluk yaratacak olan bir karşı cinse denk gelime halidir.
Pek sanmiyorum. Bu hormonlarin ve bileşenlerin biraraya gelmesi, birlikte salinmasi ve vucutta ki kizişmayi haz alma merkezlerini uyarmasini anlayabiliyorum. Bunlari yapacak kişi her zaman bulunabiliyor mu?
Yinede aşk istiyorum. Belli acılar yaşandıktan, belli bir zaman geçtikten sonra, nasıl insanın ekmeğe suya ihtiyacı vardır. Sevmek ve sevilmek te öyle bir ihtiyaçtır. Su an birinin beni onemsemesine gercekten ihtiyacim var. Birde işin şu boyutu var Millet hemen kapılıp aldanıp aşkı yaşadım sanıyor. Ama gerçekten aşkı yaşamadan, bir kişiye endekslenip "aşktan nefret ettim" diyor. Ben şunu diyorum. Aşkı yaşamadan aşktan nefret edemezsiniz. Aşkı yaşamadan aşkı yaşadımda diyemezsiniz. Zaten gerçek aşkı yaşamışsanız eğer, bunu asla bir internet portalında dile dökmezsiniz. Hatta dile dökemezsiniz, tarif edemezsiniz, anlatacak kelime bulamazsınız. Şimdi hal böyle iken bir soru geliyor aklıma. 'Acaba biz aşkı gerçekten biliyormuyuz?
Bıraksanıza aşk diye bir şey yok tamamiyle kandırılmak istemenizden dolayı bunları yapıyorsunuz yani boşu boiuna ağlıyorsunuz boşu boşuna geceleri uykusuz kalıyorsunuz ve onunla hayal ettikleriniz olmuş olsa bile o hayallerdeki gibi olmayacak daha gerçekçi olacak tahmin etmediğiniz gibi yani burada ki en büyük kandırılma itemi Merak ve Hayaldir :)
Aşk karşılık bulmasada güzeldir. Hakeden olunca dahada güzel olur. Yalnız örneklerde ağlayan bayan. Oysa bir bırak kendimiz ağlamayı anamız ağladı be:))
En İyi Cevaplar