Ne dersek diyelim iletişim ve empati eksikliği olan bir toplumuz. Bu eksiklikler aşk ilişkilerimizi olduğu kadar diğer ilişkilerimizi de etkiliyor. Diyalog yaptığımızı sanırken aslında monolog yapıyoruz. Ben ve Biz dilini birbirine karıştırıyor, karşımızdakinden gelen sinyalleri yanlış algılıyor veya görmezden geliyoruz.

Buna bir de ilgisizlik, özverisizlik, bencillik, monolog ve empati yokluğu da eklenince iş iyice çıkmaza biniyor ve aşkı tek kişilik yaşıyor, yaşatıyoruz ve işin gerçeği aslında yalnızlığa mahkum oluyoruz.

İlişkilerimizi şöyle bir gözden geçirelim, bunlara bazen maruz kalır bazen sebep oluruz ama hemen hepimizde üç aşağı beş yukarı aynı örnekler vardır.
Bu yüzden mutsuz olabilir miyiz? Durup düşünmekte yarar var.

İlişkinizde kendi değerinizi anlamak için partnerinizin hayatına bir göz atın ve gerçek yerinizi görmeye çalışın. İşte o yer sizin onun gözündeki değerinizdir.
Yerinizi keşfettikten sonra devam edip etmemeye karar verecek olan yine sizlersiniz.
Aşk iki hayatın ortak noktalarını bulabilmek ve boğmadan özgür bırakabilmektir dedik daha önce ama bazen kantarın ayarı kaçabiliyor ve kendi mezarımızı kendimiz kazıyoruz.

Tek kişilik aşkları tiyatro tadında küçük senaryolarla sahnelemek istiyorum. Hedefim kadın, erkek ya da belli bir kitle değil.
Bazı örneklere ilk evliliğimde ben de maruz kalmış biri olarak hem yaşadıklarımı hem de duyduklarımı harmanlayıp tarafsız bir gözle yansıtmak istedim hepsi bu.

Oyuncu : Başrolde bazen kadın bazen erkek. Biz kısaca E/K diye isimlendireceğiz.
Yardımcı Oyuncu: Sevgilimiz. Çoğu ilişkide kendisine dış kapının mandalı gibi davranıldığından ona da kısaca D diyeceğiz.
Sahne 1: Özverisizlik örneği

Güzel güneşli bir pazar günüdür. D odaya girer ve önce pencereden dışarıyı keyifle bir süre seyrettikten sonra E/K'nın yanına oturur. Gülümseyerek;
- Şansımıza hava çok güzel, hadi sen söyle nereye gidelim bugün? Uzun zamandır birlikte hiç vakit geçirmedik.
E/K – Olmaz, arkadaşlarla sözleştik.
D – Bugün için bir plan yapalım diye konuşmuştuk ama.
E/K – Bir tek boş günüm var ve arkadaşlarımı 2 haftadır görmüyorum. Özlemişlerdir.
D - Arkadaşların seni özlüyor da ben özlemiyor muyum?
E/K – Tamam kes uzatma! Hayat hep senin etrafında dönmüyor..
Aslında denmesi gereken : Öyle konuşmuştuk doğru ya. (Gülümseyerek) Hadi yap bir plan da ben de arkadaşları arayıp buluşmayı gelecek haftaya erteleyeyim. Bugünü kaçırmamak gerek.
Sahne 2: Empati yokluğu

E/K eve gelir. Sevgilisi kapıyı açar ama bir tuhaflık vardır. Gözlerini kaçırmaya çalışmaktadır. Ağlamış olduğunu sonradan gözlerindeki şişlik ve kızarıktan anlar.
E/K– Ağladın mı sen, hayırdır? Hadi anlat bana.
D – Boşver dertlerimle seni üzmek istemiyorum.
E/K (Sevgilisinin saçlarını okşayarak) – Anlat işte bak her zaman böyle anlayışlı bulamazsın beni söyleyeyim.
D – Ölmüş annemi hatırladım da bir an duygusallaştım, birkaç damla gözlerimden dökülüverdi işte.
E/K (Okşamayı bırakıp ellerini iki yana açarak sinirli bir şekilde) – Off be 5 yıl oldu hala mı aynı terane! Yarına benim sağ çıkacağım bile şüpheli. Ben de birşey var sandım! Neyse sen ağla içini boşalt ben içeride olacağım rahatlayınca bir kahve yap da içelim.
Aslında denmesi gereken : Ağlama bir tanem. Seni anlıyorum. Ben varım bak buradayım sil artık gözlerinin yaşını hadi. Dur sana bir kahve yapayım da birlikte içelim iyi gelecek inan, hem de içini dökersin biraz.
Sahne 3: İlgisizlik örneği

E/K televizyon seyrederken D elinde çaylarla içeri girer. Bardağını alıp koltuğun kenarına ilişir ancak huzursuz görünmektedir. Bir süre konuşup konuşmamakta kararsız kaldıktan sonra dayanamaz;
– Biraz konuşabilir miyiz? Çok önemli bir sıkıntım var da.
E/K – Bilerek mi yapıyorsun, şu anı özellikle mi seçtin? Acil değilse programı seyretmek istiyorum. Konu her neyse birkaç saat kadar düşünmemeye çalış da huzur içinde seyredeyim şunu.
D - Evde olduğunda hep meşgulsün ne benimle ne de sıkıntılarımla ilgileniyorsun, sen de bilerek mi yapıyorsun? Kalbim kırılıyor..
Ve gözyaşları içinde odayı terkeder..
Aslında denmesi gereken : Anlat dinliyorum dur şu programı kapatayım. Hangi sıkıntın olursa olsun çekinmeden söyle. İki elim kanda bile olsa her zaman dinlemeye ve yardıma hazırım.
Sahne 4: Monolog örneği

E/K ve D kendi aralarında konuşmaktadır. Sohbet bir diyalog gibi görünse de aslında monologtur. Bu tip bir konuşma tarzı 'Konuşmak istiyorsan konuş ama seni dinlemiyorum çünkü bedenim burada olsa da ruhum başka boyutlarda' anlamındadır.
D Bir konu hakkında konuşabilmek için sevgilisiyle iletişime geçmeye çalışmakta ancak görünen o ki boşa zaman harcamaktadır.
D - Değişikliği nasıl buldun? Ben çok beğendim.
E/K - İyi.
D - Seveceğini düşünerek yaptım. İstemezsen söyle eski haline getireyim. Gerçekten beğendin mi?
E/K - Hıhı..
D - Renkler biraz uymamış olabilir fakat belki senin başka bir önerin vardır.
E/K - İyi böyle.
D - Diğer tarafı da buna benzer mi yapalım ne dersin?
E/K - Nasıl istersen.
Aslında denmesi gereken : Harika görünüyor, eline sağlık! Bu mavi şu tarafta daha iyi olur belki de. Diğer tarafı da vaktim olursa birlikte yaparız olmazsa da senin gibi zevkli birinin ellerine teslim edeceğim için gözüm arkada kalmaz.
Sahne 5: Bencillik örneği

O gün annesinden gelen telefonla D oldukça sevinçlidir. Gerçi haftada iki kere birbirlerini aramalarına rağmen en son iki ay önce bir araya gelebilmişlerdir. Ailesini yemeğe davet etmeye karar verir ve o fikrin heyecanıyla sevgilisine telefon açar.
- Bu hafta sonu bir zaman ayır da annemlerle buluşalım. En son 2 ay önce bir aradaydık. Birkaç hafta üstüste sizinkilerle beraberiz yokluğumuzla darılmazlar diye düşünüyorum.
E/K – Off sana kaç kere söyledim ben sıkılıyorum onlarla. Oturup kök salıyor mübarekler. Kendin buluş beni de özgür bırak.
D - Mutlu oluyorlar ama bizi birlikte görünce. Ben senin annenlere böyle mi yapıyorum? Birkaç saat benim hatırıma n'olur..
E/K – Hayır dedimse hayır! İsrar edip beni bunaltma. Sen istiyorsan buluş ama benim için bir bahane bul. Ha selamımı söylemeyi de unutma.
Aslında denmesi gereken : Evet ya seninkileri çok ihmal ettik haklısın. Hadi çağır da mutlu olsunlar. Ben de annemleri arayıp bu hafta gelemeyeceğimizi önemli misafirlerimiz olduğunu söyleyeyim. Gelirken istediğin bir şey var mı?

Ah şu denmesi gerekenleri aslında bir söyleyebilsek her şey daha farklı olacak. İlişkimiz daha az hasar alacak, birliktelik yaşadığı halde yapayalnız hissettiği için mutsuz ve çaresiz insanlar olmayacak.
Sahi, sizin ilişkinizde bu sahnelerden hangisi ya da hangileri var?
Yukarıda sahnelenenlerden birini yaptıysak eğer geç olmadan telafi edelim. Hadi şimdi sevdiklerimize sıkıca bir sarılıp ne kadar çok sevdiğimizi söyleyelim ve onlardan yayılan mutluluğun enerjisini hissedelim. Emin olun siz de daha iyi hissedeceksiniz.
Mutluluk bir virüs gibidir yayılır, unutmayın..
Sevgiye kalın, mutlu olun..
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar