
Bugün mitolojide çok sevdiğim bir aşk hikayesini paylaşmak istiyorum. Aslında bunu yazdıktan sonra vaktim olursa Kleopatra ve Marcus Anthonius içinde bir bence yazacağım.
Paris'in Doğumu

Truva kentinin kralı Priamos’un, karısı Hekabe’den olan en küçük oğlu Paris’dir. Kraliçe rüyasında karnından çıkan dev bir alevin tüm kenti yaktığını görür. Rüya yorumcuları, doğacak çocuğun Truva’nın yıkımına neden olacağını söylerler. Bunun üzerine anne babası tarafından reddedilen Paris dağlarda ölüme terkedilir. Buradan bir çiftçinin onu evlat edinmesiyle kurtulan Paris genç bir delikanlılık çağına ulaştığında çok iyi bir çiftçi olur.
Paris'in Saraya Geri Dönmesi

Paris, delikanlılık çağlarında Truva'da düzenlenen yarışmalara katılır. Burada yarışmalardaki başarılarıyla Kral ve Kraliçe'nin ilgisini çeker. Daha sonra bu genç delikanlının oğulları olduğunu öğrenen kral oğlunu tekrar kabul eder ve Paris tekrardan Truva'nın prensi olur. Bir gün 3 güzel kadının 'güzellik yarışmasında' hakem olacağını öğrenir.
Üç Güzeller

Zeus'un karısı Hera kainattaki en güzel kadın olduğunu iddia etmektedir. Fakat Athena ile Afrodit buna karşı çıkar. Üç kadında kendisinin en güzel olduğu konusunda ısrarcıdır. Zeus'un yanına giderler ve en güzelini seçmesini isterler ama Zeus bu konuya bulaşmak istemez. Ölümlü birini hakem olması için görevlendirir. Bu kişi de Paris'ten başkası değildir. Paris'in eline bir elma tutuşturulur ve onu en güzel kadına vermesi söylenir.
En Güzel Kadın Kim?

Burada hikayemiz iki farklı versiyonda anlatılıyor. İlk versiyonu (benim de kabul ettiğim) üç kadında Paris'e kendisini seçmesi için bir şeyler adar. İçlerinden Afrodit ona ülkenin en güzel kadınının aşkını sunacaktır. Helen. İkinci versiyonda ise Paris'in Afrodit'in güzelliğini gördüğü anda ondan etkilendiği ve elmayı avuçlarına bırakıverdiği söylenir.
Truvalı Helen

Afrodit sözünü tutmuş ve en güzel kadının kalbini Paris'e vermiştir. Helen Truva'dan 15 yaşında evlilik amacıyla Sparta Kralı Menalous'a verilmiş acılı bir kadındır. Sparta'da ülkesinin hasretini çeker. Truva ve Sparta şehri arasındaki barışı kutlamak amacıyla şehre abisiyle gelen Paris'e görür görmez aşık olur. Paris geri dönerken yalnız gitmek istemez ve yanına Helen'i de alır. Bunun sonucunda Truva ve Sparta arasında savaş başlar.
Truva Savaşı'nın Önemi

Tarihte ilk defa Truva Atı taktiği ile kaybedilen bir savaşın kazanıldığı görülmüştür. Fatih'in İstanbul'u fethetmesinde gemileri karadan yürütme stratejisine ilham verdiği söylenen taktik şu şekildedir. At şeklinde bir sunak hazırlanır ve sunağın içine giren askerler beklerler. Tanrılara inancı tam olan Truva kralı Tanrılara bu sunağı sunmak için atı surlarının içine alır. Gece vakti Sparta askerleri atın içinden çıkıp tüm truvalıları uykularında öldürüp şehri yakarlar. Savaşın sonucunda Achil ölür. Helen'de Menelaus'un evine geri döner. Tarihte hiç yenilgi görmemiş Truva şehri bu şekilde düşer.
Savaşta büyük önemi olan Agamennon Odysseus Hector gibi isimlerden uzun uzun bahsetmek istemedim. Mitoloji'ye ilgisi olanlar bana kızmasın. Hikayenin tamamını okumak için İlyada kitabını öneririm ayrıca Troy adlı filmi de öneririm.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer