Sanatta Çıplaklık İnsan Ahlakını Zedeleyen Bir Ayıp mıdır?

Sanat olmadan insan olur mu?

Sanatta Çıplaklık İnsan Ahlakını Zedeleyen Bir Ayıp mıdır?

Bedenine yaptığı izlerin, yaşadığı bölgece sanat olarak kabul edildiği bir kabile üyesi.

Sanat insanın yaşadığı her yerde vardır. Yaşam şartları diğer ülkelere göre yetersiz olan topraklarda bile insanın sanata bir yerden dahil olduğunu görürüz. İnsan içindeki duygu ve düşünce selini dışarıya akıtma ihtiyacı hisseden bir varlıktır. Sizinde bildiğiniz gibi, hiçbirimiz yaşamsal faaliyetlerini tamamlayıp, pramide katkısını yaptıktan sonra kuruyup giden birer ot değiliz. İsmine ne derseniz deyin, görüntümüzün çok altında bambaşka bir şey var. Ve onun yaşadığı çevreden sanatsal anlamda etkilenmemesi imkansız.

Bir kedi fareye baktığında beyni ve iç güdüleri onu yalnız av olarak algılar. Onda bunun ötesinde bir şey göremez, duyamaz.

Sanatta Çıplaklık İnsan Ahlakını Zedeleyen Bir Ayıp mıdır?

Ya da bir çamın rüzgarda sallanan dallarına bakıp da ortaya ilgi çekici bir eser çıkaramaz. İnsan dışındaki bir canlının sanat yaptığı da bugüne dek görülmemiştir. Bu noktada sanatın insan ruhundan beslendiği şüphesizdir. Ve her ruh birbirinden ayrıdır. Yüz insan üzerinde, farklılık üzerine çalışma yaptığımızı düşünün, hepsinden aynı nesneye bir süre baktıktan sonra ne hissettiklerini yazmalarını istiyoruz. Ortaya deneydeki insan sayısından çok daha fazla düşünce ve duygu çıkacaktır. Eğer kişi, zihninde, gözlerinin ona gösterdiği görüntüden başka bir şey canlandıramıyorsa ruhsuz bir bedende ölü can taşıyordur, bir hayvandan farksızdır. Yaşayan insan hisseden insandır. Hislerini estetik biçimlere sokmayı başaran, diğer insanların seyrine sunabilen kişi de sanatçıdır.

Sanatçı diğer insanlardan üstün sezgi ve algı seviyesine sahiptir.

Tabularını yıkamayan toplum sanatın önüne aşılması güç bir set çeker!

Sanatta Çıplaklık İnsan Ahlakını Zedeleyen Bir Ayıp mıdır?

Bildiğiniz üzere insanların ahlak anlayışı bir nevi topluma özgü. Burada ayıp olan haritanın öteki ucunda normal karşılanabilir. Sanatı da aynı şekilde ele alabiliriz çünkü aynı amacı gütse de, aşamaları benzerlik gösterse de gözler önüne serdiği sonuç bakımından toplumdan topluma farklılık gösterir. Yaşadığımız ülke insan bedeninden faydalanarak sanat yapmaya müsait değil. Örneğin çıplak bir kadının yer aldığı tabloya memleketteki çoğu vatandaş hemen hemen aynı tepkiyi verecektir. Ya ahlak üzerine nutuk çekecek ya da ortamı sinir harbiyle terk edecektir. Tablonun ne anlatmak istediğine kafa yoranların sayısı muhtemelen bir elin parmağını geçmez. Bu, sonsuza uzanan sanatı el birliğiyle tabularımızla çevrelemekten ve alanını sınırlamaktan başka bir şey değildir.

Sanata bakışta içinde bulunduğumuz çevrenin büyük etkisi var!

Sanatta Çıplaklık İnsan Ahlakını Zedeleyen Bir Ayıp mıdır?

Aynadaki Venüs/ Diego Velázquez

Tabloya baktığımızda hepimiz aynı şeyi görüyorsak, arkasını dönmüş çıplak kadından başka hiçbir şey göremiyor ve anlamıyorsak bu bizim ne kadar dar bir bakışa, sınırlı bir düşünce yapısına sahip olduğumuzu gösterir.

Çıplaklık illa cinsel çağrışım yapmaz. Çünkü sanatçının eserini bu şekilde yaratmasının binbir türlü sebebi olabilir. Üzerinde kıyafet göremediğimiz bir bedeni öne sürerek yapıtı çöpe atamayız. Bu insanın kendini düşünmeye ve farklılığa kapatmasıdır. Kendisini hayal dünyasından yoksun bir hayvan yerine koymasıdır. Siz de kendi dünyanızdan eklemeler yaparak eseri daha anlamlı kılabilirsiniz, böylece hayatın sıradan akışına, nesnelerin durağan ve bildik varlıklarına başka bir boyut getirir, yaşama farklı pencerelerden bakarsınız. Bu olanağı bize sağlayan insan sanatçıdır. Tüm bunlardan yoksun kalmak bizi olanı olduğu gibi kabul eden birisi haline getirir.

Çıplaklığın akıllara direkt cinselliği getirmesi için doğrudan doğruya böyle bir amaçla ortaya atılması gerekir. Aksi takdirde nasıl isterseniz öyle görürsünüz!

Sanatta Çıplaklık İnsan Ahlakını Zedeleyen Bir Ayıp mıdır?

Selfie Film Afişi

Kimse çıplak bir bedeni olduğu gibi fotoğraf karesine alıp önünüze sanat yaptım diye getirmez, böyle bir sanat anlayışıyla hiçbir yerde karşılaşamazsınız. Çünkü bu sanat değildir fakat bizler içinde hayal dünyası barındıran bir film afişine sırf çıplaklık içerdiği için bu muameleyi yapabiliriz. Onu amacından alıp çok alakasız yerlere koyabiliriz. Bu tamamen bizim algılarımızın sonucudur afişin vermek istedikleri ile ilgisi yoktur. Algılarımızın da büyük oranda yaşadığımız çevre tarafından şekillendiğini düşünürsek birilerini, ortaya attığı fikirler yüzünden şahsi olarak suçlamak yersizdir.

Hegel’e göre; sanattaki güzellik doğadaki güzellikten üstündür.

Sanatta Çıplaklık İnsan Ahlakını Zedeleyen Bir Ayıp mıdır?
Cevapla