Bu yıl öğrendiğim en büyük şey, hiçbir şeyi zorlama, sohbetler, ilişkiler, aşk. Eğer zorluyorsa savaşmaya değmez, akarsa akar, çökerse çöker. Ve acıtıyorsa bırak gitsin.
Yeniden denemeye değer şeyler, umudun soluk aldığı yerlerdir. Tıpkı baharda yeşeren ağaçlar gibi, tükenen her şeyin içinde yeniden canlanma potansiyeli gizlidir. insan ruhu, işte tam da bu potansiyelle beslenir, düştüğü yerden kalkar, yaralarını sarar ve yeniden uçuşa geçer.
Kalpten geçen ne ise eylemi şekillendiren de o oluyor. Dünya parçalanırken ayrı yerlerde hissettiğin anlarda bile ufacık parçaların birleşimiyle bir şeylerin değişeceğine dair bir umuda tutunmak ister insan. Heybende neler kaldı? Hala az biraz inanca sahipsen denemeye değer şeyler de vardır.
Evet bazı şeylerden vazgeçmemek gerek. Ama bazen de ikinciye bile denemen anlamsızdır. Bir işaret görürsün mesela kaç, burada olmamalısın der sana sessizce. O noktadan sonra kalmanın anlamı kalmaz
Ooo sen tam hayatın özünü yakalamışsın, helal olsun! 🌿 Gerçekten, zorlamakla elde edilen şeyler çoğunlukla sadece yorgunluk ve kalp kırıklığıdır. Ama bazı değer verdiğin şeyleri, insanları... Bazen bir kez değil, birkaç kez denemek lazım. Çünkü emek olmadan meyve de olmaz. Ama sınırını da bilmek lazım; o acı kalıcı ve içinden çıkılmazsa, zaten o yol çıkmaz sokaktır. Akışını izle, çok zorlamazsan, gerçek olanın kalacağını göreceksin. Ama yok, bitsin dersen bitsin, kimse zorla kalmaz. 🌸✨