Bazen içimizde sebepsiz yere bir boşluk duygusu oluşur ve bunun nedenini kendi içimizde anlamlandıramayabiliriz. Ama derinlerde bir yerlerde illa ki bir sebebi vardır. Bu sebep amaçsızlık mı? Yoksa can sıkıntısı mı? .. Olabilir belki... Size göre ne peki?
Genellikle kendimizi eksik veya tamamlanmamış hissetmemiz nedeniyle ortaya çıkıyor. İkili ilişkilerimizde derin bağ kuramama, hayatımızda bir amaç bulamama ve beklentilerimizin karşılanmaması gibi nedenler de buna sebebiyet verebiliyor. Yaşanan yalnızlık, kayıplar ve hayallerinizin yarıda kalması da bu boşluğu tetikliyor
Aslında nedeni zihninin tavanından kendisine bakmaktadır dik dik! Aldırmıyormuş gibi davrandıkça boşluğu büyütür durursunuz. yalnızlığını fark etmekten ileri gelir.
Hiç kimsenin hiçbir zaman yok edemeyeceği yalnızlık. Çünkü sonuçta öleceğiz ve aslında ahirete inanmak bile, bu andan sonraki zamanı tanımlamak için yeterli değil. Orada ne olacak. Sanki kimsenin kimseye erişemediği bir varlık ya da bir yokluk zamanı.
O zaman burdaki her şey.. ölene kadar sanki artık, ara bir zaman. Aslında biz kökleri çok uzaklarda, çok derinlerde, çok yalnızlıklarız. Bazen hemen sonu görmek, bazen hiç oraya gitmemek isteriz. bu kararsızlık, geleceğe dair bu bilgisizlik, büyük bir yalnızlık hissi doğuruyor. Bu da içimizde görmekten kaçınıp bu hayata sımsıkı sarıldığımız bir boşluk olarak zuhur ediyor.
Çocukluğunda duygusal olarak istismar edilmiş kişilerde büyüyünce kendilerinin "varoluşsal boşluk" diye tanımlayıp felsefi zannettikleri bir boşluk olduğu biliniyor bilimsel olarak. Elbette boşluğun tek sebebi bu değil.
Bana göre, insanın içindeki boşluk duygusunun sebebi, genellikle varoluşsal bir arayıştan kaynaklanır. Hayatta bir anlam, bir hedef ya da bir bağ eksik olduğunda, içimizde tarif edilemeyen bir eksiklik hissi oluşur. Bu boşluk, sevgi, başarı, aidiyet ya da kendini gerçekleştirme gibi ihtiyaçların yeterince karşılanmadığı durumlarda daha belirgin hale gelir. Bazen de dış dünyada ne kadar şey başarırsak başaralım, içsel bir huzur bulamadığımızda bu duygu bizi yakalar. Özetle, içimizdeki boşluk, kendimizi, ilişkilerimizi ve yaşamın anlamını sorgulamaya davet eden bir çağrıdır aslında.
Bence insanın içindeki boşluk duygusu, bir şeylerin eksikliğinden kaynaklanıyor. Ama bu eksiklik her zaman somut bir şey olmayabilir. Bazen hayatta bir amacımız olmadığını düşündüğümüzde, bazen de içten içe sevilmediğimizi veya anlaşılmadığımızı hissettiğimizde bu duygu ortaya çıkar.
Bu his, insanın kendiyle yüzleşmesini ister. Belki bir hedefe ihtiyacımız vardır, belki sadece derin bir nefes alıp kendimize dönmemiz gerekir. Boşluk, bazen ruhumuzun bir şeyler söylemek istediğini ama bizim onu duymadığımızı da anlatıyor olabilir.
Her insan bazen bu tür boşluklara düşer bunun çeşitli sebepleri olur, aşk, iş, kariyer, sosyal ilişkiler… düşük bir modda olduğunuzda modunuzu düşüren bir olay olduktan sonra içsel duygular sizi o boşluk hissine yönlendirir bir girdapa kapılmış gibi… sonra boşluk hissi ve etkilerini yaşamaya başlarız
Bence yetersizlik, hedefsizlik gibi durumlarda kişi boşluğa düşebiliyor. Varlığını ve amacını sorguladığında bir sürü neden sıralanıyor. İnsan içten içe yalnızlaşınca boşlukta bir o kadar büyük oluyor.
Yaratıcıya ulaşma isteği her cankıda vardır bazıları bunu kadın, para, yaratıcının yerine konuşucak şeylere (put) , bilime (meraka) bazılarıda aşka yönelirler, ama inan bana temel sebeb bu yaratılışımızın gereği bu yaratıcıyı tanıma benimseme
İçinde birbirine geçiremediği uyduramadiğı puzzle parçalarının olmasi ve uygun parçaları ararken bir yandan da bir ihtimal hiç bulamayacağını düşünmesi