Bipolar bozukluk mani ve depresyon olmak üzere iki ayrı dönemden oluşan bir ruhsal hastalıktır. Bu iki dönem birbirini takip eden ve şiddeti yer yer artan dönemlerdir. Mani diğer ismiyle taşkınlık dönemi hastanın abartılı düşüncelere sahip olduğu, fazlasıyla coşkulu olduğu dönemi ifade etmektedir. Bu dönemde birey uykuya daha az gereksinim duymakta, kendini fazlasıyla enerjik hissetmekte ve kendini büyük görme eğilimine sahip olmaktadır.
Depresyon dönemi ise mani döneminin tam tersi şeklinde karakterize edilmektedir. Bu dönemde birey kendini karamsar, umutsuz ve değersiz hisseder. Normalde keyif aldığı etkinliklerden keyif almamaya başlar. Kendini yetersiz hissetmekle birlikte suçluluk ve pişmanlık duygularını da hissetmektedir.
Bipolar bozukluk ilişkilere etki gösterir mi?
Bireyler bu iki dönemde çeşitli ruhsal iniş çıkışlar yaşadıkları için elbette ki bu değişimler ikili ilişkilerine de yansıyacaktır. Zaman zaman ilişkilerde bu hastalığın semptomlarının etkileri görülmektedir. Mani döneminde kişi sevinç, coşku, heyecan gibi olumlu duyguları yüksek bir şekilde yaşadığı gibi öfke, üzüntü, korku gibi duyguları da yüksek bir şekilde yaşamaktadır. İletişimlerde anlayış ve duyarlılık düşük olduğunda bu duygu değişimleri iletişimde sıkıntılara neden olmaktadır.
Depresyon döneminde ise birey kendini insanlara kapatıp kendi içine çekilmek isteyebilir. Bu süreçte yine hastalığın semptomlarının farkında olarak bu süreçte onu tetikleyecek ve depresif duygularını arttıracak davranışlardan kaçınılmaz ise ikili ilişkilerde çeşitli olumsuzluklar meydana gelebilmektedir. İletişimde meydana gelen bu sorunların bireyin iradesi dışında gerçekleştiğinin bilincine varılıp birey ile empati kurulması sürecin en önemli basamağıdır.
Bipolar olan bir çocukla konuşuyordum önceden. Hap, ilaç falan aldığını söylüyordu, normalleştiriyormuş galiba. Genel olarak duygusal, içine kapanık, dengesiz insanlar oluyor diye biliyorum. Şu an çok mutluysa, 1 saat sonra intihar etmek isteyen biri olabilir galiba. Bu ilaçlar ne kadar etkili bilmiyorum ama. Delibal filminde de Çağatay Ulusoy bipolar karakterini oynuyordu.
Bipolar olan kişiler genelde çok duygusal kişiler oluyorlar, güzel seviyorlar, güven veriyorlar, fakat tutarsız tavırları yüzünden öyle biri ile arkadaşlık etmek dahi bazen çok zor olabiliyor. Bu kişiler genellikle yalnız kaldıkları için çoğu zaman uyuşturucu, alkol kullanımı ve intihar düşünceleri ile haşır neşirdirler.. bkz: ben..
Sevgilim manik depresif. İlk tanıştığım dönemde hayatında yer edinemediğim ve onu pek tanımadığım için zordu. Dengesiz olması, bir gün deli divane aşık bir gün ilgisiz olması, konuşması bile tuhaf geliyordu. Zamanla tanıdım ve onu anlamaya başladım benim için artık bi fark yok :)
1
2 Yorumla
Soran
+1 yıl
Benimde sevgilim benzer ve sanırım araştırmalarıma ve aradığım doktora göre bendede var hastaneye gidicem tam emin olmak için ama en azından insanlar ne gözle bakıyor merak ettim, yorumun için teşekkür ederim motive etti.🌸
Herkese açmak zorunda değilsin, zaten yoğun duygular yaşarken bir de insanların yargılamasıyla uğraşmak zor olsa gerek. Ben teşekkür ederim, iyi geceler..
Merhaba,
Bipolar bozukluk nedir?
Bipolar bozukluk mani ve depresyon olmak üzere iki ayrı dönemden oluşan bir ruhsal hastalıktır. Bu iki dönem birbirini takip eden ve şiddeti yer yer artan dönemlerdir. Mani diğer ismiyle taşkınlık dönemi hastanın abartılı düşüncelere sahip olduğu, fazlasıyla coşkulu olduğu dönemi ifade etmektedir. Bu dönemde birey uykuya daha az gereksinim duymakta, kendini fazlasıyla enerjik hissetmekte ve kendini büyük görme eğilimine sahip olmaktadır.
Depresyon dönemi ise mani döneminin tam tersi şeklinde karakterize edilmektedir. Bu dönemde birey kendini karamsar, umutsuz ve değersiz hisseder. Normalde keyif aldığı etkinliklerden keyif almamaya başlar. Kendini yetersiz hissetmekle birlikte suçluluk ve pişmanlık duygularını da hissetmektedir.
Bipolar bozukluk ilişkilere etki gösterir mi?
Bireyler bu iki dönemde çeşitli ruhsal iniş çıkışlar yaşadıkları için elbette ki bu değişimler ikili ilişkilerine de yansıyacaktır. Zaman zaman ilişkilerde bu hastalığın semptomlarının etkileri görülmektedir. Mani döneminde kişi sevinç, coşku, heyecan gibi olumlu duyguları yüksek bir şekilde yaşadığı gibi öfke, üzüntü, korku gibi duyguları da yüksek bir şekilde yaşamaktadır. İletişimlerde anlayış ve duyarlılık düşük olduğunda bu duygu değişimleri iletişimde sıkıntılara neden olmaktadır.
Depresyon döneminde ise birey kendini insanlara kapatıp kendi içine çekilmek isteyebilir. Bu süreçte yine hastalığın semptomlarının farkında olarak bu süreçte onu tetikleyecek ve depresif duygularını arttıracak davranışlardan kaçınılmaz ise ikili ilişkilerde çeşitli olumsuzluklar meydana gelebilmektedir. İletişimde meydana gelen bu sorunların bireyin iradesi dışında gerçekleştiğinin bilincine varılıp birey ile empati kurulması sürecin en önemli basamağıdır.
Teşekkür ederim🌸