Motivasyon ve Yaşam Savaşı

Şuandan itibaren yazılarımı kalın ve zihnine işleyecek bir şekilde okuyacaksın. Zihnine işleyecek şekilde olması, yazının kalın olmasıyla tamamen bağlantısızdır. Ve bu yazıyı okumadan önce hayatının eskisi gibi olmayacağını bir kenara not et. Şuandan itibaren okuyacakların belki umurunda bile değildir, lakin bilinçaltın sen okuduğun sürece bunu hep derinlerde saklayacak. Belki 1 yıl, belki 5 yıl, belki 10 yıl sonra söylediklerim sen farkında olmadan açığa çıkacaktır. Bizler farkındalıklara sahip saf ve pürüzsüz bir kristal gibi yaratılmışızdır. Lakin birileri onları yok etti.

Bu var oluştan beri gelen özelliğini koruyanlar ise her şeyin farkında olup, bu yazıdan nasibini alacaktır.

Her neyse, kemerlerini bağla. Çünkü seninle biraz oyun oynayacağım. Öyleyse daha fazla beklemeden başlayalım ha ne dersin?Öncelikle altta paylaşacağım müziği ne kısık bir seste, ne de kulaklarını patlatacak cinste dinle.


Biz insanoğluyuz, kendi kendimizi yok etmeye meyilli varlığız

Arzularımıza yenik düşen, olur olmadık şeyleri kafaya takan, başkalarında olupta kendimizde olmayan şeyler için o başkalarını alt etmeye çalışan bununla kalmayıp kıskanarak kendimizi tüketen, hiç olmadık yere kendimizi melankolik bir hale sokan, fast-food tüketerek kendimizi olabildiğince şişiren ve hormonlarımızı zedeleyen, hayatı ya aşırı ciddiye alan ya da eğlenceye vuran, ya aşırı duygularımızın izinden giden ya da aşırı mantığa kaçıp sevdiklerimize zarar veren, bir başarısızlık sonrası '' Evet her şey buraya kadarmış '' diyen, mutluluğu dışarıda arayan ya da bunu bir nedenlere bağlayan, mükemmel yaratılışa dayanan aciz bir varlığız...

Dünyaya geldiğin anda o kadar bilinçli değildin

Çocukluk dönemine ulaştığında eğlenerek öğrendin. Dur biraz bu böyle değildi. Öğrenmek senin için bir eğlenceydi. Bundan keyif alıyordun. Sonrasında sana fiziksel olmanın dışında büyümeyi öğrettiler. Nasıl mı oldu ? Büyü artık! Başlarda çocukluğun verdiği yaramazlıkla bunu umursamadık. Daha sonraları ciddiye aldık. Peki bu doğru muydu ? Kocaman bir '' Hayır ''... Üstelik bunu masumiyetle söylediler. Hayatta en tehlikeli silah masumiyettir. Bu büyümeyi o kadar ciddiye aldık ki bir süre sonra artık işin eğlencesi kaçmıştı. O öğrenirken eğlendiğimiz günler geride kalmıştı.

Hayatının büyük bir döneminde sergilediğin bir çok davranışta insanlar '' O ne öyle !? '' dedi.

Hayatının büyük bir döneminde ortaya sunduğun bir çok tezlere insanlar '' Saçma ! '' dedi.

Hayatının büyük bir döneminde yapmak istediğin şeylere karşı insanlar '' Pek umutlanma'' , '' Bunun iyi olacağını sanmıyorum '' dedi.

Kafesine hoş geldin...

Hey sen! Evet sana diyorum, hoş geldin. Ben şuandan itibaren anahtarı vermediğim sürece, o kafeste kilitli kalacaksın. Okumaya devam et, sonunda buradan çıkacaksın. Senden herhangi bir takdir beklentim olmayacak, övgüne ya da bir teşekkürüne ihtiyacım yok. İnsanlar seni övseydi mutlu olurdun değil mi? Yaptığın bir yardım sonrası teşekkür beklemene ne demeli ?

Ya da... İnsanlara sevgi gösterdin, aynı şeyi onlardan bekliyorsun, sevgiye açsın bunun adını ne koyalım? Takdir edilmek, teşekkür almak, övülmek seni sen yapan şeyler mi ? Ne kadar aciz ve ezilmiş bir durum... Toplum içinde gezerken davranışlarını yönlendiren gerçekten sen misin? Yoksa toplumun bizzat kendisi mi?

Arkadaşlarının gözünde daha havalı birisi olmak için, arkadaş grubun içerisinde bulunan bir arkadaşını ezmen ya da gereksiz tamamen sana ait olmayan davranışlarını göstermen gerçekten seni sen yapıyorsa, sen hiç sen olamadın. Şimdi dur ve gözün daha ileriye baksın. Bir hiç ol, tıpkı toprağın altında ki bir ölü gibi tepkisiz ol. Bunun öncesinde zaten ölüydün, çünkü hiç kendin olamadın. Benim ölümüm ise, bir uyanıştır.

Hayat av ve avcı oyunudur

Sana öğrettikleri gibi aşırı taviz verme, aşırı duygusal yaklaşma, işte bu kadar yeter daha ne çabalıyorsun ki? Oyunu değildir. Kim kendinden daha iyisini ister ki? Gelişime açık olsan, duygu ve mantığını dengelesen, yeri geldiğinde taviz vermesen onların istediği gibi birisi olmayacaksın. Bu onların işine gelir.

Peki ne mi yapman gerek?
Motivasyon ve Yaşam Savaşı

Herkese karşı gereksiz bir mesafen olsun, insanlar yardım talep ettiği sürece onlara yardım et ve dön git arkana bile bakma. Birileri seni övdüğünde bu senin için sıradan olsun, çünkü ben yazımın sonuna geldiğinde bunlarla hep karşılaşacaksın. Başkalarının senin hayatını yönetmesine izin verme, daima yüksel. Gelişime açık ol, her konuda bilgin olsun. Eğer bir aşkın olacaksa, bu yaşama aşkın olsun.

İnsanlarla iletişim kurarken kendini fazla tanıtma, bırak onlar seni tanımayı istesin. Bunu yalnızca perde arkasından göster. Söyleyeceklerin varsa içinde tutma, insanların bir kısmı cesaretine hayran kalacak, bir kısmı ise düşmanın olacak.

Sakın pes etme!
Motivasyon ve Yaşam Savaşı

Savaşa girmeyi bil, mücadeleci ol. Bir süre sonra hepsi kabuğuna çekilecek ve senin gerçekten kim olduğunu görecekler. Çünkü kendin olduğunda, bunu hissedeceksin. Kendi ailene sevgi ve saygı göster. Espriyi tadında bırak, yerinde konuş. Bazen çok konuşmacı ol ve kelimelerini iyi kullan, bazen ise bankta sessizce oturan birisi. Hayatın bir terazi misali hem dengede olsun. Geçmişini merak edenlere karşı o kadar açık olma, bunu bir kitap gibi anlat sayfa sayfa bir sonra ki sayfa için beklet. İnsanlarla fiziksel kavgaya girme, tamamen zekanı kullan. Eğer sınırları aşarlarsa gereğini yap. Ve sen hayat bir oyundur, oyununu iyi oyna...

Motivasyon ve Yaşam Savaşı
Cevapla