%41 EVET
Daha fazla oy ve yorum alabilir miyim?
%40 EVET
Daha fazla oy ve yorum alabilir miyim?
Gerekli olmayan proje yok ki alternatif olarak her şey değerlendirilmeli. Her zaman ileri görüşlü, ilerici ve yenilikçi olmak zorundayız.
Bugün asla işimize yaramayacak dediğimiz her şeyin daha fazlasına ihtiyaç duyduk. Geçmiştede böyle oldu bugünde böyle oldu, ileride de böyle olacaktır
Fizibilite nedir o zaman?
Olağandır, uygundur. İleriye bakıldığında tonajlı gemiler kat ve kat daha fazla büyüyor, Tonajlar büyüyor. Gemi sayıları her gecen yıl daha fazla artıyor. Önümüzde ki 50 sene içinde belki normal yük gemilerinin 3 katını görebiliriz. 3 kat ve daha fazlasını.
Benim anlamadığım nokta şu:
Haritayı önüme koyuyorum.
Bugün bakanın açıkladığı ticaret rotalarını da önüme koyuyorum.
Bu rotalardan gelen gemilerin güzergahlarına bakıyorum.
İhtiyacımız olan Kanal İstanbul değil Kadıköy Limanı gibi daha çok uluslararası liman.
Hatta bunu İstanbul üzerinden değil Çanakkale gibi Marmara'ya kıyısı olan farklı şehirlere dağıtıp boğaz trafiğini azaltmak.
Dünya'nın hiçbir boğazında yoktur ki, bir küçük iç denize geçiş için 40 milyar dolara yakın para harcanıp kanal açılsın.
Mesele boğazlar değil. Konu sadece tek taraflı düşünülmüyor. İstanbul boğazı su yolu geçişlerinin yükünü azaltmak şehir merkezinde olağan kazaları önlemek, malum ki bir kazada aylarca sürebilecek bir durumu ortadan kaldıra bilmek. Boğazda şu an cok acayip bir gemi trafiği var. İşin aynı zamanda bir diğer tarafı boğazdan bir tek su akmıyor parada akıyor. Bunuda iyi değerlendirmek lazım. Ayrıca kendi iç denizlerinde istediğin gemileri yönlendirerek kendi iç denizlerinde istediğin yönde yabancı gemileride yönlendire bilirsin. Çünkü marmara denizi bir kapalı iç denizdir.
29 Nisan 1926 tarih ve 815 sayılı kabotaj kanunuk türk iç sularında bazı faaliyetleri düzenlerken, marmara denizini de bu düzenleme kapsamında saymıştır bu milli tasarruflara karşı ve bu mevzuat uygulanması sırasında herhangi bir yabancı devletin itirazı görülmememiştir hiç bu mevzuatın veya bu mevzuata dayanan tasarrufların Marmarnnın hukuki statüsüne yani uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğu iddiası öne sürülmemiştir yabancı gemilerin narmara denizinden sadece geçişini düzenlemek için antlaşmalar yapılması, aslında Marmaranın bir iç deniz olduğunu kabul etmek demektir
Bu kaza olayları bana saçma geliyor baştan söyleyeyim.
Çünkü dünyada bunun gibi bir çok geçit var.
İlla boğaz olması şart değil.
Her şeyimizde olduğu gibi boğaz trafiğinde de bir düzenleme yok ki.
Para konusunda ise harcanan paraya oranla büyük bir paranın geleceğini düşünmüyorum.
Çünkü Panama Kanalı ki dünya ticaretinin en kritik noktası ve en çok para basan yeri.
Mısır buradan yıllık 3 milyar dolar gelir elde ediyor.
Yani harcanan parayı düşünürsek bizim bunu amorti etmemiz 30 seneden aşağı olmaz.
O da eğer bize bu kanalı kullandırtırlarsa.
Çünkü bir de Montrö sözleşmesi var.
Bizim boğazlardaki haklarımızın tüm dünya tarafından tanındığı bir sözleşme.
Buna paralel olarak böyle bir geçit yaptığımızda bu anlaşmanın askıya alınması, devletlerin bu sözleşmeden çekilmesi durumu da oluşabilir.
Zaten olayın asıl kritik yeri şu
Biz bu işi para kazanmak için yapıyoruz
Ve bugün bakan dedi ki elimizde az para var ve biz bu az parayı öyle bir yatırıma harcamalıyız ki bize çok kazandırsın
Bu parayı böyle bir projeye yatırmak bu ülkeye teknoloji, bilim ve yüksek teknoloji üretimi açısından hiçbir şey kazandırmaz
Biz bu parayı farklı alanlarda kurulacak özel şirketler için, yazılım, yapay zeka, uzay teknolojileri,... gibi alanlar için ayırmalıyız.
Gelecek burada.
Artık gemilerle taşınım bile tamamen otonom hale geliyor.
Yeşil gemilerin ve otonom rotalarda çalışan gemilerin yaygınlaşması çok yakın.
Bambaşka rotalar ortaya çıkacak, bambaşka taşımacılık kolları oluşacak, eski sistemde bir ticaret ağı belki de kalmayacak.
Bizim tek bildiğimiz kazmak, üzerine beton dökmek, kısacası inşaat.
Biz bu sarmaldan çıkamadıkça sonumuz çok yakın.
Gerçekten teknoloji üçgeninin ucundayız.
Yatırımını yapıp kendisini geliştirmiş milletler kat kat üst seviyelere çıkacaklar ve diğerleri onların yanında afrika kabileleri gibi kalacaklar.
Cevap
4Cevap
Siyaset yönüyle bakmıyorum partizanlar havlamasın. Bence gereksiz.
Evet diyenler oturdukları eski evleri yenilenmesini istesinler devletten bir deprem olsa evleri yıkılacak olanlar o kanala destek verenler
Ben evet dedim. Evim zaten yeni.
@BeniBöyleBill senin iyi olabilir kötü olanlar ne olacak
Demek ki hükumete destek verenlerin evleri yeni. Şimdi sen düşün :D
@BeniBöyleBill hükümete destek veren gop bağcılar esenlere bir uğra yeni mi değil mi görürsün
Haklısın... Çünkü onlar bu ülkenin rantından faydalanamayanlar... Şişli, Beşiktaş, Kadıköy'den AK Partiye destek çıkmaz. Çünkü o bölgede oturanlar rantlarını fakirler ile paylaşmak istemiyor. Daha çok yemek daha çok zengin olmak istiyorlar.
@BeniBöyleBill birilerinin durumunu düzeltecek olan iktidardır orada yaşayan zengin para yi kazanan halk değil oradakileri çoğu akademisyen doktor vs kaznadignini birilerine mi dağıtacak halkın refahını arttıracak olan ülkeyi yönetenlerdir
"oradakileri çoğu akademisyen doktor vs" ... Ne işe yarıyor... Bu ülke için, bu halk için mi yoksa kendi cepleri için mi çalışıyor... ? Her şeyi siyasilerden bekleyip, tek yaptıkları eleştiri üretmek ise, akademisyenlikleri vizyonları, bununla mı sınırlı? Mesela, ben bilen biri olarak soruyorum... Kanal İstanbul projesi hakkında nasıl bu kadar aptalca eleştiriler yapıyorlar? Günahı siyasilere yükleyip, sevabını kendi cebine koymak ucuz insanların başvurusudur. Önemli olan elini taşın altına koyacak cesareti gösterebilmektir.
@BeniBöyleBill kimse kendi çalıştığını paray i birilerine vermez buyur sen ver zenginler. fakirlere para verecekse devleti yönetenler ne iş yapacak bıraksınlar ozaman halk kendi kendine halletsin her işini
Demek ki devlet zenginden alıp fakire verdiği için zenginler eleştiriyor fakirler destek veriyor.
@BeniBöyleBill nerede veriyor pardon yüzde 28 işsizlik Pandemi de batan esnaf veriyor tabi
Iktidar bilakis zengini tutuyor
Zih8n kadar cahil gormedim partizan herifler
Şu yorum ile "hükümete destek veren gop bağcılar esenlere bir uğra yeni mi değil mi görürsün" , şu yorum arasında "Iktidar bilakis zengini tutuyor" bir tezatlık var ama halen çözemedim. Sen çözersen haber ver lütfen :D.
@BeniBöyleBill en çok ihale alan zengin şirketlere bakabilirsiniz
Bir denizci olarak evet
Denizci olmana üzüldüm.
Neden?
Bir üst mesajda açıkladım kardeşim.
değildir
Stratejik bir proje. Gerekli.
Denizci
@CaptainRex Doğru.
Kardeşlerim. İkiniz de denizcisiniz.
Ben de senelerdir bu ülkeye denizci yetiştiren bir eğitim insanıyım.
Gerçekten bu projeyi iyi araştırdığınızı düşünmüyorum.
Gerekli olan şey bir kanal değil, uluslararası liman sayımızın arttırılması ve Marmara denizine kıyısı olan şehirlere dağıtılmasıdır.
Hem bu şekilde boğaz içindeki yoğunluk azalır, hem ülkemizdeki kara ticareti de çok olumlu etkilenir, hem de doğal yapı bundan etkilenmez.
Kanal İstanbul'un nasıl bir felaket projesi olduğunu daha planlanan kısmının %30'u bitmeden anlayacaksınız. Zaten tamamlanamayacak göreceksiniz.
Çünkü bu projenin fizibilitesi bile yapılmadı. Kendi sitesinde maliyeti 40 milyar TL yazıyor (Yaklaşık 4-5 milyar dolar). Bugün cumhurbaşkanı çıktı 15 milyar dolar dedi. Devletin kurumlarının proje kalemleri için ayrı ayrı açıkladıkları rakamları topladığınızda 40 milyar dolar yapıyor.
Proje güzergahı İstanbul'un en büyük su havzası üzerine kurulmakta. Barajlar iptal ediliyor, İstanbul'un yer altı suyu kaynağı kuzey ormanları ortadan kaldırılıyor, bir çok nehir artık bu proje ile var olmayacak. İstanbul'u nasıl bir susuzluğun beklediğini siz düşünün.
Ekolojik denge açısından Karadeniz'in en zengin deniz canlılığının olduğu, Karadeniz balıkçılığının kalbi olan bölgeyi yok etmekte. Bununla ilgili üniversitelerden de raporlar açıklandı ancak bu raporları açıklayanlar vatan haini ilan ediliyor.
Bu projenin neden yapılmak istendiği çok açıktır. Etrafındaki arazilerin kimlere peşkeş çekildiği çok açıktır.
Bu kanalın yapıldığı iki deniz arasında çok yüksek derecede bir doğal kot farkı olacaktır ve bu iki denizin arasında var olan akıntıyı durdurmak mümkün değildir. Tamamen betondan olacak olan kanalda sürüklenecek gemilerin de büyük felaketlere yol açacağı çok açıktır. Bunlarla ilgili hiçbir araştırma yapılmadı ve bir önlem de sunulmadı.
Böyle bir felaketin gerçekleşmesi durumunda, hemen yakınında Küçük Çekmece tarafındaki nükleer tesisin İstanbul açısından da büyük risk teşkil ettiği ortadadır.
Bunun gibi bir sürü detayı size daha sayabilirim. Bunlar önümdeki dokümanlardan okuduğum kadarı ile aklımda kalanlar.
Herkes sanıyor ki, gemiler boğazda beklememek için gelecek parasını ödeyecek kanaldan geçecek ve Türkiye para kazanacak.
Bu kadar basit mi sizce? Olaya bu kadar basit bakmanızı sağlamaya çalışacak kadar aptal yerine koyuyorlar sizi ama farkında değilsiniz.
Yazdıklarınızın çoğunun yanlış ve ya çarpıtılmış olduğunu size tane tane anlatacağım, ancak öncelikle "Denizci yetiştiren eğitim insanı" kısmına takıldım. Yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla denizcilikle ilgili bir okulda eğitimcisiniz, ancak sizin denizcilikle doğrudan ilginiz yok. Zira olsa idi, "Bu kanalın yapıldığı iki deniz arasında çok yüksek derecede bir doğal kot farkı olacaktır" ifadesini kullanmazdınız.
Bu ifadeyi ben kafama göre yazmadım.
Hayatı akademik araştırma yapmakla geçmiş birisinin, bazı şeyleri basitleştirerek yazdığını da anlamanız gerekiyor.
İki deniz arasında yükseklik farkı mevcut. Doğal oluşumları bu şekilde.
Ve aralarından kuvvetli bir akıntı var. Bu sadece yükseklik farkından değil, bir çok nedeni var ancak sonuç olarak bu akıntıya adapte olmuş bir yapı da var karşımızda.
Siz bu akıntıyı betonda taban, beton yan duvarları olan bir kanalla durduramazsınız. Durduramayacaksınız da. Bunu görecekler.
Yazdığım bilgilerin yanlışlığı yok, eksiği çok. Daha çok fazla şey ekleyebilirim.
Bu konuda yapılmış bir çalışma da yok aslında. Tamamen yapıyorum, oluyor mantığı ile ilerliyor.
Bir facia olduğunu daha %30'u tamamlanmadan göreceksiniz. Bu kanal projesi bir köprü yapmaya, bir cami yapmaya ya da bir otoyol, hastane yapmaya benzemez. Onlar tabiri caizse amele işidir. Burada mühendislik devreye giriyor işte. Burada bilim ve teknoloji devreye giriyor ve bu alandaki akademisyenlerin bir çoğu bu projeye karşı.
Bu arada evet denizcilikle alakalı bir üniversitede görev yapıyorum. Hem de her bölümü ile çok kaliteli eğitim veren bir üniversitede. O yüzden partizanlıktan uzak, objektif olarak yazabiliyorum.
Konuyu teknik olarak bilen birisiyim. O yüzden basitleştirerek yazma... :D Mesela, yükseklik farkı ne kadar ve neden oluşuyor? Bunun ne gibi etkileri olur? Doğal oluşumdan kastınız nedir? Kuvvetli akıntı derken ne kadar kuvvetli? Bu kuvvetli akıntı gemi trafiğini etkiler mi? Taban ve yan duvarlar! beton mu olacakmış? :D Dünyada, tabanı beton olan kaç kanal biliyorsunuz? :D Gerçekten bir ön çalışma yapılmamış mı? :D 150 Yıl önce Panama Kanal ve Süveyş i yapan mühendislerin günümüz mühendislerine göre hangi ileri teknolojileri kullanıyorlardı? Siz gerçekten herhangi bir üniversitede araştırma yaptığınıza emin misiniz? ya da şöyle sorayım, siz hiç üniversite ve ya deniz gördünüz mü? Deniz suyundaki şeker oranı neye göre değişir biliyor musunuz? Vertex, pivot, kavitasyon, KM, metecentre ne demek? (Boşuna Google da arama, bulamazsın :D . Sevgili kardeşim, sen daha yazarken denizcilik ile ilgin olmadığı anlaşılıyor.. Ben daha ne yazayım sana. :D
Tüm tuşlara basıp bölüm geçmeye çalışan bir çocuk gibisin gerçekten.
Çok fazla soru sorduğunda çok fazla şey bilmiş mi oluyorsun?
Yazdığın çoğu şeyin bu söylediklerimle alakası bile yok. Bir de bana öğrettiğim şeyleri google lama deme kibrini gösterebiliyorsun. Zaten buradan aslında hiçbir şey öğrenemediğini ortaya koyuyorsun.
Bak ben anlattıklarımda sana bir tek soru sormadım.
Kendi tezlerimi "en basitleşmiş" haliyle ortaya koydum ki keşke daha da basit yazsaymışım çünkü gerçekten şu mesajını görünce beyninin yandığını anlayabiliyorum.
Senin yapman gereken şey tüm tuşlara basıp, aklına gelen anlamlı anlamsız birçok soru sormak yerine, kendi tezini ortaya koymaktır.
Çünkü soran insan konuyu bilmeyen insandır. Ben bir konuda fikrimi / tezimi ortaya koyarken soru sormam. En basit haliyle yazdım yine anlamamışsın.
Sen de benim gibi tezlerini ortaya koyacaksan dinlerim. Yoksa bu şekilde kendi yetiştirdiklerimle sid. ik yarışına girecek değilim.
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?