Ahmet Davutoğlu’nun Siyaset Hikayesi Nasıl Başladı
Yeni Şafak Gazetesi Yazarlığı ve Dışişleri Baş Danışmanlığı

Uluslararası İlişkiler ve Siyaset bilimi profesörü olan Davutoğlu aslında siyasete Yeni Şafak gazetesinde 1995-1999 yılları arasında “Stratejik derinlik” konularında yazarlık yaparak başlamıştı. Aynı zaman diliminde Marmara üniversitesinde de doçent olarak öğretim görevlisiydi. 2003-2009 yılları arasında Başbakan Erdoğan, Dışişleri bakanı Abdullah Gül ve Dışişleri bakanı Ali Babacan’ın yanında dış politika danışmanı olarak çalıştı. Bu dönemde fettoş ve örgütü tarafından da sürekli pohpohlandı, şişirildi.
Bir siyasi aktör haline getirildi. Tayyip Erdoğan’ın “Komşularla sıfır sorun” sloganı ona aitti. (Şunu belirtmek lazım ki Atatürk’ün Yurtta sulh, cihanda sulh ilkesiyle alakası yoktu bu ilkenin). Kürt açılımı, ermeni açılımı, roman açılımı, çerkez açılımı politikalarının arkasındaki fikir babası da Davutoğlu idi. Aslında komşularla sıfır sorun derken Türkiye geçmişe yönelik suç üstlenmeli, böyle olursa çevreyle dost oluruz fikriydi bu.
Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık Serüveni

Davutoğlu 2009 yılında meclis dışından dışişleri bakanı olarak atandı. Ardından 2011 yılında AKP genel başkanı oldu. Bugün demokrasiden bahseden şahıs anti demokratik şekilde genel başkan seçtirilmişti. Sayın Erdoğan partili bakanlarla, vekillerle, il ve ilçe başkanlarıyla yaptığı görüşmelerde onu seçmelerini istemişti. Çünkü kolay yönetebileceği biri olarak görüyordu. Başbakanlığı dönemindeki en önemli dört olayı anlatmadan geçemeyeceğim: Birisi 22 Haziran 2012’de Suriye ordusu tarafından düşürülen Türk savaş uçağı. Askerlik bilgisi olan herkes bilir ki bir uçak tek başına uçuş yapmaz. En az iki uçak, birbirini koruyup kollayacak şekilde uçar. O uçağın tek başına Suriye üzerinde neden uçtuğunu açıklayamadı. İkincisi 24 Kasım 2015’te Rus uçağının düşürülmesi. Önce kameralar önünde vur emrini ben verdim dedi. 15 temmuz olayından sonra Rus uçağını fetocular düşürmüş. Zaten sınırdan 30 saniye girip çıkmış. Benim nereden haberim olacak diyerek çark etti. Üçüncüsü Mit müsteşarı, genel kurmay ikinci başkanı ve dışişleri müsteşarıyla yaptığı toplantıydı. Genel kurmay ikinci başkanı “Suriye’ye 2.000 tırdan fazla silah gönderdik. Başlarına bir komutan göndermezsek namluların ucu bize döner" diyordu. Mit müsteşarı ise yollarım oraya dört kişi, sallarım Türkiye’ye sekiş tane füze, gerekirse Süleymanşah türbesini de bombalatırım, savaş bahanesi çıkartırım diyordu. (İlginçtir Afyon’daki gece yarısı aceme askerlere mühimmat taşıtırken gerçekleşen cephanelik patlaması da o bahsedilen 2.000 tır silahın gönderildiği zamana denk geliyor. Dördüncüsü de 10 dönümlük atan toprağını koruyamayıp bir gece operasyonuyla Süleyman şah türbesinden kemikleri alıp kaçırmayı başarı gibi anlatmasıydı.

Bu arada 7 haziran 2015 seçimlerine Erdoğan’ın başkanlık baskısıyla gidildi, AKP çoğunluğu kaybetti. Sonra 1 kasım 2015 seçimlerinde Bahçeli’nin de desteği ile %49,4 ile AKP tekrar çoğunluğu kazandı. Ama 2016 yılında başkanlığa karşı çıkan Davutoğlu “Milli İrade” ile görevden el çektirilerek yerine Cinali Yıldırım Getirildi.
Tasfiye Olan Davutoğlu Milli Görüş Çizgisine Kayıyor

Malumunuz olduğu üzere özellikle Tek adamlık referandumundan itibaren AKP’de bir çatırdama vardı. AKP’de tasfiye edilen mili görüşçü küskün kesimin bir kısmı Saadet partisinde, bir kısmı da biraz da Konyalı olmanın verdiği etkiyle Davutoğlu etrafında toplanmaya başladı. Davutoğlu önce parti içinden muhalefet yapmaya çalıştı. Bir yandan da tek adamlık sisteminin memlekete zarar vereceğini söyledi ki siyasetçi olarak söylediği nadir doğrulardan biriydi bu. Sonra partiden aforoz yedi. Sayın Erdoğan bir karşı manevra ile bir yandan Erbakan’ın oğluna Yeniden Refah Partisini kurdururken bir yandan da meclis kürsüsünden Ümmeti Bölüyorlar diyerek Davutoğlu’na doğru kayan partilileri elde tutma operasyonu yaptı. Tabi ilginç bir konu daha var ki: Fatih Erbakan, iki ay önce partisinin kongresinde slogan olarak Burada GELECEK var sloganını kullanmıştı. Davutoğlu'nun Gelecek partisi ismi daha önce dışarı sızmış olabilir mi?
Babacan-Davutoğlu Meselesi ve Yeni İttifaklar

Yine bu son üç yıllık dönemde Ali Babacan, Abdullah Gül ve Beşir Atalay’ın başı çektiği bir başka ekip daha AKP’den kopuş sürecine girdi. Davutoğlu milli görüş çizgisine konumlanırken Babacan ekibi Tıpkı Özel Ve Erdoğan gibi 4 eğilimi bir araya toplayarak kümülatif siyaset yolunu seçtiler. Çünkü Türkiye’de iktidar olmanın yolu ılımlı İslamcılıkla karışık liberalizm ve içine çeşni olarak biraz milliyetçilik biraz da solculuk katmak gerekir. Babacan ekibi Davutoğlu’nu istemiyor. İkisi bir araya gelip ittifak kuramaz ama Millet ittifakı şemsiyesi altında kerhen birleşmeleri mümkündür diye düşünüyorum.
Cumhur İttifakı Yeni bir Üye Kazanır mı, Davutoğlu Başarılı Olur mu?

Babacan ve Davutoğlu Millet ittifakı içinde yer alırsa Erdoğan bir karşı manevrayla İyi Partiyi yanına çeker mi? Böyle bir gelişme olura hiç şaşırmam. Geçmişte Erdoğan’a en ağır sözleri söyleyen Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu vakalarını unutmayalım. Bölünen AKP’de kaybedilen kanın yerini Meral Akşener doldurursa kimse şaşırmasın. Ama Sayın Erdoğan bu manevrayı yapamazsa AKP de biter, kendisi de biter. Davutoğlu bu yeni girdiği yolda bir baş aktör olur mu sorusuna gelince baş aktör olamaz. Ama içine girdiğimiz %50+1 sistemine göre de %1’lik parti bile önem arzeder.

Çünkü eskiden koalisyonlar meclise girdikten sonra kuruluyordu. Şimdi meclise girmeden önce kuruluyor. %50+1 sistemi içinde önemsenin bir aktör olacağı kesindir. Şimdi bu yeni çok bilinmeyenli denklemin sonucunun ne olacağını izleyip göreceğiz.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar