Merhaba, FTR (fizyoterapi ve rehabilitasyon) veya (fizik tedavi ve rehabilitasyon) 2. sınıf öğrencisiyim. Hocalarımızdan öğrendiğim kadarıyla, gözlemlerim ve araştırmalarım sonucu edindiğim bilgileri paylaşacağım.

Fizyoterapist kimdir, hangi okullarda eğitim görürler ve bu okullar arasında fark var mıdır?

"Fizyoterapist, fizyoterapi alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksek okullardan mezun sağlık çalışanıdır."
Bu bağlamda küçük bir not düşmek isterim; fakülte ya da yüksekokulda verilen eğitimin kalite açısından genel itibariyle farkı yoktur, 4 yıllık lisans eğitimi sonunda FTR öğrencilerinin hepsi denktir.
Ayrımın nedeni binadaki kişi sayısıdır, fakültede birden fazla bölüm aynı binada eğitim görürken yüksekokulda sadece tek bölüm bulunmaktadır.
Fizyoterapist adaylarının iyi bir eğitim almaları ve kendilerini geliştirmeleri nelere bağlıdır?

Fizyoterapist adayının iyi bir eğitim alması, okulun sunduğu imkanlara ve hoca kadrosuna bağlıdır. Kendini geliştirmesinde ise; öğrencinin azmi ve yeteneği belirleyici faktördür. Ayrıca sempozyumlara katılarak gündemi takip etmek, çoğunlukla yabancı olan tıbbi kitapları edinerek yeni bakış açıları kazanmak, mezun olduktan sonra güvenilir kurslara giderek egzersiz ve rehabilitasyon programları hakkında ekstra bilgiler ve teknikler öğrenerek sertifikalar edinmek faydalı olacaktır.
FTR öğrencilerinin uygulama sınavlarında ve stajlardaki performansları çok önemli!

FTR öğrencilerinin anatomi, fizyoloji ve rehabilitasyon dallarındaki teorik bilgilerinin yanı sıra pratikte de kendilerini göstermeleri lazım. Meslekte elleri doğru kullanmak kilit noktadır, birçok yöntemin uygulanması için temeldir. Hem teorik konuları unutmamak için sık sık tekrar yapılması hem de bunu pratikle geliştirilmesi gerekmektedir.
Fizyoterapistlerin ilgilendikleri alanlar nelerdir?


Fizyoterapistler; ortopedik, travmatolojik, nörolojik, nöroşirürjik, kardiyopulmoner, romatolojik, farmakolojik , radyolojik, jinekolojik, ürolojik, onkolojik, pediatrik, geriatrik hastalıklar gibi pek çok alanda çalışma yaparlar. Ayrıca konuşma ve işitme terapileri üzerine de çalışabilmektedirler.
Fizik tedavi gerektiren hastalıklar arasında en sık karşılaşılanlar hangileridir?

- Ağrı (Bel, sırt, boyun ağrıları vb.)
- Kırık
- Medulla spinalis lezyonları
- Skolyoz
- Tam veya kısmi felç
- Multiple skleroz
- Cerebral palsy
- Spina bifida
- Fibromiyalji
- Poliomyelit
- Romatoid artrit
Bu hastalıkların ve daha birçoğunun lezyonları, tanı, tedavi ve rehabilitasyon programları lisans eğitimi süresince fizyoterapist adaylarına öğretilmektedir. Yani tanı yetkisi olmasa bile bu bilgiler fizyoterapistlere verilir.
Fizyoterapistlerin çalışma alanları nerelerdir?

Devlet hastaneleri, özel hastaneler, klinikler, rehabilitasyon merkezleri, engelliler için özel okullar, özel eğitim merkezleri, halk sağlığı merkezleri, evler, huzurevleri, termal oteller, hatta spor kulüplerinde hizmet verebilirler.
Sadece fizyoterapistler egzersiz reçetesi yazabilir!

Egzersiz reçetesi yazmaya yetkili tek kişi fizyoterapisttir. ("Fizyoterapist, hekimin belirlediği programı uygular." diyenlere duyurulur!) Öyle olsaydı egzersiz reçetesi yazma yetkisi hekimlerde olurdu. Bu birçok kişi tarafından yanlış veya eksik bilinen ve ifade edilen bir durumdur.
Tanı, tedavi ve rehabilitasyon süreçleri nasıl gerçekleşir ve fizyoterapistin etkisi ne ölçüde olur?

Örneğin; bir hastaya gerekli tahliller yapılıp testlerden geçirildikten sonra cerebral palsy tanısını hekim koyar, daha sonra fizyoterapiste yönlendirir. Fizyoterapist hastanın bilgileri neticesinde hastaya özel bir egzersiz ve rehabilitasyon programı oluşturur, rehabilitasyon boyunca hasta ile birebir ilgilenerek durumunu yakından takip eder.
Öyle ki tedavi süresi belki bir hafta, belki bir ay, belki bir yıl, belki de bir ömürdür. Bu süreçte fizyoterapist, hastanın hep yanındadır. Hastalığın tamamen iyileştirilme ihtimali olmasa bile etkilerini en aza indirip durumuna göre hareket kabiliyeti kazandırabilmek hedeflenir.
Doğru iletişim şart!

Fizyoterapist, bazı durumlarda hastanın ailesinden daha çok iletişim kurduğu biri konumuna yerleşir. Bu yüzden fizyoterapist - hasta ilişkisini doğru kurmak çok önemlidir. Birçok hastalığın iyileşme sürecinin olumlu yönde gelişmesi için moral şarttır. Olabildiğince güler yüzle, ilgiyle, sabırla ve sevgiyle bu süreç ilerlemelidir. Bu, hekimden hemşireye aslında tüm sağlık çalışanları için geçerlidir.
Sağlık bir ekip işidir, amaç hastayı iyileştirmektir.

Unutulmaması gereken diğer bir nokta; hekimler fizyoterapistlerin veya fizyoterapistler fizyoterapi teknikerlerinin üstü veya amiri değildir, denetleme hatta emir verme gibi bir yetkileri yoktur, bu şekilde uygunsuz durumlarla karşılaşıldığında uyarılmalı, gerekirse yetkili mercilere durum bildirilmelidir. Bu bir ekip işidir, tüm sağlık çalışanları arasında uyum söz konusu olmalıdır, amaç hastayı iyileştirmektir.
Fizyoterapistler günü;
- 8 Eylül'de dünyada
- 8 Nisan'da Türkiye'de kutlanmaktadır.

Fizyoterapistler hayata anlam katar, yaşam standartlarını yükseltir!

Ülkemizde çoğu kişi fizyoterapistin ne iş yaptığını bilmemekte, tedavi edici ve koruyucu programlar için önemli rol teşkil ettiklerini görmemektedir. Bence'yi yazma nedenim de buydu zaten, insanları fizyoterapistler konusunda elimden geldiğince bilgilendirmek. Umarım faydalı olabilmişimdir, sağlıkla kalın!

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar