Hayatım boyunca beni en çok sevmiş/ sevebilecek insanın ölümünü bekleyip seyredemezdim. Ya onunla aynı sonu paylaşırdım ya da onu da kurtarırdım bir şekilde 😀
Kesinlikle istemezdim ya, o gemiye binen herkesin sonu ayrı travma zaten 😅 Jack’in yerinde olmak hiç istemem, romantik ama sonu buz gibi ölüm… Rose tarafı da kolay değil, kurtulsa ne, ömür boyu vicdan azabı, travma, “kapı mevzusu” diye millet hâlâ dalga geçiyor düşün 😂
Yine de “bana o kolyeyi tak, çiz beni Jack” sahnesine bir uğrardım, sonra ilk durakta inerim gemiden 🙃🚢❄️
Beni zaman değll, ahlâkî durum alakadar eder. Ahlâk anlayışı çünkü hep aynı. Tepki gösterebilirdi istemiyorsa Jack ile olmayı bildiği gibi. Ha şimdi ahlâk bekçiliği ile itham ederse biri de o zaman kendi de aldatılmayı doğru bulan biri derim ben de ona. Şurada sorarsam hemen hemen herkes “Aldatmanın bahanesi olmaz.” der.