Güncellemeler
1 yıl
Ve önemlisi bizim inanmamızı bu kadar isteyen adaletli ve bağışlayıcı tanrı bütün bu kafa karışıklığına neden engel olmaz ve müsaade eder?
Birinin söylediğini öteki çok az bile olsa farklı çeviriyor, yorumluyorsa ve bunu sıradan bir kurum ya da insan değil din vakfı, din başkanlığı, din alimi yapıyorsa bunda bir tuhaflık yok mudur? Sürekli inanmaz isek bizi yakacağını söyleyen bir sürü din var iken çok az bile olsa farklı bir yorum yapan din alimleri, vakıfları, başkanlıklarının yaptığı kafa karışıklığı nedir? Günah ve kul hakkı değil midir?
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Burada ince bir ayrıntıya dikkat etmelisin.
İslam inancında, soru başlığında da bahsettiğin gibi kurallar değişmez. Kuran, İslam'ın evrensel anayasa kitabıdır. Kurallar dediğin konu ise açıklamada belirttiğin üzere din alimlerinin veya kurumların görüşlerini beyan etmesidir ki, bunu Anayasa'ya bağlı kalmak şartı ile oluşturulan hukuk sistemi gibi düşünebilirsin. Olaya bu şekilde bakarsak, bugün kü modern hukuk sistemimizde dahi zaman zaman Anayasa ile çelişen kanunların, uygulamaların yer aldığını görürüz. Dolayısı ile günümüz hukuk sisteminde otoriteler nasıl hata yapıyorsa, zaman zaman bahsettiğin kurum veya kişilerin de hatası olabilir.
Ancak senin bunlardan tamamen soyutlaşman mümkün... Burada ince ayrıntının ikinci temel kısmı geliyor.
İslam inancından ruhban sınıfı yoktur. Dolayısı ile hiç kimse, kurum senin inancında yönlendirme yapma hakkına sahip değildir. İslam inancında önemli olan niyettir. Niyetinde samimi isen sorun kalmaz.
Örneğin, kapanma konusun ele alalım. Ahzab 59. Ayet "Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin hanımlarına söyle evlerinden dışarı çıktıkları zaman dış örtülerini üzerlerine alsınlar. Bu, onların iffetli kadınlar olarak tanınmaları ve kötü insanlar tarafından sözlü veya fiilî tâcize uğrayıp incitilmemeleri açısından en uygun yoldur. Allah, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir." diyor.
Bundan sonrası tamamen sana kalmıştır. Sen istersen yarı çıplak, istersen türbanlı ve vücut hatlarını açıkta bırakacak şekilde açık, istersen pardösülü veya tamamen kara çarşaflı hatta sadece gözlerin açıkta kalacak şekilde örtünebilirsin. İşte bu, kişilerin, alimlerin, kurumların yorumuna bağlı olarak değişebilir. Burada önemli olan senin bakış açındır. Yukarıda yazdığım gibi, İslam da ruhban sınıfı olmadığı için senin bakışın esastır. Ancak burada önemli olan inancının samimiyeti, niyetidir. Yani sen inandığını söyleyip, "bana göre türban gereksiz" diyorsan, bunun yargılamasını toplum değil, Allah yapacaktır. Zira o senin ne derece samimi olduğunu zaten biliyor. Sen sadece toplumu kandırmış olursun.
Öyle zaten. Herkes "bence" diyerek dine yeni bir yorum getiriyor ve bunu Kuran'da da böyle diyerek yalanlıyor. Dinin adını karalamış da olsa, o inançtan çıkmış da olsa vicdanını susturmak için yapıyor ve zerre pişmanlık da duymuyor. Ne isimler haberler gördük. Bazısı da hacı hoca kötü yalancı imajı çizmek için kostüm olarak cübbe giyiyor, sakal takıyor ve dine aykırı davranışlarda bulunuyor ki bunun da örnekleri var.
Dinlere inanmıyorum. Din bir akıl hastalığıdır
Neye inanıyorsun peki merak ettim