Siz Hiç Kuyuya Düştünüz Mü?

Ben düştüm...

Kuyu hiç derin değildi en başta, belki de derindi de benim "nasıl olsa çıkarım" umudum onu güzel hale getiriyordu.
Alt tarafı bir kuyu, kenardaki taşlardan oyuntulardan tırmanır çıkarım, elim ayağım tutuyor şükür.

Öyle ya çıkamayacak ne vardı?

Siz Hiç Kuyuya Düştünüz Mü?

Ama o kadar basit bir kuyu değilmiş meğersem. Öyle bir kuyu ki içerisi balçık dolu.
Yani sen çıkmak için çaba gösterdikçe daha da dibe battığın bir kuyu.

İnsan daha da batma ihtimali olduğu bir kuyudan çıkmak için çaba sarfeder mi?
Mutlaka eder...

Nefes alıyorsan hala umut var demektir.

Tabi, daha yeni düştün kuyuya umut dolusun. Batıyorsun ama çabalamaktan vazgeçmiyorsun.

Siz Hiç Kuyuya Düştünüz Mü?

Ne zamanki gövden çamura batmış, elini kolunu oynatamıyorsun işte o zaman vazgeçiyorsun, beklemeye başlıyorsun. Çamur bedenini esir alıyor ve günden güne çamura teslim oluyorsun.

Kuyudan su çekmeye bir yolcu gelir mi?

Bir yolcu kuyudan su çekmeye gelsin beni kurtarsın diye bekliyorsun. Beklerken de çürüyorsun.

Siz Hiç Kuyuya Düştünüz Mü?

Yolcu gelince de ne halde olacağın ya da orada olacak mısın o bile belli değil...
Hani bir yazıda geçer ya;

Karda donmak üzeresindir, Uyumak tatlı geliyordur ama... Sen öldüğünün farkında değilsindir.

O yolcunun gelmeyeceği ve o kuyudan asla çıkamayacağın gerçeğini umut ile örtmüşsündür en başından beri...
Gerçeğin acısı bedenin acısı ile bir olur, karda uyuyarak ölmeyi, kuyuda kalmaya tercih edersin.

Bir başka Bence'de buluşana kadar hoşçakalın...

#KızlarSoruyor #livaneli

Siz Hiç Kuyuya Düştünüz Mü?
Cevapla