Ben Çocukluğumu Özledim

Ben çocukluğumu özledim...

Bizim çocukluğumuzda annelerimiz şimdiki anneler gibi çalışmıyorlardı. Okuldan eve geldiğimiz zaman hep bizi kapıda karşılayan bir annemiz her zaman olmuştur. Böyle olduğu halde okula giderken bile belki lazım olur diye boynumuza anahtar asardı bizim annelerimiz. Ama hiçbir zaman da bu anahtarı kullanmaya ihtiyaç duymadık.

Ben Çocukluğumu Özledim

Öyle ki evin reisi olan babam bile yanında anahtar taşımazdı. Annem evimizin her daim bir parçası olduğundan hep evde olurdu. Biz okuldan gelmeden, babam işten gelmeden önce annem bir şekilde hep evde olur ve o kapıyı hep annem açardı. Benim çocukluğumda her yere birlikte giderdik, zaten o zamanlar şimdiki gibi öyle bir sürü gidilebilecek AVM'ler falan da yoktu.

Ben Çocukluğumu Özledim

Bizim o dönemlerdeki en büyük eğlencemiz akşamlara kadar sokaklarda oynamaktı. Bizim çocukluğumuzda sokakta oynamak diye bir kavram vardı. Cafelerde, AVM’lerde alışveriş yapmak yoktu. Böyle yerler olmadığından dolayı da oralarda buluşmalarda yoktu.

Ben Çocukluğumu Özledim

Okula arkadaşlarımız ile giderdik, birlikte evden çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gider gelirdik. O zamanlar servis falan da yoktu. Yürümekten dolayı ayakkabılarımız eskirdi. Okul çıkışlarında öyle anlar olurdu ki; çantalarımızı kaldırıma bırakır arkadaşlarımız ile oyuna dalardık. Ama hiçbir zaman annelerimiz bu durum karşısında endişelenmezdi. Bilirlerdi ki arkadaşlarımız ile mahallede oyuna daldığımızı. Bu yüzden kardeşlerimiz ile bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlayıp yollarlardı.

Mahalledeki teyzeler annemiz gibiydi. Susadığımız zaman çok rahatlıkla komşu teyzelerin evine girer su içerdik. Ya da pencereden bir sürahi bir bardak uzatır, hepimiz aynı bardaktan kana kana verilen suyu içerdik.

Ben Çocukluğumu Özledim

Sadece evine çişimizi yapmaya giderdik. Ama evden dönerken mutlaka elimizde yiyecekler ile arkadaşlarımızın yanına dönerdik. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeylerden mutlaka diğer çocuklarada gönderirdi. Bu bazen kurabiye olur, meyve olur, salçalı ekmek olur, ekmeğin üzerine sürülmüş yağ ve üzerine serpilmiş toz şeker bile olurdu.

Ben Çocukluğumu Özledim

Çocukluğumuzda cebimize verilen harçlığı oynarken düşürmeyelim diye cebimizden çıkarır çantamızın üzerine koyar oyun bitinceye kadar da o para orada dururdu. Çok garip ama o parayı kimse gelip oradan almazdı. O dönemler sokaklarımız, evlerimiz ve çevremiz çok güvenli idi. Düşersen kaldıranın olurdu, kavga edersen barıştırıldın, şimdiki gibi zabıtlar tutulmazdı. Çocukluğumuzda kavgalarımız öyle ustura, falçata ile olmazdı. Onların ne olduğunu bile bilmezdik bizler. En fazla yaptığımız saçlarımızı çeker, hayvan adı sayar, tekme atar, sonra döner gine oyun oynardık. Birbirimizin içtiği sudan içer, elmasından bir ısırık alırdık.

Ben Çocukluğumu Özledim

Misket oynamaktan parmaklarımız kanar ama şimdiki gibi mikrop kapmazdık. Küçükcük bir yaradan dolayı acillere koşmazdık. Düşdüğümüz zaman annelerimiz ekmeği çiğner basardı alnımıza, ve biz o halde bile hemen koşarak gene oynamaya giderdik. Röntgenlerde, ultrasonlara girmezdik hiç.

Çocukluğumun bayramları başka bir güzeldi. Ailenin en büyüğünde bütün akrabalar mutlaka toplanırdı. Herkes bilirdiki bugün bayram ve bütün aile bireyleri orada olacak. Şimdiki gibi bu bayramda nerede tatil yapayım hesapları yapmazdık. Biz çocukken kardeşlerimizle, kuzenlerimizle sokak sokak dolaşıp komşu evlere gidip ellerini öpüp harçlıklarımızı ya da şekerlerimizi alacağız diye ayrı bir sevinirdik.

Ben Çocukluğumu Özledim

Ben çocukluğumu özledim…

Şimdi bakıyorumda sokaklarımız ruhsuzlaştı. Artık kimse bir alt komşusunu tanımıyor. Mahallen eski ise ve eskilerden kişiler var ise onlarla bir iki ayak üstü kelam edersin onun haricinde selam versen alan olmayan bir duruma geldik. Aynı mahallede kim var kim yok bilmiyoruz artık.

Eskiden evlerimizi kendimizi temizlerdik, kapı silerdik, annelerimizin bizim eskilerimizden yaptığı bezler ile güle oynaya işlerimizi bitirirdik.

Ben Çocukluğumu Özledim

Evlerimiz var ama içlerinde yaşayan yok.

Parklarımız var içinde oynayan çocuklarımız yok.

Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlarımız, lüks binalarımız, ışıl ışıl vitrinlere sahibimiz. Ve tüm bunların içine girip çıkan yapan insan toplulukları.

Hiçbirinde ne yazık ki ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz, olmamalıyız…

Eskiden tahtalardan iskemlelerimiz vardı. Onların üstünde oturan yaşlılarımız, onlara dede, nene diye hatırını soran bir nesil vardı. Ve ne yazık ki artık bu çocuklar yok oldu.

Ben Çocukluğumu Özledim

Ne ruhumuza, ne kültürümüze ne de cüzdanımıza hitap eder bir yaşantımız oldu. Her şey reklamlar ile desteklenir, beyinlerimiz ve ruhlarımız ele geçirilmiş insanlar topluluğu olup çıktık.

Ben Çocukluğumu Özledim

Herkes birbirine yabancı ve ne yazık ki yalnızlıklarımızla yaşar duruma geldik.

Bir BENCE'min daha sonuna geldim. Buna benzer bir yazıya denk gelmiştim ve eskiyi ne kadar özlediğimizi hatırladım. Dostça ve sağlıcakla kalın...

Ben Çocukluğumu Özledim
Cevapla