Sobanın Çıtırtılarıyla Çay İçmeyi Özlüyorum

Eskinin değerini bilmiyormuşum. Her şey kaybedildiğinde anlaşılıyor. Kışın soğuk olduğunda sobaya yaslanmak,sobanın üzerinde kestane pişirmek,soba için kömür taşımak...


Eskiyi özlüyorum..


Halbuki ben kestane pişirmek dışında sobanın hiçbir getirisini sevmezdim. Sobalı evde yaşamak sanki bir eksiklikti. Şimdi ise o günleri özlüyorum. Sobanın yanında sıcaktan mayıştığım günleri mumla arıyorum.


Şimdi ise geniş bahçemizde özgürce dolaştığım, yakartop oynadığım zamanları özlüyorum.



Müstakil evden rahatsız olurdum. Apartman her zaman konforlu gelirdi. Kaloriferli evde yaşamak büyük bir ayrıcalıkmış gibi; komik.


Sobanın Çıtırtılarıyla Çay İçmeyi Özlüyorum
Karı özlüyorum. Kaç yıl oldu kar görmeyeli? Botum, dizime gelen karın içinde kaybolurdu. Kar yerdim. Kar'ın tadını özlüyorum. Eldivenlerimi unuttuğum için çıplak elle kar topu savaşı oynamayı özlüyorum.


O sıcak ortamı özlüyorum. Çay meclisimizi :)

Sobanın Çıtırtılarıyla Çay İçmeyi Özlüyorum


Eskiden burun kıvırdığım şeyler bana niye bu kadar güzel geliyor.? İnsan hep memnuniyetsiz mi yoksa? Hep daha fazlasını istiyor ve elde edincede bir boşlukta kalıp geri dönmek istiyor ya da daha kötüsü... Açgözlü olmaya başlıyor. Hep daha fazlanın peşine düşüyor.


Küçüklüğümün esintilerini özledim. Müthiş bir özlem duyuyorum.


Ve son olarak, şimdime özlem duyuyorum. Yarını düşünmediğim,geçmişi özleyip düşünmediğim şimdimi özlüyorum.


Sevgilerle...

Sobanın Çıtırtılarıyla Çay İçmeyi Özlüyorum
Cevapla