Patlama Olmayan Büyük Patlama ve Genişleyen Evren

Üyelerinin ezici çoğunluğunun yengeç burcu erkeğini etkilemenin yolları veya aldatan erkeklerin ortak özellikleri türü büyük beyin fırtınası içeren konularda vakit harcadığı Kızlar Soruyor'da şu güzel ortamı hakkaten ilginç şeylerle bozanlar tarikatının bir nacizane üyesi olarak Büyük Patlama Teorisi ile ilgili Bence'mi açıyorum. Kova burcu insanlarının okuyacağina inanıyorum.



Evvela belirtmek isterim ki, bu bir dini yazı değildir. Din ile hiçbir alakası yoktur o yüzden gelip 'Kuran'da bunlar hep yazıyor zaten', 'Dinimize göre şöyle böyle', 'Rivayet odur ki' türevi saçmalayacak olanlar bu benceyi okumayı bırakıp hep gözardı edilen balık burcu kadınlarına kafa yorsunlar, terazi burcunun mide fesadına neyin iyi geldiğini tartışsınlar.



İçinde yaşadığımız evreni anlama işini zamanında astronomlar üstlenmiştir. Daha doğrusu astronomi(yengeç burcuyla alakası yok) gelişen teknolojiyle gök bilim olduğu gibi, bir evren bilimi haline gelmiştir. Kozmozun yapısını inceleyen alana kozmoloji denir.


Patlama olmayan büyük patlama ve genişleyen Evren.


Sırf bilim diye güzelim yıldızlara aval aval bakıp yattıkları yerden para kazanmanın derdiyle bu işe başladıysalar şaşırmam.


Günümüzde bilim bayağı ilerledi, 'Evren'in doğası nedir?' türevi 'sen ne diyosun la değişik' türü soruları soracak kadar ilerledi hem de. Büyük patlama tam olarak bu sorunun cevabı ile ilgilenen bir evren modelidir.


Bu teori 20. yüzyılın insanlığa armağanlarından biridir. En azından 2. Dünya Savaşı'nı sağ atlatan insanlığa.


Öncelikle belirtmek gerekir ki, Büyük Patlama Teorisi ilk ortaya atıldığında ciddi karşı çıkmıştır dönemin astronomları. Astrolojide her teori bir kalıba oturtulur, bu kalıp da daha önceden bilinenler baz alınarak şekillendirilir. Birşey tam oturmuyorsa sıkıntı vardır, çünkü ya gözlemlerin hatalı olduğuna, ya yanlış yorumlandığına ya da düşünce kalıbının baştan yanlış olduğuna delalettir bu.


Patlama Olmayan Büyük Patlama ve Genişleyen Evren


Big Bang teorisinin temellerini türk insanının yedi yaşına kadar konuşamamasından ve bir iki özlü sözünden ibaret bir ilgisinin olduğu Albert Einstein atmıştır. Quantum denen hedeyi duymuşsunuzdur, Einstein'ın çalışmaları aslında Evren'in davranışlarını ve Evren'in yapısını matematiksel açıdan hesaplamaya odaklanmıştır.


Nasıl diye sormayın, bunu cidden bilen birinin gelip bize anlatmaya başlaması ile bizim aramızdan en zeki olanlarımızın anlaması arasında ciddi zaman olur muhtemelen.


Patlama Olmayan Büyük Patlama ve Genişleyen Evren


Ancak evrenin genişlediği iddiasını ortaya atan asıl kişi Georges Lemaître isimli bir belçikalı teorik fizikçidir. Kendisi Einstein'ın buluşları üzerinde yaptığı çalışmalardan evrenin Einstein'ın düşündüğü gibi statik değil, genişleyip daralabilen birşey olması gerektiğini savunmuştur. Genişleyen evrenin denklemlerle daha uyumlu olduğunu farketmiştir. Vesto Slipper'ın o zamanlar nebula sanılan ama sonra galaksi oldukları anlaşılan uzak gök cisimlerinin bizden büyük bir hızla uzaklaştıklarını, ve bunun her yöndeki gök cisimlerinde gözlemlendiğini keşfetmesini de göz önünde bulundurur ve evrenin zamanında tek bir noktaya sıkışmış bir 'şey' iken bir sebepten genişlemeye başladığını ve soğuyup şeffaflaştığını ortaya koymuştur.


Sonra Hubble'ın yaptığı çalışmalar 90'larda Büyük Patlama modelini iyice kuvvetlendirmiştir. Hubble önceden nebula sanılan ancak sonra galaksi oldukları anlaşılan gök cisimlerinin Dünya'ya uzaklığını incelemiş, ve cisimler bize ne kadar uzaksa bizden uzaklaşma hızının da o kadar fazla olduğunu keşfetmiştir.



Şimdi kafanıza yatmadıysa şöyle düşünün, bir metrelik plastik cetveli iki yandan çekip uzatıyorsunuz, cetvelin boyunu iki katı büyüttüğünüzde 1mm çizgisinin 2 mm çizgisiyle arasındaki mesefa 1'den 2 mm'ye çıkmış olur değil mi? 10 cm ile 20 cm arasındaki fark da 10 cm'den 20'ye çıkar. Birbirine yakın olan çizgiler birbirinden yavaşça uzaklaşırken uzak olanlar arasındaki fark çok daha hızlı biçimde açılır. Hubble'ın buluşu bunun Evren'de de yaşandığını kanıtladı yani.



Yani genel olarak dört ana olay Büyük Patlama modelini çok sağlam temeller üzerine oturtmuştur. Uzayın uzak köşelerindeki galaksilerin bizden uzaklaştığının farkedilmesi, Einstein'ın komple evrenin bambaşka birşey olduğuna dair hesaplamaları, Lemaître'nin bu hesaplamaların genişleyen evrene işaret ettiğini farketmesi ve Hubble'ın uzaktaki nesnelerin bizden daha hızlı uzaklaştığını farketmesi.


Daha bir çok bilgi var bu konuda ama okumaya üşenenlerin kolay yoldan bilgiye ulaşma aracı olan bir sitede bilimsel makale uzunluğunda birşeyler yazmaya çalışmak gereksiz olacağından konuyu bağlayacağım burada.


Günümüzün astronomlarının çoğunluğu Büyük Patlama modelinin doğru olduğunu kabul etmiş durumdalar. Çünkü tüm gözlemler buna işaret ediyor. Büyük Patlamanın evrenin ortaya çıkışıyla falan bir alakası yok. Evrenin patlayarak ortaya çıktığını değil, bir anda genişlediğini söylüyor aslında. Evrendeki her bir atomun, gezegenin, nebulanın, galaksinin hayal edilemeyecek kadar küçük bir noktaya sıkışması ve evrenin burdan genişlemesi biraz sindirmesi zor bir düşünce olsa da, şu an bilim bize bunu söylüyor.


Ve bence bu bence insanlara şunu düşündürmeli, ulan kimine bakıyorum ebesinin nikahındaki gök cisimlerinin ışıklarının dalga boyundan bize kaç milyon ışık yılı uzaklıkları olduklarını hesaplamayı becermiş. Üstelik yetmemiş, bilmem kaç milyar ışık yılı uzaklıktaki gök cisimlerini inceleyip Evren'in yaşını belirlemiş, kimine bakıyorum 'Sevgilim Instagram'da kızları takip ediyor sizce ne yapmaya çalışıyor?' gibi dertleri var, ne biçim Dünya bu * diye.

Patlama Olmayan Büyük Patlama ve Genişleyen Evren
Cevapla