Şehidin Annesine Son Mektubu

Son sınıfına gittiğim ortaokulun son günleriydi, koşarak sana gelmiştim anne hatırlıyor musun? "Anneceğim çok acıktım" demiştim... Sen yemeği hemen önüme koymuştun, ama ekmek yoktu... Halsizliğime kıyamayıp, "sen otur, ben alır gelirim" demiştin... Kıyamamıştı merhametli yüreğin bu can yavruna...


Şehidin annesine son mektubu...


Bende okumak istiyordum ama hayat müsade etmedi işte anne... Bir fedakarlık gerekiyordu kardeşlerimin okuması için... Yaktım hayatımı, bıraktım okulu... Evet zordu anneciğim o yaşta, o sanayi köşelerinde, küfrün, yükün ve çilenin içine hapsolmak... Ama olsun kardeşlerim okusun, ben tek ikbalimi onlara bağladım... Hem bak kız kardeşim ben askere gitmeden, lise de takdir belgesi bile getirdi... Emeğin karşılığı bu olsa gerek...


Bir akşam eve geldiğimde sana verilen belge ile askere gideceğim günü de öğrendim ne yazık ki... Vatan için göreve gitmek değil de, geride sizi yalnız bırakacağım sızlatıyor içimi anne... Ya kardeşim delilik edip okulu bırakırsa... Ya siz bir akşam yiyecek ekmek bulamazsanız.... Ya bir bela ben yokken evimize uğrarsa... İki kutsal arasında adaletsiz bir oyun işte... Bir tarafta vatan, bir tarafta aile...


Şehidin Annesine Son Mektubu


Ve gün geldi çattı işte... Bütün arkadaşlarım benimle... Bayraklarımız omuzlarımızda... Şehri turluyoruz anne... Gittiğimi herkes duysun... Geride bir sevgili bile bırakamadan gidiyorum.... Babam koçumuzu kendi kesmişti hatırlıyor musun? O kanı alnıma sürerken biraz fazla hüzünlenmedi mi sence de.... Ya sen? İyi ki asker kınası yak dediler sana... Keşke musluk olsaydı gözlerinde ve kendi ellerimle kapasaydım o vanaları..


Şehidin Annesine Son Mektubu


Otobüsüme binip giderken, bu sefer çok farklı baktınız anne.... Bu yoksulluk değil, yokluk ağlamasıydı.... Amcam, babamın koltuk altına bu kadar girmezdi, o taş kalpli adam da babamın halsizliğinin farkında... Ağlama artık anneciğim, kardeşlerim de üzülüyor bak sen ağlayınca... Geri gelmeyecek gibi uğurlamayın beni... Döneceğim, sayılı günlerin sonunda yine sizlerleyim...


Telefonda her gün aynı şeyleri konuşsak da hiç sıkılmazdık anne bilirsin... "Arkadaşlarım çok iyi, onlar daha fazla üzülüyor, komutanlarım çok iyi, benim görevim rahat vs vs vs"... İçini rahatlatacak ne kadar cümle varsa, hepsi, her telefonda benden sana armağandı... Nöbetlerimi tutar, görevimi yapar, arkadaşlarımla şakalaşır, size kavuşacağım günü beklerdim...


Şehidin Annesine Son Mektubu


Bugün 14-16 nöbetindeyim kulede... En sevdiğim arkadaşımla hem de... Hayat ile erken tanışıp, çabuk olgunlaşmış o da... Seni anlatıyordum ona... Annemin merhametini... Kalbime bile sığdıramadığım o bitmeyen sevgini.... Bıraksalar benim yerime bu kulede olmak isteyişini... Bir bilsen neler neler... Görev yerimiz sıkıntılı diye hop oturup, hop kalktığını biliyorum... Ama sen de biliyorsun... Sen beni Allah a emanet ettin...


Dur bir saniye anne... Kuleden çıkmam lazım, aşağıdan bir çocuk sesleniyor... Arkadaşım yanımda merak etme... 9-10 yaşlarında bir çocuk anne, neden çıkmayayım kuleden? Çocuğa bakıyorken tam çocuk kaçtı anne nedense... Göremedim başımı çıkarıp kuleden baktığımda ona... Karşıda kötü bakışlı insanlar var... Ortam kalleşlik kokuyor anne... Bir hain bize bakarken, öbür hain elindeki roketi attı bize anne....


Çok büyük bir ses çıktı anlatamam... Hatırladığım sadece uçuşan şarapnel parçaları... Ve sadece arkadaşımın telsizden "Komutanım vuruldum!" diye bağırışı... Başka bir şey pek hatırlamıyorum anne... Sonra komutanlar geldi yanımıza hemen... Silahlarla karşılık verdiler... Arkadaşımı bir ara yerde kanlar içinde sürünürken gördüm... Neden acı hissetmiyordum ki!!!!


Komutanımın biri nabzıma baktı, sonra ağlayarak diğerine bir şeyler söyledi... Çok geçmeden bir komutan daha geldi, onda da gözyaşları gördüm anne... Silah sesleri altında beni sırtladılar anneciğim... Bir komutan kalbime hızlı hızlı bastırırken, öbürü nefes veriyordu ağzımdan... Ama ben hiç hissetmiyordum... Sonra bir sedye geldi, sırtım ağrımasın diye ona koydular beni... Beyaz gömlekli bir abi vardı orada, "Yetişemedik.." dedi... İnsanlar bir şeylere küfretti...


Şehidin Annesine Son Mektubu


Ambulanstan indirip, helikoptere bindirdiler, çok aceleleri vardı anneciğim anlatamam... Nereye gidiyorduk? Neden gidiyorduk hiç anlamadım biliyor musun? Helikopterden indirip hastaneye soktular... Beyaz önlüklü yaşlı bir komutan geldi yanıma... Bir yerlerimi kontrol etti... Hüzünlendi... Etrafa bakındı... Biraz küfretti... Sonra avuçlarıyla gözlerimi kapattı.... Etraf çok kalabalıklaştı anne... Sesleri duyuyordum.... İnsanlar çok hırslıydı...


Beni bir odaya soktular, çok soğuktu anneciğim.... Çırılçıplaktım, sen olsan mutlaka battaniye sererdin üstüme beni üşütmezdin... Bir imam geldi sonra yanında kocaman kaynar bir su ile... Ben hep tertemiz gezerdim, sen öğretmiştin bana... Böyle zorla yıkanmak çok dokundu bana...


Tanımadığım asker arkadaşlar geldi sonra odama... Hiç bir yere sığmayan beni, bir tahtaya sığdırmaya çalıştılar... Ben "Yapmayın! Ben buradayım, ben orada yaşayamam!.." dedim ama yokmuşum gibi davranıp hiç dinlemediler... O anlarda hatırladığım tek şey "Hâlâ tebessüm ediyor.." sözüydü... Sonra bayrağımızı sardılar üstüme... Bu küçük tahta kutuda, omuzlarda bir yolculuğa çıkardılar.... Kalabalık bir asker grubunun sesi geldi, birisi "Öcümüzü alacağız!" diyordu... Ortam çok soğuktu...


Şehidin Annesine Son Mektubu


Bir uçağa bindik sonra... Aaaa buralar bizim evin yakınları... İlk kez yukarıdan gördüm buraları... Gerçekten de güzelmiş, bizim küçük ve şirin semtimiz... İndik ve araba ile yolculuğa başladık tekrardan... Burayı hatırlıyorum... Burası babamın küçüklükten beri ellerimden tutup cuma ve bayram namazlarına getirdiği cami... Canım babam beni cami de mi bekliyor?


Şehidin Annesine Son Mektubu


Anne sende buradasın... Bütün arkadaşlarım da burada... Akrabalarımdan gelmeyen kalmamış... Düğünüm var da haberim mi yok? Ama ters giden bir şeyler var anne... Yaklaştıkça görüyorum, mutlu değilsiniz... Hayır!!! olamaz, ağlıyorsunuz.... Babam da, sen de, kardeşlerim de... Herkes... Sen neden dizlerini ellerinle dövüyorsun anneciğim... Kardeşimin kollarının altında neden arkadaşları bekliyor... Babam neden sandalye de oturuyor....


Olmaz ki böyle anne... Yanlış olan ne anne... Neden sevinmediniz bu gelişime... İnanın bu sefer ne olursa olsun gitmeyeceğim... Sizi böyle görünce nasıl bırakıp giderim... Hadi bırakın ağlamayı geldim işte...


Yıkılmayın bu kadar lütfen... Ayrılıyormuşuz, sizi bırakıp gidiyormuşum gibi davranmayın... Beni de ağlattın anne mutlu ol... Anneeeee!!!! Yok bugün beni dinlemeyeceksin anlaşıldı.... Yine bir yolculuk... Burası dedemin mezarlığı, bayramda gelmiştik anne zaten.... Şimdi ne acelesi vardı....


Şehidin Annesine Son Mektubu


Orada bir mezar kazılmış görüyorum anne... Başında insanlar ağlıyor... Bir ölüm daha olmuş belli... Neden oraya doğru gidiyoruz? Biri anlatsın bu yaşadıklarımı... Biri anlatsın lütfen... Bu kadar taşıyarak getirdiniz beni, şimdi neden bırakıyorsunuz? Kimse gelmeyecek mi yanımda? Bayrağı neden söküyorsunuz bu tahta kutudan... Anneme neden verdiniz o bayrağı... Baba neden bayıldın... Anne neden dayanamadın... Kardeşlerim neden gerideler... Bu küreklerle yapmaya çalıştığınız nedir?


Şehidin Annesine Son Mektubu


Hepiniz neden gittiniz? Bu imam ne anlatıyor..... O bayrak neden başucumda asılı... Anneeeeee... Anneee.... Anne... Annn... An.

Şehidin Annesine Son Mektubu
Cevapla