Bir Ayrılık ve Aldanmışlık Hikayesi

Benim hayatımın dönüm noktasıdır 17 Ağustos. Hem doğum günüm hem de ölmeyi bu kadar çok istediğim gündür.


Klasik bir hikayeydi benimkide tanışıp birbirini çok seven iki insandık. Her anımızı en güzel şekilde yaşayıp mutlu olmakdi tek isteğim. Küsüp barışmalar ayrılıp dayanamamalarla geçen 10 ay 2 gün. 10 ay diye küçümsemeyin ben o 10 aya yıllarımı yaşanmamışlıklarımı umutlarımı hayellerimi sığdırmıştım.


Ve hazin bir son...


Aldatıldım...



"Aldatıldım..." Ne kadar kısa bir cümle değil mi? Ama etkisi o kadar kısa değil. Benden çalınan bir ömür güven duygusu kurulan hayaller ve sevdiğim adam...



Evet sevdiğim adam.. Hala deliler gibi sevdiğim bir özür dilese kabul edeceğim adam.. Bu tarifsiz acı içinde can çekişiyorum. Dermanı yok...


Hayatın gerçek yüzüyle tanışmak için daha çok gencim. Ben babamın kollarında nazlanarak büyümüş küçük bir kız çocuğuydum. Ne zaman bu kadar büyüdüm de kendimi teselli etmeyi öğrendim. Ne zaman bu kadar büyüdüm de yüzüme yalandan gülücükler maskesini taktım. Ben büyümek istemiyorum. Ben elimden alınan duygularımı geri istiyorum. Ben benden çalınan umutlarımı hayallerimi geri istiyorum. Ben güldüğümde çıkan gamzelerimi geri istiyorum.. Ama artık çok geç değil mi?


Ben artık büyüdüm.. Canım yana yana kalbim paramparça ola ola. Ben artık büyüdüm ömür boyu yalnızlığa mahkum edilerek..


Bir Ayrılık ve Aldanmışlık Hikayesi
Cevapla