Ben çocukken herkes bana "Sen akıllı kızsın, büyük yerlere geleceksin," derdi. Ben de buna inandım. Sanki dünyaya borçluymuşum gibi, her hareketimi başarıya giden merdivenin bir basamağına dönüştürmeye çalıştım. On yaşında ders programlarını kendim hazırladım, on dört yaşında kendi kendime dil öğrendim, on yedi yaşında üniversite broşürlerini duvarıma dizdim. Başarılı olmanın bir karakter değil, bir zorunluluk olduğunu düşündüm hep. Korkularım oldu elbet, yetersiz kalmak, geride kalmak... Ama plan yapınca bunların hepsinin yok olacağını sanıyordum. Planlarım benim zırhımdı, geleceğim ise tamamen benim kontrolümdeydi.
Yirmili yaşlarıma geldiğimde hayatım tam da beklediğim gibi şekilleniyordu. Üst üste başarılar, takdir edilen projeler, burslar, ödüller... O kadar mükemmel ilerliyordu ki, içimde küçük bir ses bile çıkmıyordu. Aşık olmadım, uzun ilişkilere zaman ayırmadım, kimseyle hayallerimi paylaşacak kadar bağ kurmadım. "Aşk da bir gün olur," dedim. Önce güç, önce kararlılık, önce kariyer... İnsanların genç yaşta kurdukları aileler bana hep tuhaf gelirdi, sanki dünya daha hazır değilken hayata erken başlıyorlardı. Ben farklıydım. Otuzumda istediğim konuma gelir, otuz beşimde evlenir, kırkımda çocuk yapar, ellimde dinlenirdim. Defterime bile not almıştım: "Düzenli hayat kurulduktan sonra duygular değerlendirilecek."
Yirmi sekiz yaşımda hayatımın fırsatı geldi: Yurt dışında, hayalini kurduğum program için kritik bir seçmelere çağrıldım. Bu sadece bir eğitim değildi; benim çocukluluğumdan beri çizdiğim yol haritasının başlangıcıydı. Ve o gün, bir hata yaptım. Öyle dramatik bir hata değil... Sıradan, günlük hayattan bir şey. Üç saatlik uykuyla hazırlanıp yola çıktım. Kendi arabamı götürmek yerine, zaman kazanırım diye tanıdığım birinin teklifini kabul ettim. “Ben sürerim, sen rahat otur,” dedi. O kadar minnet duydum ki teşekkür etmekle meşguldüm, içimdeki temkinli yan sustu. O sabah koşuşturma, yorgunluk, heyecan... Kafamı bulandırdı. Hayatım boyunca ilk kez bir planımı aceleye getirmiştim.
Ve o tek sabah, o tek karar... Her şeyi yok etti. Yolda küçük bir kaza yaptık. Kimse ölmedi, kimse ağır yaralanmadı. Ama raporda adım geçti. Başvurduğum kurum, süreç ortasında tüm adayların arka plan taramasını yapıyordu. Kaza, onların gözünde bir "risk göstergesi"ydi. Olayın benim kontrolüm dışında olması, sürücünün ben olmamam hiçbir şey ifade etmedi. Aylarca beklediğim son mailde sadece şu yazıyordu: "Aday, kriz yönetimi ve kişisel sorumluluk değerlendirmesinde uygun bulunmamıştır." Bir cümle... Yıllarca kurduğum tüm geleceği, yıllarca inşa ettiğim kimliği, tek bir kalem darbesiyle sildi. Kendimi ifade etmeye çalıştım, raporları gönderdim, açıklamalar yaptım. Fakat sistem kararını vermişti. Beni “kontrolsüz risk” kategorisine koymuşlardı. Ben, hayatını plana göre yaşayan kadın... Risk.

Ondan sonra hayatım durmadı, çöktü. Bu programı temel alarak yaptığım tüm planlar çöpe gitti. Taşınmayı düşündüğüm ülkeye gidemedim. Aynı yıl yükselmeyi beklediğim işimde, "zaten gidiyor" diye üzerime yatırım yapılmadı. Birikimimi o program için ayırdığım için aylar içinde tükettim. Arkadaş çevrem daraldı, ailem anlamadı, ben ise kendimle konuşamaz hale geldim. O kazayı yapan kişi benden uzaklaştı, suçlulukla baş edemedi. Ben de edemedim. "Neden o gün uyumadım? Neden kendim sürmedim? Neden o yolu seçtim?" soruları içimde bitmeyen yankılara dönüştü. Bir sabah gözümü açtığımda, hayatımın hiçbir parçasının kontrolümde olmadığını ilk kez anladım.
Bugün otuz yaşındayım. Bekar, plansız, kırılmış. Ama en kötüsü, başarısızlık değil. En kötüsü, onun tek bir hata değil, bir zincir olduğunu anlamak. Bazen hayatı mahveden şey dev bir felaket değilmiş. Bazen küçücük bir tercih, geri dönüşü olmayan bir çarpışmaya dönüşebiliyormuş. Bir sabah, bir direksiyon, bir ihmal... Ve ardından gelen sessizlik. Şimdi yeniden bir hayat kurmaya çalışıyorum ama kabul ediyorum: Ne kadar ilerlersem ilerleyeyim, eski hayatımın mezarı hep arkamda olacak. Ve ben oradan çıkardığım tek dersle yaşıyorum: Kader bazen tek bir çizik ister, geri kalanını insanın kendisi tamamlar.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer