Araştırmalara göre kişilerin aşk tanımı çok farklı. Sizce bu durum neyden kaynaklı. Aşk denen bir gerçek var ama tanımı yok. Herkes farklı bir tanım yüklüyor. Bilimsel olarak aşık insanların yaşadığı duygular neden farklı oluyor?
Aşkın tanımı neden herkeste farklıdır? Neden aşkın tanımı sorulduğunda, aynı duygular söylenmiyor?
“Sevginin doğası böyledir,” dedi Vashet. “Onu tanımlamaya teşebbüs etmek insanı delirtir. Zaten şairleri durmaksızın bir şeyler karalamaya iten de budur. Biri sevgiyi bütünüyle kâğıda dökebilse diğerleri kalemlerini bırakacaktır. Ama bu mümkün değildir.” Bir parmağını kaldırdı. “Lâkin sadece bir budala sevgi diye bir şey olmadığını iddia edebilir. İki genci yaşlı gözlerle birbirlerine bakarken görürsen sevgi oradadır. O kadar yoğundur ki ekmeğinin üstüne sürüp yiyebilirsin. Bir anneyi çocuğuyla beraber görünce sevgiyi de görürsün. İçinde fırtınalar kopardığını hissedince ne olduğunu bilirsin. Kelimelere dökemesen bile.”
Dünyada 8 milyar insan varsa, 8 milyar fikir vardır. Karakteristik açıdan birbirine benzeyen, çok da çeşitlere ayrılmayan bu insanlar, detaylar konusunda uzlaşmakta zorlanır. Doğal olarak aşk algısı da kişiye göre değişecektir. Farklı insanlarla yaşıyoruz, farklı bir çevrede büyüyoruz, farklı zihinsel kapasiteye sahibiz.
Aşk kitapta olsa ne olurdu. Aşkı kitaplardan öğrenemezsin, satırlara sığmayacak kadar bal kahrıdır o, gel anlatayım sana aşkı. Önce yak kitapları. Aşkı aşıklarda arama. Aşk, aşığın aynası değildir, bu nedenle körler çarşısında ayna satılmaz. Aşk kelime değil ki deftere kaydedesin, aşk paragrafları talan eder. Aşkın kitaba sığınmayışı bundandır. Kitap yorum işidir, aşk yorumlarda yormaz yolunu. Aşkın kendisi başlı başına ucu bucağı gözükmeyen yoldur. Yola girenin geri dönüş hakkı yoktur. Yolun çukurundan, çamurundan şikayet etme. Aşk çamuru nurlaştırandır. Unutma! Sen ruh denen nurun ile çamur denen bedenle buluşmasından doğdun.
5 parmağın 5 i nasıl bir değilse kimse kimse ile aynı şeyi hissedemez. Öyle olsa dünyada ne savaş olur ne farklı görüş çocuk doğarken bile kendi karakteri ile doğuyor sinirleniyor gülüyor yani herkesin algısı ihtiyaçları farklı bu sebeple bazı şeylere belli tabu ve sınırlandırmalar getirilemez.
İsviçrelibilimadamları durumu tamamen vücuttaki salgılarla açıklamış. Meğer hepimiz aynı süreçlerden geçiyormuşuz. Şimdi diyelim ki aşık olduk bunu nasıl anlarız. Eskiden sorsalar ne bileyim ben derdim birisi çıkıyor karşıma sonra bir bakıyorum ben eski ben gibi değilim o zaman aşık olduğumu anlıyorum. Meğer bunlarda bizim hiç kabahatimiz yokmuş. Aşk vücutta feronom maddesinin salgılanmasıyla başlıyormuş. Aşkın kokusu olarak tanımlanan bu madde beynin ilgili bölümlerini uyarıyor ve aşk doğuyor akabinde de biz sapıtmaya başlıyormuşuz. Aşık olduğumuzda gösterdiğimiz dengesiz davranışlarımızın sebebi, vücudumuzun salgıladığı feronom maddesiymiş. Onu görünce kalbimiz çok fazla çarpmaya başlıyorsa son günlerde, içimizdeki sevinç ve mutluluk duygusu arttıysa, hayata ve olaylara daha umursamaz bakıyorsak, arkadaşlarımız gözlerimizin pırıl pırıl baktığını ve son günlerde yüzümüze bir canlılık geldiğini söylüyorlarsa aşık olarak kabul edilebiliyormuşuz. Bilmem anlatamayabildim mi 😂
Sen başka yaşarsın ve her yaşantıyı aşk sayamayız sizin anlayışsız ne mesela aşk konusunda ve ayrıca klaşe olacak ama aşk Yok sevgi var bende bunun deneyini yapmıştım ayetlerdeki sevgiyi görün şimdiki deyiş ile aşk yaşantınızdaki aşka bakın insanın ne kadar kirli olduğunu göreceksiniz ve taksiceden liselisinden avukat doktor a kadar sordum aşk nedir diye en iyi avukat ve doktor anlattı taksici ve diğer insanlar bazıları SEKs objesi olarak görüyor beden dediler ama avukat ve doktora gelince onlar yaşıyor aşkı parası da var puluda çünkü
Çünkü aşkın belirli bir tanımı yoktur. Aşk yorumlanır. Herkes kendi içinde farklı yaşar. Kimi Allah aşkıyla dolar kimi beşer aşkıyla. Kimi aşkı için ölür öldürür, kimi yaşar ve yaşatır. Herkes aşkı kendine göre anlar ona göre yaşar. Şarkılar gibi. Ayni şarkıya her sanatçı ayni yorumu katamaz dimi :))
cunku ask diye birsey yoktur. sahip oldugun deger ve tecrubelerle birisini begenirsin ya da arzularsin. ve ona kendindeki degeri verirsin. birisinden ayrildiginda da once uzulursun tekrar eskisi gibi sevemeyecegim diye. amz baska birini gorur ve tekrar ayni sevgini ona verirsin. kisacasi ask.. senin icinde yasattigin duygudur..
Bende şunu merak ediyorum ; sitede arada da olsa bilgi paylaşımı adına, kültür paylaşımı adına kaliteli konular, üzerinde durulması gereken düşünülmesi gereken bazende yardımcı olunması gereken mantıklı sorular varken, neden basit ve önemsiz konular açan her forum ünvanı olan kişinin konusuna bir sürü insan gelir? Yazık..
Aşk tektir ama herkes kendi çıkarları doğrultusunda değerlendirdiği için aşkın masumiyeti de güzelliği de bencilleşiyor. Özlem duyulan aşk hep aynı yaşananlar farklı olduğu için insanlar da artık aşkın değişik tanımları olabileceğini düşünüyorlar. Aşk tektir saf ve temizdir. duygular kirlendikçe tanımlar çoğalmıştır..
sevgi sevmek olabilir ama aska inanmıyorum kaciniz birine aşık oldu ki ya da olduysa neye gore aşık olduğunu ifade ediyor hepimiz anne babamız vs ailemizin severiz kaciniz onları asık bana gore aşk ilahi sevdadir. insanlara duyulan ise sevgidir ötesi sadece sinamadir
çünkü herkesin yaşadığı olaylar farklıdır ve bazen insanlarin yasadiklari duygular birbirlerine benzer bunun sebebi de ayni olayi her ikisininde yasamasidir zaten empati denen eş duyuyla da bence alakasi var bu konun niye diyeceksiniz cunku insnalarin birbirlerini anlayabilmesi ayni duygulara sahip olabilmesi icin bazi seyleri beraber yasamalari gerekebilir..
Kişiler kendilerine göre bir şeyler diyor. Bana göre, benim dediğim doğrudur; bilemem diğerlerini. Ben kendi fikrime göre kabul ederim, bu tanım geçerlidir. Özet: ''Aşk geçicidir, geçmek zorundadır! Sevgi gelecek aşk gidince, sevgi kalıcı olacak. Ömür boyu sevebilirsin birisini, ama aşık kalamazsın''
Duygular paylaştımlar ile kenetlenir, haliyle sen moru severken ben maviyi seviyorsam, tabiki tanımlar, bakış açıları ve bazen değer orantılarıda bu nedenle değişkenlik gösteriyor, ilişkinin ciddiyetini taşıyamayan veya bakmayan taraf olduğunda bu kavram kaçan, kovalanır olayına bürünebiliyor.
Zevkler.. her insan pembeyi sevmeyebilir. Bazılarıysa maviye aşık olabilir. Mavi huzurken, dinginlikken pembe enerjidir hareketliliktir. Kişi neyden hoşlanırsa aşkı da o şekilde nitelendirecektir. Adam gülüşüne vurulduğu bir kadına duyduğu aşkı güvercine de benzetebilir, denize de. Huzur da bulabilir, heyecanla da dolabilir. Kişiler değiştiği müddetçe duyguların da değişmesi kaçınılmaz.
şöyle anlatiyim bir yemek yaparsın ayni malzemeleri koyarsin herşey aynı ama elden ele gore değişir tadı onun gibidir ask aynıdır ama duygular faklidir senin icin değerli olan bir duygu karsindaki icin çokta onemsenicek bise değildir bir ascidan anca bu kadar aciklama yapilir :)
aşk belli bir tanımdan olussaydi bilimsel bir konudan hiç farkı kalmazdı. Bu şey gibi... sanat edebiyat resim... sen bir şiir okuduğunda bir başkasıyla ayni şeyleri hissetmediğin gibi, askta herkeste farklı bir etki yaratıyor...
Aşk herkeste farklıdır çünkü herkes yaşadığını farklı düşüncelerini farklı ve sevgisini farklı Yaşar insanların karşısındaki birine nasıl bağlandığını çıplak gözle göremezsiniz kalp gözü vasıtasıyla görürsünüz o zamanda buna aşk denir
Aşkı nasıl yaşıyorlarsa veya yaşadılarsa , ona göre. acı hissettiyse kahpe yalan aşk, mutlu olduysa istediğini elde ettiyse dünyanın en güzel şeyi. Ha bir de yaşamayanlar vardır ki onlar da inkar ederler (ya da hep aldatılmışlardır).
Ask değil o sadee takinti saplantilik. Bir muzigi cok sevdigini dusun takilir kalirsin onda cok dinledigin icinde sıkılır bırakırsin. Baska aciklamasi yok Ask da nedir. Kandirdiniz yuz yilardir bu milleti Ask diye diye.
farklidir tabikii herkes ayni hayati ayni aski ayni bakisi ayni hissi yasamiyor az seven cok seven karsilikli seven herkesin hissi boyle farklidir kimi eglencesine kimi evlenmesine gore hareket ediyor.
herkeste farklı olması normal dünya da karşılıksız aşk yarım kalan aşk mutlu aşk ve daha bir kaç çeşidi var kimi full mutlu kimi acı dolu herkesin farklı konuşması normal duygu bir olsa da verdikleri farklı...
bir kere aşığım diyen insanların çoğu aşık değil. bir insanın farklı şeyleri hoşuna gidebilir. kokusu, sesi, zekası... çok çirkin bir erkekle güzel bir kız evlendiğinde neyine aşık olduğunu anlayamayız çoğumuz.
Çünkü herkes aşkı eşit duygusallıkta yaşamıyor. Kimileri ağlayıp sızlıyor da adına aşk demiyor, kimileri ikinci günde öpüşüp sarılıyor da adına aşk diyor. Tek fark bu.
Benim görüşüm genel olarak bir insan ne kadar capkın olursa olsun veya ne kadar karaktersiz olursa olsun, beynin kontrol edemediği kalbine yenik düşer. Onu kendinden bir parça olarak görür. Hatta deyimlerde vardır, "Aşkın gözü kördür, Aşk laftan anlamaz, aşk engel tanımaz" gibi. Aslında herkes için böyledir. Kimi onu görünce bacaklarının titrediğinden bahseder, kimi nefesim kesliyor der. Aşk bu herkes farklı tanımlar ama herkes aynı yaşar.
Aşk herkesin kalbinde gizlidir aslında. Her insanın yapısı, davranışları birbirinden tabii ki de farklıdır. Aşk kimine göre geçici bir sevda, kimine göre ise vazgeçilmezdir. Sonsuzluktur.
Şimdi şöyle diym (💘AŞK💘) dedigimiz duygu... kelimesi dahi bütün dillerde değişik bir telafuzle soylenirken biz insanlardan tek tanımla soylenmemizi beklemek garip değil mi? ?
çünkü aşk bir histir ve insanlar al bu benim aşkım diye gösteremezler kelimelerle anlatmaya çalışırlar bu sefer de farklı lisanlar olduğu gibi farklı şeyler ortaya çıkıyor
çünkü nasıl her insan aynı değilse DNA gibi farklı olması çok doğal ama şu kısım herkesde aynı aç çektiğinde gözyaşı ayrım yapmadan herkesden aynı renk geliyor
Aşk toplumsallaşmış kabul görmüş tamam ama hayat mesela buda var ama herkes farklı farklı yaşıyo ne kadar benzer gözüksede herkesin kendi düşüncesi var kendi duyguları var kabul görünenle yaşanan aynı değil demek istediğim bu
Herkesin duygularını farklı yaşamalarına bağlı olarak gelişir ancak aşkı kendin sekillendirebilirsin aşkı nasıl yaşamak istiyorsan öyle yaşarsın bence...
çünkü herkesin eksik olan parçası ayrı kimisinde sadece sevilmek kimisi için güven kimisi için para kimisi için saygı insanlar muhtaç oldukları parçaları bulduklarında o kişiye aşık oluyolar
Aşk işte naparsın kim Aşığına kavuşmuşki çoğu insanda aşık olduğunu düşünüyor daha sonra bitiyor yani herkes fasa füso kimse bilmiyor Aşk nedir o yüzden aynı duygular söylenmiyor
Cünku herkes ayni hissetmiyor kimi cok doruklarda yasar kimi normal kimide dibe vurur yapi meselesi tabi yasanmisliklar da var sevip kavusamayan biri icin ask aci cekmektir sevip mutlu olanlar icin ask tarifi olmayan guzel bir histir
hepimiz aynı olsaydık eğer tip karakter ve duygular da aynı olurdu ve işte o zaman aşkda hepimiz için aynı duygular olurdu e farklıyız ve aşkın tanımı da farklı
Cunku insanlarin hisleri vardir ve birbirinden ayiran duygusal semptomlardan biri de budur. Fiziksel oldugu kadar zihinsel olarak da ayirt edilebilen yaratiklariz. Duygusal zekamiz gelismistir genel olarak.
En İyi Cevaplar