"Genelde Aşk'ın Kaybedeni Hep Hak Edenler Olur" Sence de Böylemi ve Neden?

Yani şimdi bir düşün…
Seven hep çırpınır durur
Sabah günaydın,
Öğlen nasılsın ne yapıyorsun
yardıma ihtiyacın olursa hiç çekinme taam mı?
akşam olunca bugün sen çok yoruldun git dinlen sana iyi geceler,
Yeri gelir "Üşüme" diye montunu verir,
"Sen üzülme" diye kendi içine ağlar,
Hatta bir ara kredi çekip doğum günü sürprizi yapar…
Ama sonra ne olur?
Kaybeder. Lan Niye

Niye mi? Niye değil Neden diye düşüneceksin...
Çünkü aşkın piyasası artık terse işliyor kardeşim!
Burada en çok sevdiğin değil, en çok kaçırtan kazanıyor.

Romantik misin?
Eleniyorsun.
İlgili misin?
Bayıyor.
Vefalı mısın?
Kullanılıyor gibi geliyorsun.
Arayıp soran, değer veren, "yanındayım" diyen misin?
Yazık sana, bir de “çok iyi birisin aslında” deyip gönderirler seni.

Sonra ne olur?
Gider saçının yarısı mavi, diğer yarısı depresyon olan bir tip gelir…
Üç kelimeyle “aşkın dibine vurdum” diye diye sevgili olur.

Sen ne olursun? Kimsin sen?
Düşün düşün... Bottur işin
“Ben neyi eksik yaptım?” diye aynaya bakarken göz altı torbana üzülürsün.
Ama nafile…

Çünkü aşk; sınav gibi değil.
Doğru yapan kazanmaz.
Aşk; trafik gibi…
Kurallara uyan değil, korna basan geçer.

O yüzden dostum…
Sevenin yüzü geç güler.
Ama gülerse sağlam güler.
Ve şunu unutma:
Kaybeden her zaman “bitmiş” sayılmaz.
Bazen sadece yanlış kişiye fazla doğru davranmıştır.

"Genelde Aşk'ın Kaybedeni Hep Hak Edenler Olur" Sence de Böylemi ve Neden?
Cevapla