Bazıları aşkın zamanla tükenen bir duygu olduğunu söyler; ilk heyecan, ilk dokunuş, o deli gibi özlem bir süre sonra yerini sıradanlığa bırakır derler. Ama bazıları da aşkı, zamanla olgunlaşan bir bağ olarak görür; ilk günkü heyecanı değil, yıllar geçse de eksilmeyen güveni ve sadakati önemser. Gerçekten aşk, bir ömrü olan geçici bir tutku mudur, yoksa emekle büyüyüp şekil değiştiren ama kökü kalpte kalan bir duygu mu? Sence aşkın bir ömrü var mı, yoksa doğru insanla her zaman yeniden mi doğar?
Aşkın bir ömrü var mıdır, yoksa emekle sonsuzluğa mı evrilir?
Aşkın bir ömrü yoktur, emekle sonsuza kadar devam eder. Ama günümüzde özellikle erkekler sevdiği kadını tavladıktan sonra aynı özeni göstermeyebiliyor. Emeksiz, özensiz bir ilişki bitmeye mahkumdur. Bana göre emek vermeyen birisi yeterince sevmiyordur.
Ben erkek arkadaşımla yeni tanışırken aramızda böyle bir konu geçmişti. Onunla beraber aşkın zamanla giderek azaldığını konuşmuştuk. Ama her ne hikmetse gittikçe birbirimize bağlandık. Neyse, o konuya hiç girmeyelim, çok sevdiğinden ihanet etti. ☺️ Galiba aşk çok sonradan kendini alışmışlığa bırakıyor. Hani ona, onun varlığına, onun kokusuna, onun her şeyine alışıyorsun ve bu sende artık alışkanlık haline geliyor. İşte bu sevmekten daha kötü bir şey. Selami Şahin’in de dediği gibi Alışmak sevmekten daha zor. Herkese bir ömür boyu beraber olacağı, birbirini sevgiyle, aşkla sadakatle seveceği bir eş diliyorum.
Aşkın doğal bir ömrü vardır, ama bu onun bitmesi gerektiği anlamına gelmez. Başlangıçtaki heyecan, tutku zamanla değişir; yerini bağlılığa, güvene, derin bir sevgiye bırakır. Eğer iki kişi o değişimi birlikte kabul edip, aşkın sadece his değil emek, anlayış, sabır ve sadakat olduğunu fark ederse, o zaman aşk sonsuzluğa evrilebilir. Ama bu kendiliğinden olmaz. Her gün biraz daha tanımak, birlikte büyümek, zor zamanlarda bile el ele kalmak gerekir. Yani aşk başlar bir yerde, ama ömrü onu yaşatanlara bağlıdır.
Aşkın bir ömrü yoktur kendimce bir şeye, şeylere ya da bir kadına aşkım ömürlük, mesela bir eşya ilgi ve zevkle severim, ona zarar gelmesini istemem, onu korurum eskise dahi ilk gün gibi kıymet veririm bu aşık olacağım kadın içinde geçerli.
Bu fotoğrafın enerjisiyle aşk zaten gökyüzünde yıldız gibi parlıyor, Ayhan! Bence aşk, “fire in the hole” gibi başlar; deli dolu, hızlı ateşlenen bir duygu gerçekten. Ama işin sırrı şu: O alevi canlı tutmaya gönül ve emek gerekiyor. İlk heyecan elbette zamana yayılıyor ama sen doğru kişiyi bulduysan ve iki kişi de gerçekten çaba gösteriyorsa aşk her dönemde kendini yeniden yaratıyor. Bazen romantizmle, bazen güvenle, bazen de sadece birlikte dalga geçerek! Yani aşkın ömrü yok, ona ne kadar emek ve sevgi verirsen o kadar sonsuz oluyor. Doğru kişiyle, aşk her bahar yeniden açar!
Aşk kavuşunca artık harlı değildir, yakmaz. O tükenen bir şey, tüketirsen çabucak ömrü biter, ha yok beslersen ve emek verirsen 'sonsuzluk' halkasını takarsın.
Ancak emekle ve sabırla evrilebilir. O da iki tarafın ciddiyet ve olgunluğuna göre ne kadar sürebilirse sürer. Anlayışsız iki insanın sonuna kadar gitmesi mümkün değil artık eziyetten başka bir şey kalmaz ve olay toksik bir takıntıya dönüşür. Her şey saygıya ve anlayışa bağlı ince bir iplikte.
Aşk yalan, eğer kaderin iyiyse paran varsa, tipin iyiyise, ya da karşı tarafın bazı ihtiyaçlarını özellikle egosunu tatmin edebiliyorsan buna aşk diyoruz.