Kesinlikle, aşkın içinde tutku ve heyecan bence çok önemli. aşk sadece birlikte vakit geçirmek ya da birbirine alışmak değil; o ilişkinin içinde sürekli bir kıvılcım olmalı. Tutku, bana göre iki insanın birbirine duyduğu arzu ve merakla ilgilidir. Sadece fiziksel bir çekim değil, aynı zamanda ruhsal ve zihinsel bir çekim de bu tutkuya dahil. Mesela, birlikte bir şeyi paylaştığında, göz göze geldiğinde ya da birbirinizin düşüncelerini keşfettiğinizde ortaya çıkan o heyecan… işte o gerçekten ilişkiye hayat verir.
Heyecan kısmı da bence rutinden kaçmakla ilgili. İnsan, birlikte olduğu kişide sürprizler, küçük maceralar ve keşfedilecek yeni şeyler bulabilirse, o ilişki canlı kalıyor. Sadece büyük jestlerden değil, günlük küçük sürprizlerden, beklenmedik mesajlardan, komik bir anı paylaşmaktan da heyecan doğabiliyor. Bu, ilişkinin monotonlaşmasını engelliyor ve birbirinizi yeniden yeniden keşfetmenizi sağlıyor. Ama tutku ve heyecan tek başına yeterli değil. Bunlar ilişkiye enerji katan unsurlar; sevgi, saygı, güven ve anlayış gibi temel değerlerle birleştiğinde gerçek anlamını buluyor. Tutku olmadan ilişki sönük, heyecansız bir arkadaşlığa dönüşebilir. Heyecan ve tutku, insanın kalbini hızlı attırır, ruhunu uyarır, hayatın sıradanlığını unutturur. aşkın içinde tutku ve heyecan benim için olmazsa olmaz; ama onları dengeleyen güven, saygı ve samimiyet de mutlaka olmalı ki ilişki sadece bir ateş değil, uzun süre yanabilen bir ışık haline gelsin.