Hayatımdan bir kesit yazıyorum. Lütfen okuyup bana akıl verir misiniz?

Eskiden kapalı kız sevmiyordum. itici geliyordu. Eskiden denizciydim ve hayatım yurtdışındaydı. Çok yabancı kız arkadaşım vardı. 2018de sakatlandım. O zamanlar durumum iyiydi. Harcadığım paranın hesabı olmazdı. İnsan seçiyordum. Herkesle takılmıyordum. Aldığım şeyin fiyatına bakmazdım. Tekrardan gemiye gitmek istedim ama daha da gemide iş bulamadım. Kara günler başlamıştı. İş bulamıyordum. Elimdeki paramı ev almak için harcamıştım. Karada iş aramaya başlamıştım. her yerden eli boş dönmüştüm. O dönem hayatı, dini sorgulamaya başladım ve eve kapandım. Hayattan zevk almıyor, inancımı kaybetmiştim. Geceleri uyuyamaz gündüzleri uyanamaz olmuştum. İnsanlardan kaçıyordum iş güç sordukları için. Ayrıca yaşımda 30larda ve evlilik baskısı oluyordu. Tek çarem sınav ve bi yere atanmaktı. Girdim ve adliye hizmetli mülakatını kazandım ve işe başladım. Herkes en alt kademe olduğumuz için pek takmıyordu. O gün eski günleri hatırladım. Hani o insan seçtiğim günleri. Neydim ne oldum. Burdaki görevim hakim odalarını temizlemek, getir götür yapmaktı. Hakimler içinde bir tane kapalı hakime vardı. onu da kapalı diye beğenmiyordum. Her sabah odasını temizliyordum. Masada arkadaşıyla mezuniyet fotoğrafı vardı hakim cübbesiyle. Her gün o fotoğrafı görüyordum. Bazen erken geliyordu işe ve odasında karşılaşıyorduk. Boylu poslu, zarif biriydi karşımdaki. Bana iyi davranıyordu. Katipler gibi burnu havada olmayan biriydi. Zamanla ilgimi çekmeye başlamıştı. Her sabah masadaki fotoğrafını alıp uzun uzun bakıyordum. Bazen kendisi duruşmaya gidiyor odasını toparlıyordum. Odasında kişisel eşyaları oluyordu. Kol çantasından tutunda parfümü, montu, cilt bakım ürünleri vs. Kullandığı kokular güzeldi. Odası her yerden güzel kokuyordu. Onun kadınsılığını hissediyordum eşyalarında. Günden güne aklımdan çıkmaz oldu. Her sabah işe gelme saatini ezberleyip sürekli bi bahaneyle karşılaşıyordum. Onu görünce günüm güzel geçiyor görmeyince berbat hissediyordum. Onu görünce kalbim yerinden fırlıyor bocalıyordum. Kendimi ergen çocuklar gibi hissediyordum elim ayağıma dolanıyordu. O ise gayet kendinden emin güçlü itibarlı biri olarak karşımda duruyordu. 3 ayı geçti işe başlayalı tenezzül edip adımı bile sormuyor. Her zaman “siz” diye hitap ediyor. Hiç muhabbet etmiyor. Ben ona bu kadar doluyken beni hiç takmaması beni çok üzüyor. Hafta sonlarını hiç sevmiyorum. Çünkü ondan uzak kalıyordum. Evinin orada liman var. Haftasonum artık orada geçmeye başladı. Sırf ona yakın diye. orada tek başıma onu düşünüp imkansız aşkıma ağlıyorum. Evet sanırım kör kütük ona aşık olmuşum. Eskiden türbanlılardan hoşlanmayan ben hizmetli parçası bu kızın kulu kölesi oldum. Üstelik aşkımı ona haykıramıyorum. Bu da içten içe çürütüyor. Ben en alt tabakadan biri en üst tabakaya fena tutulmuşum. Kimseye anlatamam bu hislerimi. dedikodular hayatımı kaydırabilir. O kadar çaresizim. Ona aşkımı anlatmanın bir yolu olmalı. Ama dolaylı yollardan olmalı. Gidip sana böyle hissediyorum diyemem. Karşımdaki bir hakim. Fikir verin
Hayatımdan bir kesit yazıyorum. Lütfen okuyup bana akıl verir misiniz?
Cevapla